Ölümün hatırası bir an bile kalplerden silindiğinde, 'gerçek olanın ahlakı 'murdar olacaktır.
Söze ve imgeye değil, amele ve hâle dayanan şeydir ahlak...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tanrının evi, siyahi bir kölenin mezarıdır. Hacer hicrete çıkmış, suyu bulmuş, medeniyet kurmuştur. Peygamber, Hacer'in yolunda yürümüştür. Medeniyet duranların değil, yürüyenlerin eseridir. Hicret, muhacir ve Hacer aynı köktendir. Medeniyetin matriksi kent, hicretle ve Hacer'le mevcuda gelmiştir. Özdeşlik farklılıktandır, hepimiz kendimize yabancıyızdır.
Medeniyet, kendinin yabancısıdır, kendine yabancılaşmıştır. Kâbe Hacer'in mezarıdır. Tanrı'nın evi mezarıdır. İçinde geçmiş vardır, her an yeniden şimdiye açılmaktadır.
İmgenin sürdüğü iz, boşluktandır, ölümdendir: 'Her canlı bir gün ölümü tadacaktır'. Ölüm yadsındığı sürece yaşam yadsınatacaktır. Zevk erbabı, ölümünün lezzetini yaşarken tatmıştır.