Ölüm Terbiyesi

Zeynep Sayın
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
168
Basım Tarihi:
Şubat 2018
Yayınevi:
Metis Yayınları
ISBN:
9786053161134
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

“Ölüm” geldiğinde sen gitmiş olacaksın!
Puan vermedi·168 syf.·
2023 207. kitabı
Ölüm asla tek başına bir olgu olmadı. Doğanın bir rasyonalitesi içinde olması yanında ölüm geride kalanlar için daima bir muamma olmuştur. Anlamlar yükleriz; hayatı çıkarırız içinden, cezalar biçeriz ölüm üzerinden, insan cesetlerine elimizi koyup politika yaparız, bazı ölümleri kutsar bazılarına “kayıp” gözüyle bakarız, savaş meydanında rakamdır ölümler, yaşadıklarımızın sağlaması gibi de bakarız çoğu zaman. Oysa Dünyayı depolanacak bir envanter, imgelerle ele geçirilebilecek bir parça, simgesel düzenin anlamlarıyla doldurulacak bir boşluk, bir artı ürün üretim merkezi, hizaya sokulacak bir yapıt olarak görmek yerine, ölümün sınırında buluşanların oluşturduğu, hiçbir yere sığmayan, sığamayan hiçbir anlamla, dolmayan, anlamlara karşı bağışık olanların oluşturduğu bir cemaat: gerçek olanın tutkusuyla yananların cemaati, ölüm cemaati, kalmayıp, geçip giden, yanıt oluşturmaktan imtina ettiği için eserin izini bile silebilen bir cemaat olarak görmek gerekir. O zaman “ölmeden önce ölmenin” anlamını çözeriz belkide. Dünyaya geldiğimiz doğru ve öleceğimizde bir gerçek arada yaşananların hemen tamamı kurgudur oysa. Bir akışın kesilmesidir varlığımız. Araya yeni bir akışın girmesidir. Dünya bizimle anlamlıdır bizim için. Doğduğumyz anda bir dünyaya fırlatılırız ve aslında iki ölüm arasıdır yaşam. Anne karnında ölüp dünyada yeniden başlarız yaşamaya ve her anne bir ölüm doğurur ister istemez. “Yaşadığı sürece her sabah ilk karşılaştığı kişi aynada kendisi olacak, her sabah kendini bir imge olarak örgütlemekle güne başlayacaktır. Anneye ya da babaya hoş görünmekle, imgesine göre mevzilenmekle başlayan, her sabah görünüşüyle yeni baştan arzulanmayı arzulayan bir imgeselliktir bu. Kimlik politikalarının ve kendini kendinin ürünü olarak konumlandırmaların suçlu başlangıcı…”
İnsan ve Hayat
Ölüm TerbiyesiZeynep Sayın · Metis Yayınları · 2018133 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2022 58. kitabı
Bu derin yolculuk aile bireylerinden birinin ölüme gitmesi üzerine başlıyor. Bu neden, çevrede gerçekleşen 'bağzı' şeylere de ses vermek gerektiği düşüncesiyle kitaba konu ediniyor. Konu edinilen bu bölümler kitabın derin olan kısımlarını yüzeydeymişiz gibi gösteriyor açıkçası. Ama tek bir cümle ile bu yüzeyde olduğu yanılgısını ortadan kaldırıyor yazar. Nedir bu cümle? "Kahrolsun bağzı şeyler." Bu 'bağzı'nın içinde siyasi, siyasileşmiş her şey gizli. Kelimeler, Hurufilerden günümüze ölümü barındıran kaçak imgeler barındırıyor. Ölülere saygının hem İslamda hem diğer inanışlarda üstün görülmesi günümüze doğru siyasi bir müdahale ile evriliyor. Bundan sonra artık kendinden olmayanların ölüsü, leş olmaktan öteye geçiyor. Atalarına olan bağlılık ve saygın görülen davranışlar yüceltilirken, etimolojik olarak kendini 'ölüm'de bulan kimi kelimelerin içi boşaltılmış, anlamı kaybedilmiş ve siyasi bir propaganda aracı haline getirilmiştir. Yazarın kelimeler üzerinden yaptığı açıklamalar kitaba ilginç bir hava katmış. Aslında nihayetinde bir birikime, kolay anlaşılabilirliği farklı bakış açıları birikimine bağlı olan kitap, Felsefenin güç isimlerinin de kitaba dahil edilmesi ile kimi yerlerden yola çıkarak kitabın geneline olan anlaşılabilirliğini zorluyor. Kalenderilikten ( ki sonradan Bektaşiliğe döner) günümüzde Gezi olayları'na değin devlete olan isyanın nereden çıktığı, egemenin egemenliğinin dün ile bugüne bağlı olarak ne anlama geldiği, rüyalar ile vahyin ilintisi ve Yücel Arslan ile Cihat Burak'ın resimlerinden yola çıkarak İslami gelenek ve ölüm ile ilintili yaşam biçimleri inceleniyor kitapta. Üzerinde sıkça durulan konu Ölümün siyasallaşması ile günümüze bağlantısını neredeyse bulamayacağımız eylemlerimizdir. Kitabın çok farklı yerlerden parçalar alıp belirli bir
Ölüm TerbiyesiZeynep Sayın · Metis Yayınları · 2018133 okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2024 10:00
Ölümü kutsallaştırıp göklere çıkarmak bir yanda ölüm hassasiyetinden uzak bir temsil düzeni içerisinde sayıyla ifade etmek bir yanda. Ölüme dair, insandan ceset oluşa geçmeye dair sorgulanması gerekenleri ele alıyor yazar. 13.yüzyıldan Gezi hareketine, Kalenderilerden Alevilere uzanan bir aralıkta. Ölümden geriye kalan tanıktır, anlatandır, ölen anlatamayandır diyor. Kimliklendirme. Günümüz politikasının, iktidarlarının en etkili silahı. Egemen tarafından yok edilmesi zorunlu, pürüz olarak görülen öteki. Çapulcular. Ötekileştirmenin zemini kimliklendirme. Öldürülen hayatın değerini (şehit) ve değersizlisizliğini (leş,atık,ceset) belirleyen sistem. Sistemin içinde gedik açmak istiyorsak baş-sız cemaatimizi kurmalıyız. Cemaatimiz gücünü kendi öznelliğinden, tekillikten, farklılıklardan, kimliksizlikten almalı. Ölüm cemaati ölümün herkes için kaçınılmaz bir son olduğunu bilip, bunun etrafında toplanmaya işaret ediyor. Unutmamız gereken hayat ve ölüm birer imge. Kendimizi bir imge olarak üretiyoruz ve yok oluyoruz.
Ölüm TerbiyesiZeynep Sayın · Metis Yayınları · 2018133 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2020 104. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2020 20:55
Ölüm bilincin yitirilmesi denebilir mi bilmiyorum.Ölü ile yaşayan arasında ilişki kurmak mümkün olmuyor artık.Ceset ile insan arasında oluşan çizgi üzerinden, Zeynep Sayın imge bilimsel bir yaklaşımla tarihi bir bakış sunuyor kitapta.İnsanlık tarihinin ilk imgeleri de ölü maskeleri ve mezar taşları olduğu için buradan başlıyor anlatmaya Sayın. Günümüzdeki Türkiye sanatının optik bilinçaltına dair düşünmüş ve çalışmış olan Zeynep Sayın, Yüksel Arslan ve Cihat Burak resimleri üzerine yoğunlaşıyor kitapta. Aklımda kalanlar Lacan’ın ayna evresi, Kalenderiler, Melamiler, Yüksel Arslan ve Cihat Burak resimleri, Gezi olayları ve ölümün siyasallaşması. Felsefi alt yapım olmaması nedeniyle, anlatılanlarla anladıklarım arasında uçurum var.
Ölüm TerbiyesiZeynep Sayın · Metis Yayınları · 2018133 okunma
10/10
·168 syf.·
2018 252. kitabı
Zeynep Sayın'ın ölümleri siyasallaştırdığımız için uzun zamandır unuttuğumuz dediği Ölüm Ahlakı. Bunun için kaleme aldığı Ölüm Terbiyesi kitabını okurken Şahsiyet dizisindeki bir kare geldi aklıma. Agah Beyin alzheimer olmasıyla beraber özel mamasını ve suyunu vermeyi unuttuğu için ölen kedisi. Kedi için yapılan bir mezar. Bir hatırayı devam ettiren küçük levhada yaşamaya devam eden imge: Münir Bey, Canım Kedim. (pbs.twimg.com/media/Da2j38bXk...) Unuttuğumuz bir ahlak: Ölüm Ahlakı. Ölümlere, ölülere ne olursa olsun, bir canın yitimi olarak saygı duyabilme ahlakı. Bir cenazeyi düzenin dışında, simgeselin dışında kimliklendirilemez olduğu için linç eden, yerlerde sürüyen bir vicdansızlık yerine, Yahudi cenazesi geçerken ayağa kalkan bir peygamberin hatırası: Ölüm Ahlakı. Kimi sayfaları neredeyse tekrar tekrar okumak zorunda kalmış olsamda okuması zevk ve felsefi anlamda vecd veren bir kitap oldu. Zira kitabı anlayabilmek -kimi pasajları- ciddi anlamda bir psikanaliz (Freud-Lacan) bilgisi gerektiriyor. Zira bir sanat kuramcının yanında bir yazınbilimcinin kimi yerleri oldukça girift bir kitabıyla karşıya karşıyasınız. Ölüm ahlakını unutan dünyevi bir iktidar arzusunun pençesinde inşaatlar yapan, ihaleden ihaleye koşan yeni Osmanlıcı İslamcılar için ayağı yere basan oldukça ağır eleştiriler var. Ölüm ahlakının temelleri için bin yıllar öncesine gidiyor Sayın Şamanizme kadar uzanan oradan Yesevilik, Bektaşilik, Melamilik, Kalenderilik yoluyla Anadoluya ulaşan baş/sız, hüküm/süz ve hükümran/sız bir sarsılmaya bir esrikliğe teslim olanların oluşturduğu bir mitos. Gezi direnişini Kalenderi, Melami, heretik öncülleriyle inceliyor Zeynep Sayın. Devlet tasavvufunun dışında şekillenen ve devlet tarafından sürekli kovuşturulmaya ve takibata uğrayan bir
Siyaset
Ölüm TerbiyesiZeynep Sayın · Metis Yayınları · 2018133 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2022 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2022 22:47
Günaydın çok değişik bir kitap okudum. Tam anladım mı emin olamasam da emin olduğum bir şey varsa kitabı tekrar okumak gerektiği...... Zeynep Hn.ın kelimeleri kullanış biçimine hayran kaldım.... Kitaba dönersek; annesinin ölümünden sonra bu olayi düşünen ve Araştırmaya başlayan , ölümün de bir ahlakı olduğunu savunan bir kitap. Çok enteresan cümleler vardı. Tabi bahsettiği cemaatlerin ve siyasi olayların hakkında biraz daha fazla bilgim olsaydı eminim daha iyi anlardım diye düşünüyorum.
Ölüm TerbiyesiZeynep Sayın · Metis Yayınları · 2018133 okunma
Puan vermedi·168 syf.·
2025 98. kitabı
Ölmek bir kayıp mı? Ölenler geride kalanlar, Ölümün günümüze kadar tarihi, Kalenderiler, sufiler, imgeler Ölüm her zaman yitirmek değildir bazende kazanımdır. Ne diyordu şair ; İnsan insanı ölümünden tanır. Kitapta yok yok Tavsiye edilir.
Alıntı
Ölüm TerbiyesiZeynep Sayın · Metis Yayınları · 2018133 okunma
yazmayacaktım yazmayacaktım ama tutamadım kendimi. Kitabı büyük bir beklentiyle aldım. Bu konuda kendimden bir şeyler bulabilmeyi ve biraz olsun teselli olabilmeyi arzuluyordum. Güzel güzel ilerlerken şu satırlara denk geldim. Devam etmek istedim ama sürekli aşağıda yazdığım satırların minvalinde ilerliyordu. Kapattım kitabı. Satırların vurgulu kısımlarını paylaşıyorum. yorum yapmamaya çalışacağım. başarabilirsem. ‘mezar taşı yerine numara koymak (PKK mezarları) cenaze namazı kılmamak (“darbeciler”) hain mezarlığı açmak (“darbeciler”) gerçek tutkusundan ve ölüm ahlakından değildir. Ölümlü varlıkların ölme ve gömülme hakları vardır. (((sayfa 66) O kadar korkuyorum ki ya öyle değilse ve ben öyle yansıtıyorsam diye. Defalarca kez okudum bu satırları. Ama başka bir açıklaması yok, olamaz. Sayfanın devamında ölümün ortaklığından ve bütün insanların ölümünün eşit olması gerektiğinden, eşit muamele görülmesi gerektiğinden bahsediyor. “kendi içkinliğimizin dışına çıktığımızda, çıkabildiğimizde, henüz hayattayken, birbirimizi ve sınırı paylaşabileceğimiz yegâne ortaklık: ölüm ortaklığı. Ötekine, büyüyen çocuğa, oynayan genç hayvana, son nefesini veren yaşlıya duyabileceğimiz en büyük duygu olan şefkat. Ötekinin ölümlülüğünü korumak, gözetmek, güzelliğinin buyurgan bir kalıcılıktan değil, geçicilikten geldiğini teslim etmek… “ Bundan sonrasını kitabı almayı ve okumayı düşünenlere bırakıyorum. Kimseyi hiçbir konuda etkilemek istemiyorum. ama bu paragrafların yazılı olduğunu bilmeniz gerekir diye düşündüm. Zira ben biliyor olsaydım ne kitabı alır, ne de buraya kadar okurdum.
Ölüm
Ölüm TerbiyesiZeynep Sayın · Metis Yayınları · 2018133 okunma
Ölüm Terbiyesi/Ölüm Ahlakı
3/10
·168 syf.··
2024 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2024 21:02
Temel düşünce; ölümün bir ahlakı, terbiyesi olması gerektiği ve ölülerin devletin görüşüne göre sınıflandırılmaması gerektiği şeklinde. Kitaptan aynen alırsak: “Ölümlü varlıkların ölme ve gönülme hakları vardır.” Kitapta evvelden gelen kesik baş efsaneleri, asiler üzerinden felsefi ve siyasi bir dil kullanılarak günümüz Türkiyesi’ne de ölüm ahlakı üzerinden siyasi göndermeler yapılıyor. Devletlerin asilerin başını keserek, imgeleri bozup ortadan kaldırarak vermek istediği mesajlara değiniyor. Kalenderiler, marjinaller, asiler, adına her ne deniliyorsa tarih boyunca süren bazı topluluk isyanları, din ve devlete ilişkin felsefi düşünceleri görebilmek adına okunabilecek bir kitap. İlerleyen sayfalarda Yeni Osmanlıcılık düşüncesine toplumda oluşan algıdan farklı bir bakış açısı ile, tamamlamaktan ziyade yıkım düşüncesi üzerinden yaklaşılıyor. Kitabı alırken, kapağını incelerken okumayı hayal ettiğim satırlar kesinlikle değil. Başlamışken bitirmek istedim. Tavsiye eder miyim, vaktim çok okuyabilirim, farklı düşüncelere bir göz atmak isterim diyene. Beni tatmin eden bir kitap değildi, farklı görüş ve düşünceler açısından sevilen bir kitap olabilir tabii.
Ölüm TerbiyesiZeynep Sayın · Metis Yayınları · 2018133 okunma
9/10
·168 syf.··
2020 43. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2020 18:59
Değişe değişe bozulmuş ölüm bile… Ölüm bir grev gibi kaplamış ülkemizi(Sezai Karakoç) Ölüm Terbiyesi; Sezai Karakoç’un bu dizeleriyle başlıyor. Memleketimizde sadece yaşamın değil, ölümün de siyasallaştığını belirtiyor. Yeni Osmanlıcılık adı altında yapılanları eleştirirken ilk sırayı ölüme ayırır. Yeni üniformalar, yeni arabalar, yeni konutlar, yeni unvanlar ve hatta jestler, şölenler, festivaller bize eskiyi unutturmak için yapılır. Bu sebeple Yeni Osmanlıcılığın geçmişle ve gelecekle hiç işi yoktur. Onun işi geleneğin diline eklemlenerek gelenin peşinden gitmek, sürüklenmek. Hayali bir geçmişin hareketiyle kıvranmak ve belki de sürünmek: Başsız ve başkansız, hükümsüz ve hükümransız bir sarsılmaya teslim olanların, başsızların bir araya geldiğinde oluşturduğu bir cemaat mitosu. Osmanlı’daki devlet tasavvufunu, Kalenderilerin, Melamilerin ilişkileri. Vahyin başlangıcı sayılan rüyalar hakkında ki düşünceleri. Çok derin ve sağlam bir kitap. Tekrar okumayı ve incelemeyi sonuna kadar hakkediyor. Bize ne başkasının ölümünden demeyiz Çünkü başka insanların ölümü En gizli mesleğidir hepimizin (İsmet Özel)
Ölüm TerbiyesiZeynep Sayın · Metis Yayınları · 2018133 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Zeynep SayınYazar · 4 kitap
Sanat kuramcı ve yazın bilimci. 1961 İstanbul doğumlu, İstanbul ve Salzburg’da filoloji, sanat tarihi ve felsefe okudu; İstanbul Üniversitesi’nde profesör oldu. Bilgi, Işık, Marmara, Okan Üniversitelerinde yarı-zamanlı çalıştı. Defter dergisini çıkaranlardandır. İmgenin Pornografisi, Mithat Şen ve Bedenyazısı, Noli me tangere, Kötülük Tekilcilik Postmodernizm gibi kitapları vardır. Ağustos 2013’den itibaren Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde profesörlük yapmaktadır.