Kutadgu Bilig

8,6/10  (68 Oy) · 
234 okunma  · 
69 beğeni  · 
3.103 gösterim
Yusuf Has Hacib (yaklaşık 1019-1085): Balasagunlu Yusuf, 11. yüzyılın en önemli Türk şair ve düşünürleri arasında yer alır. Hakkındaki bilgiler büyük ölçüde eseri Kutadgu Bilig’deki ifadelere dayanır. Karahanlılar döneminde yaşamıştır. Balasagun’da yazmaya başladığı eserini Kaşgar’da tamamlamış, Karahanlı hükümdarı Ulu Buğra Han’a sunmuş ve has hacip unvanıyla ödüllendirilmiştir. İyi bir eğitim gördüğü, Arapça, Farsça ve İslam öncesi Türk kültürünü iyi bildiği anlaşılan Yusuf Has Hacib, eserinde devlet adamlarının niteliği, birey, toplum, devlet ilişkilerinin nasıl düzenlenmesi gerektiği üzerinde durmuş, yaşadığı toplumun geleneksel değerlerine uygun olarak iyiliği, erdemi ve akılcılığı önermiştir.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2017
  • Sayfa Sayısı:
    520
  • ISBN:
    6053323815
  • Çeviri:
    Ayşegül Çakan
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Meral 
07 Eki 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Lise yıllarından beri merak ettiğim bir kitaptı. Ve bu yıl nasip oldu şükür :) . Eser dört kişinin münazara tarzında diyalogları şeklinde düzenlenmiştir. Bu dort kişi dört kavramı temsil eder. Hükümdar Gündoğdu adaleti, Vezir Aydoldu baht ve mutluluğu, yine Aydoldu öldükten sonra oğlu Öğdülmüş vezir olmuştur o da akıl ve zekayı, ve Öğdülmüş'ün akrabası olan zahit Odgurmuş ise dünyanın sonunu ve ahiret temsil ediyor. Hükümdar bu 3 kişiden yardım alarak ülkeyi yönetiyor. Bizlere de hayatımızı yönetecek çok güzel tavsiyeler vermiş oluyor. :))

Muhammet Çelik 
25 Oca 2016 · Kitabı okudu · 21 günde · Beğendi · 10/10 puan

Batmakta olan bir kitapevinin indirim ile sattığı kitaplar arasında alıp eve getirdim.

Hakkında herkesin bildiği kadar bilgiye sahiptim. Bir hükümdara vezirlerinin verdiği öğütlerden oluştuğu ve eski Türkçenin en önemli eserlerinden olduğuydu.

Kitabın isminde “kut” kelimesi geçmekte. Kutun şans talih mutluluk hükümdarlık demek olduğu bilinir. Kutadgu bilig ise mutluluk veren bilgi demektir.

Okudukça böyle sığ bir tanıma nasılda kandığımıza utandım. Elimde bin yıl önce yazılmış muhteşem bir yapıt olduğunu fark ettim. Basit sığ tanımlar ile geçiştirilecek gibi olmadığını gördüm. Hatta abartısız edebiyat derslerinde bir ay işlenesi bir konu olduğuna karar kıldım. İçinde sadece öğütler yok bir yaşam tarzından ve bir hikâyeden de bahsediliyor olması kitabın basit bir öğüt kitabı değil gelişmiş bir yapıt olduğunu göstermekteydi.

Kitabın içeriğine gelirsek, Kitap yeni yeni etkisi gözüken İran edebiyatının izlerini hissettirir gibi beyitler ile yazılmış. Ama kullanılan dilin nerdeyse hepsi Türkçe. Kitapta iyi bir hükümdardan bahsediyor. Bu hükümdarın methi yayılınca iyi bir adam buna vezir olmaya karar veriyor. Hükümdarın yurduna varınca saray etrafında en kötü işlerden başlayarak yavaş yavaş yükseliyor ve vezirlik makamına oturuyor. Bu makamda da haddini biliyor ve hükümdarın sorularına bildiği kadarı ile cevap vererek hükümdara bir nevi öğütler veriyor. Bu dönemde devlet öyle büyük bir sosyal adalet sağlıyor ki kitabın tanımı ile kurt ile kuzu aynı sudan içer oluyor. Daha sonra bu adaletli vezir ölüm döşeğine düşüyor. Ölüm döşeğinde çok pişmanlık çekiyor. Zira dünya işleri kefesi biraz ağırlaştı derken kendi ahretini yaktığını düşünüyor. Böylece son nasihatini hem oğluna hemde hükümdara veriyor. Hükümdar vezirinin oğluna sahip çıkıyor. Vezirin oğlu da hükümdarına son derece saygılı davranıyor ve en kötü işlerden başlayarak o da babası gibi vezirliğe yükseliyor. Hatta tabiri caizse kulak boynuzu geçiyor ve babasından daha adaletli bir vezir oluyor. Hükümdar o dönemde inanılmaz zenginliklere kavuşuyor. Halk mutlu ve zengin oluyor.

Bir gün hükümdar Vezire başka bilgili insan var mı diye soruyor. O da akrabası olan birinden bahis ediyor. Kendisinin dünya işlerinden elini çektiğini ve dağda yaşadığını haber veriyor. Hükümdar bu bilge ile tanışmak istiyor. Neler vaad ettiyse bu bilge kabul etmiyor. Ancak öğütleri ile hem oğul veziri hem hükümdarı bilgilendiriyor.

Velhasıl kitap dünya ve ahiret arasında ki dengeyi anlatıyor.

Günay Kut Berber 
08 May 15:34 · Kitabı okudu · 20 günde · Puan vermedi

''Kutadgu Bilig- Mutluluk Veren Bilgi'' anlamına geliyor.
Kün-Toğdı(Gündoğdu,hakan) doğru töre,doğru yasayı ve adaleti simgeliyor.
Ay-Toldı(Dolunay-vezir) Mutluluğu, talihi,devleti simgeliyor.
Ögdülmüş (Övülmüş, vezirin oğlu) Aklı simgeliyor, adı aklın her zaman övülmüş olmasından geliyor.
Odgurmuş(Uyanmış, vezirin akrabası) Akıbeti,yaşamın sonunu simgeliyor.
Kitap bu karakterler üzerinden anlatılmış nasihatler bütünü aslında.Bir Hakan'dan Kumandan'a kapıcıbaşıdan aşçıbaşına kadar bir çoklarının nasıl olması gerektiğini, yoksullarla, zanaatkarlarla ilişkiyi vs. anlatan nasihatlarin bir bütünü gibi.

Yasin Bektaş 
21 Nis 12:27 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

18 ayda eşsiz sözlerin toparlanmasıyla yazılan bu eserin hep adını bilip, içeriğini bilmezdim. Birbirinden eşsiz özlü sözler var. Zamanının belki en bilge insanıydı. Okumakta fayda var.

T.D. 
 12 Haz 01:31 · Kitabı okudu · 4 günde

Zaten çoğunuz az buçuk lise yıllarından kitabın konusu içeriği hakkında bilgi sahibisinizdir. Yinede kısaca özet geçeyim;
Dört kişi arasında geçen ana öykü, kitabın 12. Bölümünde başlıyor. İlk 11 bölümde Tanrıya ,peygambere ,halifelere övgüler sunuluyor saygılar iletiliyor. Daha sonrasında Buğra Han'ında övgüsü yapıldıktan sonra ona sunulduğu belirtiliyor. Bahara övgü yapıldıktan sonra da evrenin yapısı hakkında bilgi veriliyor.(Yedi gezegen,ay güneş, burçlar). Altıncı bölümden onuncu bölüme kadar Yusuf Has Hacip ;aklın, bilginin, sözün ,anlayışın ,iyiliğin üzerinde durarak kendi düşüncesiyle görüşlerini bize sunuyor. On birinci bölümde de kitabın adını açıklıyor, yaşlılığı ve sağlık durumu hakkında bilgi verdikten sonra ana öykü başlıyor. Ana öyküden sonra üç ek bölüm daha mevcut.


Hani bayramlarda yada özel aile buluşmalarında görmüş geçirmiş bir aile büyüğünüz görüp geçirdiklerini bir dizi öğütle anlatır da saygıyla dinlersiniz ya aynen öyle bir hissiyata kapıldım. Okunmasını tavsiye ederim. Şimdiden iyi okumalar.

Sadık Kocak 
02 Şub 14:23 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Güzel bir kitaptı. Tabii o kadar eski kelimeleri bilmek anlamak imkansız artık. Yanında günümüz Türkçesi ile birlikte verilmesi bizim için avantaj.
Kitabın dezavantajı tam metin olarak bulunmasının güçlüğü ki böyle Türk Dünyası Coğrafyasında kendi yazdıklarımızı bulamamak çok berbat bir his.
Övgüler tam da beklendiği gibi beklendiği yere beklenilen şekilde dizilmiş. Bunların hepsini harmanlayınca çok güzel bir eser olduğunu tekrar etmek durumundayım. Yazıldığı zamanı da göz önüne alırsak çok büyük saygı duyulması gereken eserlerden ..

zafer serce 
12 Tem 10:42 · Kitabı okudu · 38 günde · 5/10 puan

Yoneticilere rehber olsun diye yazilmis ancak gunumuz kosullarinda uygulanamayacak kadar durust bir kitap.Ben yonetici olmasamda tarihimizin bir parcaai oldugu ixin okudum icerisinde iyi insan olmanin ilkeleride var.

Deniz ATAÇ 
25 Oca 2015 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi · Puan vermedi

Her Türk evladının ve dünya çapında yöneticilerin okuması gerektiğine inandığım yol gösterici bir yapıttır. Özellikle Kabalcı Yayınlarından çıkan Kutadgu Bilig'i okumanızı öneririm :)

Yasemin Kahveci 
 12 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Türk - İslam edebiyatının ilk eserlerinden. Mesnevi tarzında yazılmış eserin dili Türkçe' dir ve on birinci yy.da Karahanlılar Devleti' nde konuşulan Uygur dilidir.

Eserin her beyiti iyilik, doğruluk, güzellik üzerine birer vecize olarak kulaklarda çınlamalıdır.

Türkiye Diyanet Vakfı' nın günümüz Türkçesi ile herkesle buluşturduğu bu nadide eseri okumanızı, anlamanızı tavsiye ederim.

Bünyamin Müftüoğlu 
 06 Tem 03:03 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

-Spoiler İçerir-

KABALCI YAYINEVİ – EYLÜL 2008
2.BASIM (ŞARK KLASİKLERİ SERİSİ 4)
ÇEVİRİ - REŞİD RAHMETİ ARAT

Yusuf Has Hacib 1019 yılı civarında Balasagun’da doğmuştur. Balasagun’da yazmaya başladığı Kutadgu Bilig adlı eserini 1070 yılında , 50 yaşındayken Kaşgar’da tamamlamıştır. Kitapta “Yıl 462’idi bu eseri yazıp tamamladım” (6495.beyit) ifadesi yer almaktadır. Eseri tamamlaması 18 ay sürmüştür. Yazmış olduğu eseri Karahanlı hükümdarı Tavgaç Buğra Han’ın huzurunda okumuş , eser hükümdar tarafından çok beğenilmiş ve kendisine Has Hacib ünvanı verilmiştir. Yusuf Has Hacib 1077 yılında Kaşgar’da hayatını kaybetmiştir. Yusuf Has Hacib’in türbesi Doğu Türkistan , Sincan Uygur Özerk Bölgesi , Kaşgar şehrinde bulunmaktadır.

Okuduğum kitap toplam 1285 sayfadan oluşmaktadır ve tek cilt halinde basılmıştır. Eserin tam metin çevirisidir.

Kutadgu Bilig 85 bölüm ve Yusuf Has Hacib tarafından sonradan eklenen üç bölümle birlikte toplam 88 bölümden oluşur. Bu 88 bölümde toplam 6645 beyit mevcuttur.

Yusuf Has Hacib anlatmak istediği değerleri ve düşüncelerini dört sembol kişi üzerinden okuyucuya aktarmıştır.
Kün-Toğdı kanunu ve adaleti ,
Ay-Toldı saadet ve mutluluğu ,
Öğdülmiş bilgi ve akılı ,
Odgurmış akıbeti ve kanaati (353-358 beyitler) ifade eden sembolik kişilerdir.

Kitabın ilk üç bölümünde sırası ile Allah-u Zülcelal , Peygamber Efendimiz(s.a.v) ve Dört Halife övgüyle anlatılır. Allah’ın birliği ve yaratıcı gücü , Peygamber Efendimizin(s.a.v) elçiliği ve insani değerleri , Dört Halife’nin belirgin kişilik özellikleri anlatıldıktan sonra , her bölüm sonu dua ve şefaat dilekleriyle bitirilmiştir.

Kitabın dördüncü bölümünde parlak bahar mevsimi anlatılırken ; doğaya yeşil örtü giydiren baharın , göç ederken birbiri ardına dizilerek uçan turnaların , gagası kan kırmızısı olan kınalı kekliklerin ötüşünün günümüzden bin yıl öncede aynı ahenge sahip olduğunu okumak insanda farklı duygular uyandırıyor. Yine bu bölümde Karahanlı hükümdarı Tavgaç Buğra Han’dan övgü dolu sözlerle bahsediliyor.(88.beyit)

Beşinci bölümde yedi yıldız (Satürn,Jüpiter,Mars,Güneş, Venüs, Utarit,Ay) ve oniki burç anlatılır.

Kitabın altıncı bölümünde insanlık değerlerinin bilgi , akıl ve anlayışla kazanılacağı anlatılır.

Yedinci bölümde dilin erdemi ve kusuru , faydası ve zararı anlatılırken “Sözüne dikkat et ki başın gitmesin , dilini sıkı tut ki dişin kırılmasın” (167.beyit) ifadesi kullanılmıştır. Türk milleti hangi coğrafyada , hangi tarihte yaşarsa yaşasın şairleri ve ozanları boş laf etmenin , gereksiz söz söylemenin , yalan konuşmanın insanın başına bela getireceğini yazmış ve söylemişlerdir.

Yusuf Has Hacib sekizinci bölümde sözlerini bilgiye değer veren insanlara söylediğini , insanın yanılabileceğini , sözlerinde yanılırsa kitabı okuyandan anlayış beklediğini ifade eder.

“Halkın dili kötüdür , seni çekiştirir. Kişinin doğası kıskançtır etini yer.” (194.beyit) Yusuf Has Hacib’in bu beyitte “etini yer” tabirini kullanması Peygamber Efendimizin(s.a.v) “Gıybet eden kişi ölmüş kardeşinin etini yemiş gibidir” Hadis-i Şerifinden dolayı olabilir.

Yusuf Has Hacib bilgiyi altına benzetmiş ve şöyle demiştir “Toprağın altındaki altın taştan farksızdır. Altın toprağın üstüne çıkınca kıymetlenir.” (213.beyit)

Gereksiz ve boş lafın zararını anlatan Yusuf Has Hacib kişinin bildiğini söylememesi , bilgisini paylaşmamasının zararlarını da anlatır.

Kitabın dokuzuncu bölümünde iyilik konusu üzerinde durulmuştur. “Kötüye sövülür , iyi övülür” (239.beyit) İyilik yapmanın ve iyi anılmanın yüceliğinden sözedilir. Bu bölümde meşhur Türk hükümdarı Alp-Er Tonga da anlatılır. (277.beyit) İyilikle , adaletle , anlayışla , bilgi ve akılla hükmeden bir bey olarak isminin anıldığından bahsedilir. İnsanın iyi anılması için ömrü boyunca iyilik yapması gerektiği anlatılır. Kötülüğün insanın kendisine de çevresine de faydası yoktur.

Kitabın onuncu bölümünde bilgi ve aklın faydaları anlatılır. 290. 291. ve 6550. beyitlerde Peygamber Efendimizin övgüsüne mazhar olan Sasani hükümdarı Nuşirevan’dan bahsedilmektedir. Nuşirevan’ın aklı ve bilgisiyle itibar gördüğü , iyi olarak anıldığı örnek gösterilir.

Yusuf Has Hacib Onbirinci bölümde kendi ihtiyarlığıyla gençliği arasındaki farkı anlatır. Gençliğin güzelliği , zevki , değeri ve kıymetini anlatarak bu bölümüde dua ile bitirir.

Kitapta onikinci bölüm itibariyle Yusuf Has Hacib bilgisini , öğütlerini ve söylemek istediklerini Kün-Toğdı , Ay-Toldı , Öğdülmiş , Odgulmış karakterleriyle hikayeleştirerek okuyucuya anlatmaya başlar. Bu ana karakterlerin yanı sıra Küsemiş , Hacip , Kumaru karakterleri dört ana karakter arasındaki irtibatı sağlamak için hikayede sıraları geldikçe ortaya çıkmış , hikayedeki görevleri bitince kaybolmuşlardır.

Kitapta onikinci bölüm ve seksenbeşinci bölümler dahil olmak üzere bu bölümler arasındaki toplam yetmişdört bölümde bu hikaye anlatılır.

Hikayede Kün-Toğdı hükümdar ve kanun koyucudur. Ay-Toldı ve Öğdülmiş hükümdarın vezirleridir. Aynı zamanda Ay-Toldı ve Öğdülmiş baba-oğul olarak anlatılmıştır. Ay-Toldı bilge bir insandır. Kendisine uyulduğunda mutluluğu ve saadeti getirecek kişidir. Öğdülmiş Ay-Toldı’ın oğludur ve babası öldüğünde onun yerine geçmiş hükümdara vezirlik yapmıştır. Bilgili ve akıllı bir vezirdir. Yusuf Has Hacib düşüncelerini Ay-Toldı ve Öğdülmiş karakterlerine bürünerek okuyucuya anlatmaya çalışmıştır. Akıbet ve kanaat sembolü olan Odgulmış ise dünyadan elini çekmiş , yalnız Allah’a ibadetle uğraşan ulu bir kişi , bir evliya olarak anlatılır.

Kitapta 47. ve 66. bölümler arasında Öğdülmiş Odgulmış’ın alim , tabib , şair , çiftçi , tüccar gibi kişilerle olan münasebetinde nasıl davranması gerektiği hakkında öğütler verir. Bu kısımlarda Yusuf Has Hacib yine Öğdülmiş karakterine bürünerek kendi fikir ve düşüncelerini okuyucuya aktarmaya çalışır.

Hikaye içerisinde Ay-toldı ve Odgulmış hayatını kaybeder. Hikaye sonunda Kün-toldı ve Öğdülmiş ülkelerini birlik ve düzen içerisinde yönetir , insanlar mutlu ve mesut şekilde yaşarlar. Yusuf Has Hacib hikayeyi bu şekilde bitirir.

Yusuf Has Hacib kitabın sonuna eklediği son üç bölümde artık ihtiyarladığını, gençliğini boşa geçirdiğini , gençliğin önemini , pişmanlığını , zamanın ve insanların bozulduğunu , iyi insanları bulmakta zorlandığını anlatır ve kendisine nasihat ederken aynı zamanda kitabını okuyanlara da öğütlerde bulunarak eserini bitirir.

Bu kitabı okurken büyük bir keyif aldığımı söyleyebilirim. Yusuf Has Hacib eserinde evrensel nitelikte olan değerler hakkında çok etkili örnekler ve öğütler vermiştir. Ancak kitapta anlam veremediğim , yanlış olduğunu düşündüğüm beyitlerde mevcuttur. (4361)(4362)(4363) (4511) (4512)(4518) Bu beyitlerden hareketle kitabın yazıldığı tarihte toplumdaki bazı İslami ve insani değerlerin tam anlaşılamadığı , tam sindirilemediği yorumu yapılabilir. Yusuf Has Hacib 205. beyitinde şöyle der: “Sözü söyleyen yanılabilir ve şaşırır , anlayışlı isterse bunu düzeltir ve tashih eder.” Bende Yusuf Has Hacib’in bu altı beyiti yazarken yanıldığını , bu yanılgının da toplumun o tarihlerde bazı durumlar karşısında yanlış algılar içerisinde olduğundan kaynaklandığını söyleyebilirim. Bu yanılgı zamanla yine toplum içerisinde düzeltilmiş , meselenin tashihi Kutadgu Bilig’in yazıldığı tarihten yaklaşık 450 yıl önce İslam diniyle Peygamber Efendimiz (s.a.v) tarafından yapılmıştır.

Kutadgu Bilig Türk-İslam fikir ve sanat hayatının en eski örneklerinden biridir. Türk toplumunun teşkilatı ve fikir hayatı açısından bir devrin aynası durumundadır. Türk toplum bilimi , Türk tarihi , Türk kültürü ile ilgili birçok unsur içerisinde bulunabilir.

Yusuf Has Hacib yalnız yaşadığı dönem için değil , günümüz içinde birçok değere sahip bir kitap ortaya koymuştur. Bugün birçok toplumsal meselede fikir sahibi olunamazken , bir çözüm üretilemezken bin yıl önce nasıl halledildiğini, fikirler üretildiğini görebiliriz. Buradan hareketle Yusuf Has Hacib’in kendisinden sonraki nesillere faydalı olmak , yol göstermek arzusu içerisinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu amaca ulaşmak içinde böyle bir kitap meydana getirmiştir.

Yusuf Has Hacib’in toplumsal meselelere duyarlılığı , çözüm yolları araması , fikir üretmesi ve bu fikirlerini sonraki nesillere aktarmak istemesi eğitimci yapısının en önemli göstergesidir.

Kutadgu Bilig ilk bakışta yazıldığı dönemin devlet adamları , devlet teşkilatı ile ilgili gibi görünsede aslında toplumu oluşturan bireyler ile bireylerin toplumdaki konumu ve görevlerini de açıklamaya çalışır. Birbirleriyle çok sıkı bağı olan birey , toplum ve devlet hayatının ideal bir şekilde düzenlenmesi için gereken anlayış , bilgi ve erdemlerin ne olduğu, bunların ne şekilde elde edileceği , nasıl kullanılacağı ve nasıl korunacağı üzerine oluşturulmuştur.

Son olarak Balasagunlu Yusuf Has Hacib’in “Ey bu kitabı okuyan canlı, ben bu dünyayı bırakıp toprağa düşünce, beni unutma” (6507.Beyit) sözlerini hatırlayıp kendisini ve söylediklerini unutmayacağımızı ve unutmamamız gerektiğini söylemek isterim. Allah ondan razı olsun ve Allah ona rahmet eylesin.

2 /

Kitaptan 77 Alıntı

Meral 
07 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Bu dünya bir bataklıktır. Bataklığa giren dibe batar ve bir daha çıkamaz; orada sevinç arama. Oradan kendini yukarı çek, ibadet ile kulluk görevlerini yerine getir.

Kutadgu Bilig, Yusuf Has HacipKutadgu Bilig, Yusuf Has Hacip
Meral 
05 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Her işin uygun bir zamanı vardır, vakti geldi mi, kapalı kapılar açılır! Bak bilge kişi ne demiş: Hangi işte acele edersen, uzar geriye kalır; acele işin sonu pişmanlık olur.

Kutadgu Bilig, Yusuf Has HacipKutadgu Bilig, Yusuf Has Hacip
Meral 
06 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kötüler iyilikte kimi kusurlar bulurlar, Derler ki, kötü olmasa iyi yapacak iş bulamaz.Oysa iyi kötüye bakmaz. İyilik yapmak isteyen daima iyilik eder. Sadece bugünlük rahatını düşünen kötülük işler, fakat yarın sıkıntı çeker. Sen daima iyilik et, o senin ayrılmaz bir arkadaşın olsun. Bugün yaptığın iyiliğin sana bir zararı dokunmaz, fakat inan ki yararını görürsün. Kötülük bugün yararlı, kârlı gibi görünse de yarın mutlaka zararını görürsün.

Kutadgu Bilig, Yusuf Has HacipKutadgu Bilig, Yusuf Has Hacip
Meral 
05 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

- Senin bütün erdemlerini, kusurlarını anladım, dedi hükümdar. Şimdi bana adının anlamını söyle. Ne demektir Aydoldu?
Benim adım benin karakterimle ilgilidir. Bilgeler benim tabiatımı aya benzetmişler. Ay doğarken inceciktir, bilirsiniz. Sonra gitgide büyür, dolunur; ışık saçar. Dolunay olup en geniş halini aldıktan sonra yine eksilmeye başlar; güzelliği azalır gider, sonunda kaybolur. Sonra yine doğar. Ben böyleyim işte. Bazen doğar, bazen kaybolurum.

Kutadgu Bilig, Yusuf Has HacipKutadgu Bilig, Yusuf Has Hacip
ozge 
16 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bu dünya bir tarladır. Burada bugün ne ekilirse, yarın o biçilecektir. İyilik tohumu ekersen iyilik çıkar, kötülük tohumu ekersen kötülük çıkar. İyilik insana azık, kötülük ise yük olur.

Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hacip (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hacip (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)
Meral 
04 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Başın selametini istiyorsan dilini tut, ağzından yakışıksız söz kaçırma. Söz bilerek söylenirse bilgi sayılır; bilgisizin sözü ise kendi başını yer. Söz söylemek faydasız değildir; ama çok sözden de fayda görmedim. Sende sözü sırasında ve az söyle.

Kutadgu Bilig, Yusuf Has HacipKutadgu Bilig, Yusuf Has Hacip
Meral Benimser 
25 May 16:38 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Akıl süsü dil, dil süsü sözdür. İnsanın süsü yüz, yüzün süsü gözdür. İnsan sözünü dil dili ile söyler; sözü iyi olursa, yüzü parlar.

Kutadgu Bilig, Yusuf Has HacipKutadgu Bilig, Yusuf Has Hacip