Milli kütüphane en az Karabük Demir-Çelik Fabrikası ya da karayollarının yapımı kadar önemliydi.Oysa 1950’den bugüne değin bütünsel kalkınma modeli terk edilmiş,yerine “maddi kalkınma modeli”gelmiştir.Biraz ‘mühendisçe’ olan bu modelde yol-fabrika-baraj vb.’nın yapılması en önemli şeydir,kalanı ikinci derecededir,hatta fantezi,süstür.
Bütün bunları verimli olabilmesi için düşünce özgürlüğü,düşünceye açıklama ve yayma özgürlüğü;bilime,kültüre sanata ve bunlara uğraşanlara,bulundukları kurumlara saygı göstermek şarttır.