Merhaba yaklaşık 6 saatlik bir okumanın ardından yorumuyla karşısınızdayım. İzninizle kitabın konusu genel hatlarıyla özetleyelim.
Öncelikle olay örgüsü pek çok şeye kadir her biri birbirinden özel kitaplar üzerinden ilerliyor. Bu kitapların kaynağı veya nasıl oluştuğuna dair bir bilgi yok. Bu kitaplar hakkında elle tutulur bilgiye sahip tek kişi firari kütüphanecimiz Drumdone Fox. Adamın ismini yanlış yazmış olabilirim. Bir de bu kitapların peşindekilerden farklı olarak ekstra piskopat bir ana kötümüz var. Beni yanlış kitap avcılarının hepsinde öyle ya da böyle bir piskopatlık var. Sadece bu kadında fazla kaçmış.
Her neyse bir ana karakterimiz var Cassie. Kendisi klasik kitap okumayı seven, hayalperest bir kız. Dedesinin ölümünün yaşını 8 yıldır tutuyor. Gerçekten birinin ona herkesin bir noktada öleceğini ve bir akrabasını kaybeden tek kişi olmadığını hatırlatmak isterdim. Onun dışında Cassie kitabın ilerleyişiyle birlikte olgunlaştı ve akıllandı. Tam istediğim kıvama geldi. Yani onunla ilgili düşüncelerimi onun alçak gönüllü, zeki, sakin, akıllı ve kibar biri olduğu yönünde noktalıyorum. Bazı noktalarda tam bor sulu göz olmasını bu nitelikleri nedeniyle umursamadım ki ağlamak sağlıklı bur alışkanlıktır. Yaşadıklari benim başıma gelse belki ben daha dramatik davranırdım bilemiyorum.
Neyse konudan sapmatayım. Cassie bir kitapçı da çalışıyor ve bir gün kitapçıda arkadaşlık ettiği bir kitapçı müdavimi yaşlılığından ötürü doğal sebeplerden ölerek arkasında bir kitap bırakıyor. Bu kitabımıza da adını veren kapılar kitabı. Cassie çok geçmeden bu kitabın onun oyuncağı değilde gerçekten çok kıymetli ve arzulanan bir güç kaynağı olduğunu anladığında işler sarpa sarmaya çoktan başlamıştır.
Kitap hakkındaki düşüncelerime gelisek kitaba bayıldım. Gerçekten oldukça güçlü bir