"İnsan daha başlangıçtan itibaren, kendinde durmayı bilmeli" diye geçirdim içimden. "Çünkü kendinde durmayanın bir adresi yoktur. Ve eğer insan kendisini bir adres olarak gösteremiyorsa, ona postalanacak bütün mektuplar, bir kere bile açılmadan gönderenine geri dönerler."
Birden insan olmanın kıvancını duyarız orada; nicedir unuttuğumuz kelimeler bizi teskine gelir. İnsanların taş atıp dalgalandıramayacağı kadar uzakta huzurlu bir gölete döner ruhumuz. Gidip, küçük bir caminin iki vakit arasındaki tenhalığına bağdaş kurduğumuzda, artık dünyanın orta yeri biz oluruz. Gidip, küçük bir caminin iki vakit arasındaki tenhalığına bağdaş kurduğumuzda, artık bizden başka kıskanılacak kimse yoktur.