Almila Soylu

İnsan ancak neyle mücadele ettiğini bilecek kadar şuurlu olduğunda şartları değiştirebilecek biri haline gelir Almila Soylu Düzcan
Reklam
Ay Işığının Penceremdeki Yansıması
Hiç mumu olmamış birine aydınlığı anlatmak ne zor Hiç karanlık görmeyene yokluğu anlatmak gibi. Yine de Ne zaman bir yerde güneş doğsa Sanıyorum ki yollar çiçeklenecek Sonra yine gece oluyor, çiçekler soluyor. Ve ben mumları bitenler karanlığa maruz kaldıkça İnanamıyorum güzel günlere. Onlardan biri olarak.. Ellerimden akıp giden yağmur damlaları Tıpkı umutlarım Varlar ama yarın olmayacaklar. Tıpkı ay ışığının penceredeki yansıması gibi. Hiç ışık görmemişcesine.
Yüksek IQ ve yüksek duygusal zekaya aynı anda sahip olan nadir rastlanan birinin sıradan biriyle mutlu olma ihtimali yoktur. Çünkü bu ego getirir ve gerçek beğeni ego varken zordur. Ve insan gerçek beğeni olmadan birini sevemez. Sevmeden de mutlu olamaz. Bu kişi zekanın getirdiği fazla farkındalığı yüksek potansiyeli olan biriyle ya da sevmeyi zeka ile birleştiren biri ile tolere edebilir. Aynı zamanda yoğun ilgi bekleyen bu kişi ilgiyi sevdiği birinden almazsa hep eksik kalır. Yarım kalan bütünlüğü potansiyelini gerçekleştirmesine engel olur...
Manayı ararken incinenler Ne manayı buldular ne yaralanmaktan kurtuldular Yine de ne manayı aramaktan vazgeçebilir onlar Ne de acıya dayanmayı bilirler... Çelişkilerden bir çelişki de budur. Sıkıştı ruhları sürüklenen yaprak gibi toprakla hemhal olmaktan Bu denli sert kışlar geçiren kalpler narin Yoruldu ama vazgeçmek üzere değil... Tıpkı yuvasız kalan bir kuş gibi... Belki durur ama dönemez. Gidecek yeri olmadığından.
Gerçeklik gözle görünmeyi sever. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkar. Sadece sabırla bekle.
Reklam