“Çocuklar, yaşadıkları şeyi öğrenirler, bu gerçekten hiç bir kaçış yolu yoktur. Eğer çocuklar eleştiriyle yaşıyorlarsa, sorumluluğu öğrenemezler. Kendilerini kınamayı ve başkalarının kusurlarını bulmayı öğrenirler. Kendi yargılarından kuşkulanmayız, kendi yeteneklerini küçük görmeyi ve başkalarının niyetlerinden şüphe etmeyi öğrenirler.”
“Çocuklar kibar olabilseler de, kendilerini ve odalarını temiz tutabilseler de, vazifelerini tam olarak yerine getirebilseler de, hala sorumsuz kararlar alabilirler. Bu, özellikle, ne yapacağı sürekli söylenen ve dolayısıyla, seçim yapma ve ahlaki standartlarını geliştirme fırsatı çok az olan çocuklar için geçerlidir.”
“Sorumluluğun empoze edilemeyeceği, basit bir gerçektir. Sorumluluk, yalnızca içerden gelişebilir, evde ve topluluk içinde benimsenen değerlerden beslenir ve bu değerler tarafından yönlendirilir.”
“Psikoterapide bir çocuğa asla, “sen çok iyi bir küçük çocuksun” denmez. Yargılayıcı ve değer biçici övgülerden kaçınılır. Neden? Çünkü bu hiçbir işe yaramaz. Bu sadece kaygı yaratır, bağımlılığa ve koruyuculuğa yol açar. Yargıdan bağımsızlığı gerektiren özgüveni, öz denetimi ve kendine hakim olmayı engeller. Bu nitelikler, içsel motivasyona ve değerlendirmeye duyulan güveni gerektirir. Çocukların onay kaynağının başkaları değil, kendileri olması için, değer biçici övgünün baskısından kurtulmaları gerekir.”