Adı:
Kutadgu Bilig
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
520
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053323815
Çeviri:
Ayşegül Çakan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Kutadgu Bilig
Kutadgu Bilig
Kutadgu Bilig
Kutadgu Bilig
Kutadgu Bilig
Kutadgu Bilig
Yusuf Has Hacib (yaklaşık 1019-1085): Balasagunlu Yusuf, 11. yüzyılın en önemli Türk şair ve düşünürleri arasında yer alır. Hakkındaki bilgiler büyük ölçüde eseri Kutadgu Bilig’deki ifadelere dayanır. Karahanlılar döneminde yaşamıştır. Balasagun’da yazmaya başladığı eserini Kaşgar’da tamamlamış, Karahanlı hükümdarı Ulu Buğra Han’a sunmuş ve has hacip unvanıyla ödüllendirilmiştir. İyi bir eğitim gördüğü, Arapça, Farsça ve İslam öncesi Türk kültürünü iyi bildiği anlaşılan Yusuf Has Hacib, eserinde devlet adamlarının niteliği, birey, toplum, devlet ilişkilerinin nasıl düzenlenmesi gerektiği üzerinde durmuş, yaşadığı toplumun geleneksel değerlerine uygun olarak iyiliği, erdemi ve akılcılığı önermiştir.
Lise yıllarından beri merak ettiğim bir kitaptı. Ve bu yıl nasip oldu şükür :) . Eser dört kişinin münazara tarzında diyalogları şeklinde düzenlenmiştir. Bu dort kişi dört kavramı temsil eder. Hükümdar Gündoğdu adaleti, Vezir Aydoldu baht ve mutluluğu, yine Aydoldu öldükten sonra oğlu Öğdülmüş vezir olmuştur o da akıl ve zekayı, ve Öğdülmüş'ün akrabası olan zahit Odgurmuş ise dünyanın sonunu ve ahiret temsil ediyor. Hükümdar bu 3 kişiden yardım alarak ülkeyi yönetiyor. Bizlere de hayatımızı yönetecek çok güzel tavsiyeler vermiş oluyor. :))
Türk edebiyatının yazılı ilk eserlerinden biri olan Kutadgu Bilig 11. Yüzyılda Yusuf – Has Hacib – adında bir kişi tarafından on sekiz ayda 6645 beyit olarak yazılmıştır. Kutadgu Bilig ismi “Mutluluk veren bilgi” olarak günümüze çevirmek mümkündür. Eser yazıldıktan sonra Hakan Buğra Han’a sunuldu, hakanın eseri beğenmesinden sonra Yusuf mabeyinci yapılarak “Has Hacib” unvanını aldı. Sivri dilli ve gözünü budaktan esirgemeyen Has Hacib’in ölüm yeri ve tarihi ise bilinmemektedir.

Eser Karahan Türkçesi ve aruz ile yazılmıştır. Eser içerisinde dört tane karakter, her karakterinde simgelediği ilkeler vardır. Bunlar;
Kün-Togdı: Hakan (Adalet),
Ay-Toldı: Vezir( Saadet, Mutluluk),
Ögdülmiş: Vezirin oğlu (Akıl),
Odgurmış: zahit (Akıbet, Ahiret).
İşleyiş bu dört karakter ve ilkelerin birbirleriyle diyaloglarıyla, ikili ya da dörtlü beyitlerle sürüyor. Kitap beş ana bölüm ve seksen sekiz ara bölümden olmaktadır. Çevirisi çok iyi, birkaç beyit hariç neredeyse eksiksizdir.

"Gönül sırrını açma değme insana
Acı çekersin eğer açtınsa"

Tür olarak kalıba sokmak istersek;
Nizamülmülk ‘ten Siyasetname ‘yi andıran bir politika ve siyaset, Farabi ‘den Mutluluğun Kazanılması gibi felsefe-din ve hatta kişisel gelişim dahi diyebilmek mümkündür. Asıl hedefin her iki dünyada mutluluğu elde etmek, bu dünyada bilgiyi ele alıp mutluluğa erişmek, hak ve hukuka aykırı olmadan bir siyaset izlemek için yazılmış bir yol haritasıdır. Felsefeden dine, ahlaktan aileye ve aklınıza gelebilecek her şeye bir karşılığı olan naçizane bir eserdir. Her bir beyiti bir atasözü gibi değerli ve okuruna birçok ders verir niteliktedir.

"Gönülsüz nereye doğru atılsa ayak
O yer nice yakın olsa da olur uzak"

Kitabı bir oturuşta okumak çok zor, okurun sıkılması çok muhtemel, kitabı bölüm bölüm okumak hem okur açısından, hem de okuduklarını tahayyül etmesi için tavsiyem olur, aksi halde kitabı yarım bırakmanız mümkündür. Eğlenceli, güldüren ve düşündüren bir eserdir.

Kitabın bir parçasının bir dönem bizim elimizde olup ve daha sonra onu para için yurtdışında bir müzeye satmamız gibi bir ayıbımızın da olduğunu söylemek istiyorum.

"Savaşta gerekmez yüreksiz kişi
Yüreksiz olmak dişilerin işi"

Ayrıca kitap içerisinde dikkatimi çeker bir husus ise dişi yani kadınlardı. Has Hacib’in kadınlara bu şekilde sert yakıştırmalar yapması ve hatta yok sayması dönemden mi yoksa ciddi bir kadın sorunundan mı olduğunu anlayamadım. Lakin tasvip edemeyeceğim bir kadın düşmanlığı gördüm beyitler arasında.

Sözün özü; zor ama eğlenceli bir kitaptı. Özellikle ilk Türk yazım örneklerinden olması ise hem okunulabilir hem de tavsiye edilebilir yapıyor kitabı. İçerisinde kişiye katacağı çok önemli şeylerinde olduğuna inanıyorum. Her yaşa hitap edebilecek tarzda bir eserdir.

Sevgi ile kalın.
Batmakta olan bir kitapevinin indirim ile sattığı kitaplar arasında alıp eve getirdim.

Hakkında herkesin bildiği kadar bilgiye sahiptim. Bir hükümdara vezirlerinin verdiği öğütlerden oluştuğu ve eski Türkçenin en önemli eserlerinden olduğuydu.

Kitabın isminde “kut” kelimesi geçmekte. Kutun şans talih mutluluk hükümdarlık demek olduğu bilinir. Kutadgu bilig ise mutluluk veren bilgi demektir.

Okudukça böyle sığ bir tanıma nasılda kandığımıza utandım. Elimde bin yıl önce yazılmış muhteşem bir yapıt olduğunu fark ettim. Basit sığ tanımlar ile geçiştirilecek gibi olmadığını gördüm. Hatta abartısız edebiyat derslerinde bir ay işlenesi bir konu olduğuna karar kıldım. İçinde sadece öğütler yok bir yaşam tarzından ve bir hikâyeden de bahsediliyor olması kitabın basit bir öğüt kitabı değil gelişmiş bir yapıt olduğunu göstermekteydi.

Kitabın içeriğine gelirsek, Kitap yeni yeni etkisi gözüken İran edebiyatının izlerini hissettirir gibi beyitler ile yazılmış. Ama kullanılan dilin nerdeyse hepsi Türkçe. Kitapta iyi bir hükümdardan bahsediyor. Bu hükümdarın methi yayılınca iyi bir adam buna vezir olmaya karar veriyor. Hükümdarın yurduna varınca saray etrafında en kötü işlerden başlayarak yavaş yavaş yükseliyor ve vezirlik makamına oturuyor. Bu makamda da haddini biliyor ve hükümdarın sorularına bildiği kadarı ile cevap vererek hükümdara bir nevi öğütler veriyor. Bu dönemde devlet öyle büyük bir sosyal adalet sağlıyor ki kitabın tanımı ile kurt ile kuzu aynı sudan içer oluyor. Daha sonra bu adaletli vezir ölüm döşeğine düşüyor. Ölüm döşeğinde çok pişmanlık çekiyor. Zira dünya işleri kefesi biraz ağırlaştı derken kendi ahretini yaktığını düşünüyor. Böylece son nasihatini hem oğluna hemde hükümdara veriyor. Hükümdar vezirinin oğluna sahip çıkıyor. Vezirin oğlu da hükümdarına son derece saygılı davranıyor ve en kötü işlerden başlayarak o da babası gibi vezirliğe yükseliyor. Hatta tabiri caizse kulak boynuzu geçiyor ve babasından daha adaletli bir vezir oluyor. Hükümdar o dönemde inanılmaz zenginliklere kavuşuyor. Halk mutlu ve zengin oluyor.

Bir gün hükümdar Vezire başka bilgili insan var mı diye soruyor. O da akrabası olan birinden bahis ediyor. Kendisinin dünya işlerinden elini çektiğini ve dağda yaşadığını haber veriyor. Hükümdar bu bilge ile tanışmak istiyor. Neler vaad ettiyse bu bilge kabul etmiyor. Ancak öğütleri ile hem oğul veziri hem hükümdarı bilgilendiriyor.

Velhasıl kitap dünya ve ahiret arasında ki dengeyi anlatıyor.
18 ayda eşsiz sözlerin toparlanmasıyla yazılan bu eserin hep adını bilip, içeriğini bilmezdim. Birbirinden eşsiz özlü sözler var. Zamanının belki en bilge insanıydı. Okumakta fayda var.
Bu kitap bildiğiniz üzere ilk siyasetname özelliği taşıyor ve bana göre Türk Dili'mizin en önemli kaynaklarından.Bu kitabı okuyunca önemli şeyler öğreneceğinizi düşünüyorum.
''Kutadgu Bilig- Mutluluk Veren Bilgi'' anlamına geliyor.
Kün-Toğdı(Gündoğdu,hakan) doğru töre,doğru yasayı ve adaleti simgeliyor.
Ay-Toldı(Dolunay-vezir) Mutluluğu, talihi,devleti simgeliyor.
Ögdülmüş (Övülmüş, vezirin oğlu) Aklı simgeliyor, adı aklın her zaman övülmüş olmasından geliyor.
Odgurmuş(Uyanmış, vezirin akrabası) Akıbeti,yaşamın sonunu simgeliyor.
Kitap bu karakterler üzerinden anlatılmış nasihatler bütünü aslında.Bir Hakan'dan Kumandan'a kapıcıbaşıdan aşçıbaşına kadar bir çoklarının nasıl olması gerektiğini, yoksullarla, zanaatkarlarla ilişkiyi vs. anlatan nasihatlarin bir bütünü gibi.
Zaten çoğunuz az buçuk lise yıllarından kitabın konusu içeriği hakkında bilgi sahibisinizdir. Yinede kısaca özet geçeyim;
Dört kişi arasında geçen ana öykü, kitabın 12. Bölümünde başlıyor. İlk 11 bölümde Tanrıya ,peygambere ,halifelere övgüler sunuluyor saygılar iletiliyor. Daha sonrasında Buğra Han'ında övgüsü yapıldıktan sonra ona sunulduğu belirtiliyor. Bahara övgü yapıldıktan sonra da evrenin yapısı hakkında bilgi veriliyor.(Yedi gezegen,ay güneş, burçlar). Altıncı bölümden onuncu bölüme kadar Yusuf Has Hacip ;aklın, bilginin, sözün ,anlayışın ,iyiliğin üzerinde durarak kendi düşüncesiyle görüşlerini bize sunuyor. On birinci bölümde de kitabın adını açıklıyor, yaşlılığı ve sağlık durumu hakkında bilgi verdikten sonra ana öykü başlıyor. Ana öyküden sonra üç ek bölüm daha mevcut.


Hani bayramlarda yada özel aile buluşmalarında görmüş geçirmiş bir aile büyüğünüz görüp geçirdiklerini bir dizi öğütle anlatır da saygıyla dinlersiniz ya aynen öyle bir hissiyata kapıldım. Okunmasını tavsiye ederim. Şimdiden iyi okumalar.
Kutadgu bilig i nasıl bilirsiniz? Bu kitapla ilgili bir çok kişinin okuldan kalan bilgisi genelde şununla sınırlıdır: Divanı lügatit türk ile birlikte islamiyet sonrası ilk Türk eserlerinden biri olduğu. Sadece bu öğretilir. Kendi adına bu yaşıma kadar okumamış olduğum için çok üzüldüm. Sadece hükümdarlara değil, bütün insanlara yol gösterecek nitelikte bir kılavuz. Ve aradan 1000 yıl geçse de değerini, güncelliğini yitirmemiş bir eser. Helal olsun.
Güzel bir kitaptı. Tabii o kadar eski kelimeleri bilmek anlamak imkansız artık. Yanında günümüz Türkçesi ile birlikte verilmesi bizim için avantaj.
Kitabın dezavantajı tam metin olarak bulunmasının güçlüğü ki böyle Türk Dünyası Coğrafyasında kendi yazdıklarımızı bulamamak çok berbat bir his.
Övgüler tam da beklendiği gibi beklendiği yere beklenilen şekilde dizilmiş. Bunların hepsini harmanlayınca çok güzel bir eser olduğunu tekrar etmek durumundayım. Yazıldığı zamanı da göz önüne alırsak çok büyük saygı duyulması gereken eserlerden ..
Her Türk evladının ve dünya çapında yöneticilerin okuması gerektiğine inandığım yol gösterici bir yapıttır. Özellikle Kabalcı Yayınlarından çıkan Kutadgu Bilig'i okumanızı öneririm :)
Yoneticilere rehber olsun diye yazilmis ancak gunumuz kosullarinda uygulanamayacak kadar durust bir kitap.Ben yonetici olmasamda tarihimizin bir parcaai oldugu ixin okudum icerisinde iyi insan olmanin ilkeleride var.
Türk - İslam edebiyatının ilk eserlerinden. Mesnevi tarzında yazılmış eserin dili Türkçe' dir ve on birinci yy.da Karahanlılar Devleti' nde konuşulan Uygur dilidir.

Eserin her beyiti iyilik, doğruluk, güzellik üzerine birer vecize olarak kulaklarda çınlamalıdır.

Türkiye Diyanet Vakfı' nın günümüz Türkçesi ile herkesle buluşturduğu bu nadide eseri okumanızı, anlamanızı tavsiye ederim.
Bu dünya bir bataklıktır. Bataklığa giren dibe batar ve bir daha çıkamaz; orada sevinç arama. Oradan kendini yukarı çek, ibadet ile kulluk görevlerini yerine getir.
Kötüler iyilikte kimi kusurlar bulurlar, Derler ki, kötü olmasa iyi yapacak iş bulamaz.Oysa iyi kötüye bakmaz. İyilik yapmak isteyen daima iyilik eder. Sadece bugünlük rahatını düşünen kötülük işler, fakat yarın sıkıntı çeker. Sen daima iyilik et, o senin ayrılmaz bir arkadaşın olsun. Bugün yaptığın iyiliğin sana bir zararı dokunmaz, fakat inan ki yararını görürsün. Kötülük bugün yararlı, kârlı gibi görünse de yarın mutlaka zararını görürsün.
Her işin uygun bir zamanı vardır, vakti geldi mi, kapalı kapılar açılır! Bak bilge kişi ne demiş: Hangi işte acele edersen, uzar geriye kalır; acele işin sonu pişmanlık olur.
Gönül sırrını açma değme insana
Acı çekersin eğer açtınsa
Yusuf Has Hacip
Sayfa 322 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - 4. Basım - 2017 - Çeviri: Ayşegül Çakan
Bey adil olmalıdır. Ey hâkim, memlekette uzun müddet hüküm sürmek istersen, kanunu doğru yürütmeli ve halkı korumalısın.
Gönülsüz nereye doğru atılsa ayak
O yer nice yakın olsa da olur uzak
Yusuf Has Hacip
Sayfa 375 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - 4. Basım - 2017 - Çeviri: Ayşegül Çakan

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kutadgu Bilig
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
520
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053323815
Çeviri:
Ayşegül Çakan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Kutadgu Bilig
Kutadgu Bilig
Kutadgu Bilig
Kutadgu Bilig
Kutadgu Bilig
Kutadgu Bilig
Yusuf Has Hacib (yaklaşık 1019-1085): Balasagunlu Yusuf, 11. yüzyılın en önemli Türk şair ve düşünürleri arasında yer alır. Hakkındaki bilgiler büyük ölçüde eseri Kutadgu Bilig’deki ifadelere dayanır. Karahanlılar döneminde yaşamıştır. Balasagun’da yazmaya başladığı eserini Kaşgar’da tamamlamış, Karahanlı hükümdarı Ulu Buğra Han’a sunmuş ve has hacip unvanıyla ödüllendirilmiştir. İyi bir eğitim gördüğü, Arapça, Farsça ve İslam öncesi Türk kültürünü iyi bildiği anlaşılan Yusuf Has Hacib, eserinde devlet adamlarının niteliği, birey, toplum, devlet ilişkilerinin nasıl düzenlenmesi gerektiği üzerinde durmuş, yaşadığı toplumun geleneksel değerlerine uygun olarak iyiliği, erdemi ve akılcılığı önermiştir.

Kitabı okuyanlar 470 okur

  • Ömer ertuş
  • Aycan
  • serhan karakılic
  • Retro Hanım
  • Disconnectus Erectus
  • büyük yolların haydudu
  • Ömer TUNCAL
  • Kahraman&Bahar
  • İlayda
  • Ramazan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.6
14-17 Yaş
%5.6
18-24 Yaş
%32.3
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%14.6
45-54 Yaş
%5.6
55-64 Yaş
%2
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%53.3
Erkek
%46.7

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.9 (61)
9
%16.5 (22)
8
%15.8 (21)
7
%8.3 (11)
6
%6.8 (9)
5
%1.5 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.5 (2)

Kitabın sıralamaları