Namuslu insanlardan korkmak, iyi insanları hayatın dışına itmek olayıyla defalarca karşılaştım. Bu insanlara iki şekilde davranırlar: Ya ilk önce adamakıllı uğraşarak aleyhinde davranır, onu yok etmek için ellerinden geleni yaparlar ya da köpekler gibi gözlerinin içine bakarak karşısında yerlere kapanırlar. Bu daha seyrek görülür. Böyle iyi adamlardan yaşamayı öğrenmeyi, onlara benzemeyi beceremezler, yapamazlar. Kim bilir belki de istemezler. Yapabilirler, ama istemezler! Düşünün bir kere: insanlar büyük emekler sarf ederek büyük güçlüklerle kendilerine bir hayat kurmuşlar, ona alışmışlar, ama birisi kalkıp "Bu şekilde yaşamayın!" diye isyan ediyor. Nasıl yani?! Biz bu hayatı kurmak için canla başla çalıştık, lanet olsun! Derken bir öğretmen, bir yol gösterici ortaya çıkıyor ve... Vurun ona, hocaya, doğru yolu gösterene! İşimize burnunu sokma!
Ama yine de gerçek; "Böyle yaşamayın!" diyenlerle birliktedir. Onlardan yanadır. Ve onlar hayatımızı iyiye yönlendirirler.