Gülşah Şahin'in Kapak Resmi
Gülşah Şahin, Yaprak Fırtınası'ı inceledi.
 16 May 15:05 · Kitabı okudu · 13 günde · 10/10 puan

Yaprak Fırtınası, yazarın yayınlanan ilk önemli eseri. Kitap 7 farklı öyküden oluşuyor. İlk ve kitaba ismini veren öykü (Yaprak Fırtınası) yazarın bundan sonraki eserlerinde mekanı oluşturan hayali Macondo kasabasını bize tanıtıyor.
İlk bölüm bize yaprak fırtınasının ne olduğunu , kasabayı tanıtıyor. .''En önemli şey ilk paragraftır. İlk paragraf için aylarımı harcamışımdır. Bir kez istediğimi elde ettim mi, gerisi arkadan gelir'' diyen Marquez'in yapmak istediği gibi kitabın en can alıcı bölümleri işte bu ilk paragraflar.

Kokuşuncaya dek, bir ölünün ölü olduğundan emin olamayız.... Zamanın geçtiğini ancak bir şeyler devinince anlayabiliyorsunuz....Saat, yeni gelen dakikanın ucunda bir kez daha ölecektir.....Aşık olmaya başladığını anlayan bir adamın gizi; gözlerinize asla bakamamasıdır..... İnsan bir işe kalkıştığında ne yaptığını bilir..... Eğer bir şey ters giderse, bu beklenmedik, insan gücünün ötesinde bir şeydir..... Olacak bir şeyler varsa, bundan kaçınılmaz. ...Tıpkı takvimlerin önceden bildirdikleri gibi. Mutluluk, bir zorunluluk değildir.Sadece bir tavsiyedir..... Ölüm, bir ziyaretten başka birşey değildir... bu cümlelerin sahibi Latin Amerikanın en ünlü yazarı Kolombiya'lı Gabriel Garcia Marquez Yaprak Fırtınasında kasabada pek de sevilmeyen bir doktorun ölümünü anlatırken hepimizi şaşırtan farklı bir anlatım yolunu seçmiş. Aynı olaylar farklı kişilerin ağzından sürekli geri dönüşlerle okuyucuya anlatılıyor. Böylece aynı olay farklı kişilerin gözünden, her defasında biraz daha genişletilerek anlatılırken, bizleri olayları geniş bir bakışla anlamamıza olanak tanıyor. Her bir anlatımda ayrı bir heyecan yaşatırken, hızlı duygusal değişimlere sebep olabiliyor.

Ancak tam da olayın sebebini öğrenebiliceğiz diye heyecanlanırken., birden konu başka bir şahsından ağzından geri dönerek anlatılırken, bir türlü sebebe ulaşamamanın verdiği merakla diğer sayfaya geçiriyor.
Her bir hikaye biz yormadan sade ve yalın bir dille zorlamadan anlatılmış.

Gülşah Şahin, Kırmızı Pazartesi'ni inceledi.
16 May 14:59 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

Tabi asıl büyüleyici olan yazarın kullanığı kelimeler ve onları az ama içi dolu kullanması.

Okurken çok da yabancı gelmiyor kurgu bize. Çünkü biliyoruz ki bir çok insan konu" namus" adı altında olunca cinayete sessiz kalabiliyor. Bu kitabı ile aslında nasıl da önyargılarımız olduğunu, kör-sağır-dilsiz olarak üç maymunu oynadığımızı anlatıyor yazar......

Gülşah Şahin, Felaketzedeler Evi'yi inceledi.
04 May 14:48 · Kitabı okudu · 8 günde · 10/10 puan

Kitaba gelirsek....

Yer yer "off yaaa, yapma beeeee, olur tabi nolcak bakımsız, denetleme yapılmayan yerden ne beklenir" derken buldum kendimi. Aslında okuduklarımız gerçeğin tezahür edilen kısmı.
Kült romanlardanmış, 1987 yılında yazmış yazar ve daha sonrasında intihar ile hayatına son vermiş.

Baş karakterimiz William Küba'dan Miami'ye gelmiş sürgün bir yazardır. Karşılarında zengin bir adam bulmayı bekleyen akrabaları bunun yerine aklını kaybetmiş bir adam bulunca onunla ilişiklerini kesmişlerdir, halası hariç. Halasının da ondan pek haz ettiği yoktur ve en sonunda onu bakımevi olarak geçen akıl hastanesine götürür. Kitap boyunca William'ın burada yaşadığı şeyleri tüm açıklığı ile okuyoruz. Bir yandan da Küba Devrimi'ni eleştiriyor yazar.
https://gulsahtoptas.blogspot.com.tr