1000Kitap Logosu
İbrahim Kalın

İbrahim Kalın

Yazar
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
8.9
882 Kişi
2.735
Okunma
785
Beğeni
9,4bin
Gösterim
Unvan
Türk Politikacı, Teolog, Tarihçi, Yazar
Doğum
İstanbul, Türkiye, 15 Eylül 1971
Yaşamı
İbrahim Kalın, (d. 15 Eylül 1971, İstanbul) Türk tarihçi, bürokrat ve diplomat. 11 Aralık 2014 tarihinden beri Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı sözcülüğü ve başdanışmanlık görevini yürütmektedir. Erzurum, İspir kökenli bir ailenin çocuğu olarak 1971 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nde 1992 yılında lisans eğitimini tamamladı.Yüksek lisans tahsilini sürdürmek için Malezya'ya gitti. 1996 yılında doktora çalışmaları için ABD'de George Washington Üniversitesi'ne girdi. College of the Holy Cross, Georgetown Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi'nde İslam düşüncesi ve İslam-Batı ilişkileri üzerine dersler verdi. Felsefe, İslam düşüncesi ve İslam felsefesi üzerine akademik çalışmalarda bulundu. Doktora öğrenimi sırasında "Mulla Sadra’nin Bilgi Teorisi ve Anti-Subjektivist bir Epistemolojinin İmkanı" konusu üzerine çalıştı. Japon araştırmacı Toshihiko Izutsu'nın "İslam'da Varlık Düşüncesi" kitabını ve Şazelîyye tarikatının Darkavîyye kolunun kurucusu olan Mulay El-Arabi Ed-Darkavî’nin “Bir Mürşidin Mektupları” adlı kitaplarını Türkçeye tercüme etti. Halil İnalcık'ın makalesini "İstanbul: Bir İslâm Şehri" başlığıyla tercüme etti. 2005-2009 yılları arasında Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) kurucu başkanlığını yaptı. 2011 yılında Ahmet Yesevi Üniversitesi mütevellî heyeti üyeliğine atandı. 2007 yılında "İslam ve Batı" adlı kitabı yayımlandı. Bu çalışmasıyla Türkiye Yazarlar Birliği'nin "Fikir Ödülü"nü kazandı. Macmillan Encyclopedia of Philosophy, Encyclopedia of Religion ve Oxford Dictionary of Islam gibi ansiklopedik eserlere katkılarda bulundu. 2014 yılında "Akıl ve Erdem", 2015 yılında "Varlık ve İdrak", 2016 yılında ise "Ben, Öteki ve Ötesi: İslam-Batı İlişkileri Tarihine Giriş" adlı çalışmaları yayınlandı. 2009 yılında Ahmet Davutoğlu'nun dışişleri bakanı olmasıyla boşalan dış politikadan sorumlu başbakan başdanışmanlığı görevine getirildi. Ocak 2010'da kurulan Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü'nün ilk koordinatörü oldu. 2012 yılında başbakanlık müsteşar yardımcılığı görevini üstlendi. Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte cumhurbaşkanlığı genel sekreter yardımcılığı görevine getirildi. Son olarak 11 Aralık 2014 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından "cumhurbaşkanlığı sözcüsü" olarak atandı. Evli ve 3 kız babasıdır. Akademi ve bürokrasideki çalışmalarının yanı sıra İbrahim Kalın'ın halk müziği başta olmak üzere sanata yakın bir ilgisi vardır. Bestelediği eserler arasında "Seni Mene Vermez İse" ve "Elif Bacı" adlı çalışmalar bulunmaktadır. Telif eserleri İslam ve Batı Varlık ve İdrak: Molla Sadra'nın Bilgi Tasavvuru Akıl ve Erdem: Türkiye'nin Toplumsal Muhayyilesi Ben, Öteki ve Ötesi: İslam-Batı İlişkileri Tarihine Giriş Enine Boyuna Türkiye İslamofobi: 21. Yüzyılda Çoğulculuk Sorunu Barbar Modern Medeni Perde ve Mana Çevirileri Bir Mürşidin Mektupları
238 syf.
·
5 günde
·
10/10 puan
Öncelikle herkese hayırlı günler dilerim. İbrahim Kalın 'ın okuduğum ilk kitabıdır. Siyasetçi ve akademisyen kimliğinin yanında ilgilendiği müzik ve yazarlık alanlarında da oldukça başarılı bulduğumu belirtmeliyim. Severek takip ediyorum. Kitapta detaylı bir tarih bilgisi mevcuttur. Batı medeniyeti ve İslam dünyasını bu kitapta harmanlayarak biz okuyuculara bilgi dolu bir eser sunmuş oldu İbrahim Kalın. Kitabı okuyunca anlıyoruz ki, tarih boyunca İslam'a hep bir hayranlık duyulmuş. ( Ama hâlâ daha içimizde Müslüman olduğu iddiasında olup İslamı idrâk edemeyenler ve bunu bir türlü anlayamıyor. :d) Bunun yanı sıra şu sözün tasdikçisi olmuş adeta kitap : " Bir milleti parçalamak, yok etmek için o milletin inancına saldırmanız büyük bir etkendir." Tarih boyunca Osmanlıyı, İslamiyeti bölüp, parçalamak için, Kur'an-ı Kerim defalarca Latince diline çevrilmiş. Kısacası bizi kendi silahımızla vurmaya çalışmışlardır. Günümüze bakınca başarılı da olduklarını düşünüyorum. :) Bunu şu alıntıdan da anlayabiliyoruz. Dönemin bir yazarının kitabındaki alıntıdır: "Sizden uzaklarda başka bir dili konuşan, sizinkinden farklı bir yaşam biçimine sahip olan, sizin örf ve adetlerinize yabancı biri olarak Batı'nın uzak diyarlarından doğuda ve güneyde yaşayan sizler bu (satırları) yazmam ve hayatımda hiç görmediğim ve muhtemelen hiçbir zaman görmeyeceğim kişilere kelimelerle saldırmam garip görünebilir. Fakat ben size bazılarınızın çoğu zaman yaptığı gibi, silahla değil sözle;kaba kuvvetle değil, akılla ;nefretle değil sevgiyle saldırıyorum. " Günümüz sorunlarının da bu tarihin arka planına dayandığını belirten, güzel mukayeselerle anlatılan güzel bir kitaptı. Okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar arkadaşlar. :))
İslam ve Batı
9.0/10
· 724 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
2
73
304 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Batılılaşmadan Modernleşebiliyor Muyuz
Tarihçi akademisyen, bürokrat ve büyükelçi olan İbrahim Kalın'a taraflı , tarafsız hangi pencereden bakarsanız bakın; Genel kültürü , araştırmaya , kendini geliştirmeye olan merakı , ilmi , hitabeti ve mütevazı kişiliğiyle herkesin gıpta edeceği bir şahsiyet . Hangi videosunu izlerseniz, kitabını okursanız ;mutlaka yeni bir bilgi, yeni bir kelime katacaktır sizlere. Barbar Modern Medeni kitabını okuduğunuzda, İslam medeniyetinin geri kalmasının nedenleri, Batı'dan almamız ve almamamız gerekenler , Batı'nın empoze etmeye çalıştığı bazı kavramların reddini, özeleştiri yaparak Türkçe'nin en güzel haliyle kaleme almış. Daha derinlere inersek İslam alemi olarak bazı kabul görmüş hatta kemikleşmiş görüşleri reddetmek için temelde köklü bir hamleyi yapacak, felsefi kavramlar , tarihi araçlardan ve özgüvenden yoksun olduğumuzu görüyoruz. Sormamız gereken en önemli soru: Neden geride kaldık? "Geçmişin başarıları , tarih ve medeniyet bilincimizi güçlendirirebilir. Fakat medeniyeti hazıranın günden güne artmakta olan asar ve envarı dururken; o eski asara müracaat veya onlarla iktifa etmek , adeta güneşin envarı önünde bir kandilin fitilinden istifade etmeye çalışmak gibidir "der Avrupalıların ilimleri, irfanları, sanayideki terakkileri inkar edilecek şey değildir .Ancak insaniyetleri, insanlara olan muamelerini maddiyattaki terakkileriyle ölçmek katiyen yanlıştır . İlimleri fenleri alınmalı ancak onlara asla kapılmamalı inanmamalı .Bizim yanlışımız burada başlıyor Batının ilmini alırken kendi ahlakımız ve kültürümüzü de korursak kimlik bunalımına da girmeyeceğiz. Ne diyor Mehmet Akif Ersoy "Alınız ilmini Garb’ın, alınız sanatını, Veriniz mesainize hem de son süratini Sade Garb’ın, yalnız ilmine dönsün yüzünüz Çünkü kabil değil artık yaşamak bunlarsız Çünkü milliyeti yok sanatın, ilmin yalnız.” Batı emperyalizmine teslim olmadan modernleşmek, kendi ahlak, kültürü ve maneviyatımza sadık kalabilmekti gayemiz. İslam'ı bırakmadan modern toplumların arasında yer almak .Lakin din , gelişime engelmiş gibi görüldüğünden batının ilmini değil ahlak libasini atmış yaşantılarını alıp kendimize yabancilastığımızı fark edemeyenlerin kendi yanlışlarını , eksikliklerini ,geride kalmayı İslam'a yüklüyorlar Müslüman toplumları geri bırakan onların dini değil ,din ve dünya tasavvurlarında gerileme ve fakirleşmedir. İslam dünyasında bir ihya olacaksa dine rağmen değil, din ile beraber ve onun sağladığı imkanlarla olacaktır. Taassup en hakiki dini bile kirletir .Araştırma merakımız olmazsa , gelişmişliği Batıyı kopyalamak zannedersek; İslam alemi olarak yerimizde saymaya ve dinimizi temsil etmede başarısız olduğumuz gerçeği ile karşılaşmaya mecbur kalacağız Şu yanlışı düzeltelim: İslam medeniyetinin geride kalmış olması İslam'ın değil olsa olsa müslümanların medeniyet ruhunu kaybetmiş olmasıdır. Zira İslamiyet terakkiye mani değildir.Bilakis ilk emri oku olan bir işten yorulunca başka bir işle meşgul ol diyen bir dine mensubuz Nedir medeniyet? Medeniyeti teknolojik üstünlüğe indirgemek insanlık tasavvuruna ihanet olur. Maddi gelişmişlik ile manevi tatminsizlik arasındaki gerilimin batının başını çektiğini modern medeniyetin tek eksiğinin ahlak , maneviyat olduğunu söylemek meseleyi basite irca etmek olur. Batının medeniyeti tartışılmalıdır. Zira, Batı'nın Doğu'ya bakan kısmı somürgeciliktir. Güçsüzü ezerek yükselmek medeniyet kavramına denk midir?? Kitaptan öğrendiğim kelime sayısı oldukça fazla, bazı yazarların bu konudaki düşüncelerine değinilmiş ve o yazarları da araştıracağım.Birkaç kitap geçiyor onlar da merak uyandırdı. Dolu dolu bir kitap her sayfada yeni kelime görmek, yeni bir bilgi ...Severek okudum. Saygılarımla:)
Barbar Modern Medeni
Okuyacaklarıma Ekle
4
77