Muhammet Çelik'in Kapak Resmi
Muhammet Çelik, Atilla'nın Kalkanı'ı inceledi.
05 Eyl 08:29 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Avrupa Hunlarının dünyayı kasıp kavuran, İstanbul ve Roma'nın surlarının dibine kadar getiren akınlarının çok güzel bir hikayesi.

Bir çırpıda okuyabileceğiniz ve bu tarz kitapları seviyorsanız inanılmaz keyf alabileceğiniz bir kitap.

Kitapta Atilla'nın en yakın subaylarından birinin ve onun evlatlığının hikayesi geçmekte.

Ortaokul çağlarında benzer şekilde Abdullah Ziya Kozanoğlu'nu okurdum. Aynı tadı aldım. Kozanoğlu'nu sevenlere duyurulur.

Muhammet Çelik, Ebuzer'i inceledi.
05 Eyl 08:24 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 8/10 puan

Peygamber Efendimize ve Allah'ın birliğine ilk iman eden Sahabelerden olan Ebuzer'in hayatını hikaye tarzında anlatan güzel bir kitap. Kitap içerisinde özellikle mal mülk düşkünlüğünü reddeden Ayetleri, bu düşkünlük içinde yaşayanlara hatırlatan Ebuzer'in çektikleri hikayeleştirilmiştir.

Medine'nin ilk yıllarından beri Allah Resulunun yanında olan Ebuzer şüphesiz doğruları çıkarsız ve hilafsız etrafındakilere söylemiştir.

Muhammet Çelik, Tutsak'ı inceledi.
09 Ağu 08:29 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitapta, Ceren adlı annenin duygularını yaşarken sanatçı kişiliği nedeniyle oluşan yoğunluğu bariz bir şekilde hissetmektesiniz. Kocası Irak Türkmeni olduğu halde, Birkaç nesildir Türkiye'de yaşadıklarından artık apolitikleşmiş hatta Türkmen davasıyla hiçbir alakası olmayan, zengin züppe bir şahsiyet. Karısını ve iki çocuğunu neredeyse hiç görmeyen dışarılarda hovardalık yapan, müteahhitlik nedeniyle cebinde para olan bu para ile har vurup harman savuran bir tip. Karısı ona olan Tutsaklığın nedenini kendi yetiştiriliş tarzına bağlasa da kocasının akrabası olan ve Irak Türkmen hareketinin liderlerinden biri Tarık ile tanışınca Tutsaklığın ancak sonsuz bir sevgi ile yenilebileceğini öğreniyor. Tarık'ın Turan'a olan inancı ve sevgisi onu idam edilmesine kadar geçen hayatta her şeyi bir kenara bırakıp bu sevgi yolunda savaş vermesi, Ceren'in tutsaklıktan kurtulmasına bir yol oluyor.

Kitapta zıt kavramlar, iki amca oğlunun birinin para ile züppe yaşamı birinin ise ülkü uğruna genç yaşta şehit olması.

Keyifli güzel bir kitap.

Muhammet Çelik, Fahrenheit 451'i inceledi.
17 Haz 22:37 · Kitabı okudu · 19 günde · 7/10 puan

Distopya türleri hep ilgimi çekmiştir. Bu nedenle elime aldığım eserde kitapların suç sayıldığı ve itfaiyecilerin yangınları söndürmek yerine kitapları yaktığı bir dünyayı hayal etmiş yazar. Konu bu kadar harika olduğu halde, bence aradaki onlarca duygu geçişi ve tanımlamalar nedeniyle beni biraz sıktı.

Ama yine de okunması gerekilen bir kitap.

Muhammet Çelik, Ölüöne'yi inceledi.
02 Haz 10:11 · Kitabı okudu · 53 günde · 7/10 puan

Kitabı iki şekilde değerlendirmek gerek.
Sibirya kültür coğrafya ve toplumu hakkında bilgi alabileceğiniz kısım bu kitabı okumamın nedenini oluşturuyor. Kitapta Saka olan öğrenci Moğolistan'a okumaya gidiyor, Altay, Kazak gibi diğer Türk ellerinden insanlar ile tanışıp kaynaşıyor. Ve gelişen olaylarda gündelik Moğol, Saka ve diğer Turanik toplumların yaşantısı hakkında bilgi elde diliyor.

İkinci kısım ise yazar Levent Bey'in de vasıflarından biri olan Metal Müzik kısmıdır. Burası bana göre biraz abartılı bir anlatım olmuş. Hele müzik gurupları ve şarkı isimlerinin sayılma kısımlarını adeta göz ucu ile hızlı hızlı okuyup geçmek zorunda kaldım. Bir de Metal Müzik dinleyen insanların sanki diğer müziklere karşı kendileri çok üstün görmeleri gibi bir durum hissediyorum. Bu hissi somut örneklere dökemem ama öyle bir hava hissediyorum. Bu havada bu kitapta bayağı hissediliyor.

Yinede bölgede gezmek istiyorsanız tavsiye ederim.

Muhammet Çelik, Yalnızız'ı inceledi.
30 May 11:46 · Kitabı okudu · 19 günde · Beğendi · 7/10 puan

Peyami Safa, karakter analizleri çok yoğun yapan, bu konuda bence deha seviyesinde bir adam. Zira yazdıklarını hayal ederken aklınızdan devamlı "sahiden öyle oluyor" gibi ifadeler geçebilir.

Bundan sonrasında kitap hakkında bilgi vardır. Okuyacaklara spoiler olabilir.
Bu kitabı da iki bölüm ile incelenebilir. Birincisi evin kızı Selmin'in hikayesi var. Selmin insanları en kötüye alıştırmaktadır. Oynadığı oyunda insanlar, onun bunu oyun olduğunu söylediğinde o kadar rahatlamaktadırlar ki her şartı seve seve kabul etmektedirler.

İkinci kısım Samim ile Meral'in hikayesidir. Meral o dönem bir çok yazarda hissedilen bir karakterdir. Batıya körü körüne hayran ve batı için kendi şahsiyetinden birçok taviz verebilecek bir genç kız. Ancak içinde bir yerlerde yine de kendi kültürüne minik de olsa bağları vardır. Bu bağlar ile Samim'e tutunmaktadır. Safiye Erol, Bahaeddin Özkişi, Samiya Ayverdi, ve Kemal Tahir gibi birçok dönem yazarında benzer karakteri bulabilirsiniz.

Kitapta ayrıca önemli bir ayrıntı da hayal ülkesi olan Simeranyadır. Samim aklındaki ideal ülkeyi burada kurmaktadır.