Dag Solstad

Dag Solstad

Yazar
7.7/10
72 Kişi
·
186
Okunma
·
6
Beğeni
·
316
Gösterim
Adı:
Dag Solstad
Unvan:
Norveçli Yazar
Doğum:
Sandefjord, Norveç, 16 Temmuz 1941
Edebiyat dünyasına 1965’te yayımladığı öykü kitabıyla girdi. O zamandan bu yana ülkesi Norveç’in ve Kuzey Avrupa’nın en önemli yazarlarından olan Solstad pek çok roman, öykü kitabı, oyun ve deneme kitabı yayımladı; ayrıca 1982-1998 yılları arasında Jon Michelet’le birlikte dünya futbol şampiyonaları üzerine beş kitap kaleme aldı.

Solstad, ülkesinin en prestijli edebiyat ödüllerinden Norveçli Eleştirmenler Ödülü’nü üç kere kazanmanın yanı sıra, Kuzey Avrupa Edebiyat Ödülü’nün de sahibi olmuştur.
“Bir insanın elinden hayatı boyunca kendisini kandırdığı şeyi elinden aldığınız anda mutluluğunu da bitirirsiniz.”
Dag Solstad
Sayfa 9 - Yapı Kredi Yayınları
"Düşmüştü artık, bundan geri dönüş yoktu, kalkmaya gönlü de yoktu, hatta gelip kaldırsalar bile kalkmayacaktı."
"... kendini yorgun, son kullanma tarihi bitmiş ve müthiş hayal kırıklığına uğramış hissediyordu."
“Ölüm acısıyla burun buruna gelen herkes karşısındakileri etkileyen azametli bir duruş sergileyebilir.”
Dag Solstad
Sayfa 25 - Yapı Kredi Yayınları
"Ölüm acısıyla burun buruna gelen herkes karşısındakileri etkileyen azametli bir duruş sergileyebilir. Ancak bu ne kadar devam eder dersiniz?"
"... hızlı adımlarla yürümeye devam ederken, belki de kalabalıkta kaybederim kendimi diye belirsiz bir duygu geçti içinden."
"Hayır, hayır, kültür mirasının bir parçası olan edebiyat gençlere cazip gelmiyor ve gençlerin yazdığı komposizyonlar da kültür mirasına yakışacak edebi değerde tezler değiller."
108 syf.
·3 günde·Puan vermedi
“Eğitime de ihtiyacımız yok, düşünce kontrolüne de. Öğretmen çocukları rahat bırak. Böyle olduğu sürece hepsi duvardaki bir tuğladan ibaret.” diyor düzyazıya çevirdiğim Pink Floyd’un şarkısı.

Mahcubiyet ve Haysiyet’te de buna benzer bir konu yardımcı içeriklerle desteklenerek işleniyor. Spoiler vermeden kısaca özetlemem gerekirse roman kahramanımız Elias Rukla kendini geri kalmış hisseden, öğrencileri ile arasındaki kuşak çatışmasından mustarip bir edebiyat öğretmenidir. Bir gün sınıfta İbsen’in Yaban Ördeği eserini didik didik edip işlerken kendisi için hayati bir noktaya nüfuz ediyor ve benliğiyle yüzleşme süreci başlıyor. Özellikle ilk sayfalarda Elias Rukla’nın yaşadığı buhran ile karşılaşıyoruz ki bu buhran Peyami Safa’nın Bir Tereddüdün romanı kahramanının buhranına, kendinden geçişine benziyor. Tabi hatırladığım kadarıyla Peyami Safa’nın kahramanı çok daha derin bir kriz geçiriyordu.

Kitabı isminin çekiciliğine kapılıp almıştım aslında. Buna rağmen ilk sayfalar dahi romanın niteliği hakkında mesajlar verdi. Yazar, karakterlerine ilk andan itibaren mikroskobik bir bakış açısıyla yaklaşmış. Benim de çok sevdiğim bu tarzda, sınıftaki en küçük bir iç çekiş veya üfleme püfleme bile romanın akışında önemli bir yer ediniyor. Bundan dolayı roman Ferit Edgü’nün Sait Faik’in incelikli konu anlatışını hatırlattı. Bir taraftan da Roland Barthes gibi evdeki bidonu dahi elli çeşit yönüyle eşeleyerek inceleyip yazan ustaları.

Mahcubiyet ve Haysiyet iki üç ayrı mekanda geçiyor. Mekanlar da kapalı ve romanın çerçevesi için bir değer taşımıyorlar esasen. 12 Kızgın Adam filmi gibi mekanlar çok sınırlı.

Bu gibi sebeplerden dolayı macera veya polisiye roman sevenlerin Dag Solstad’ın kitabından pek tat almayacakları söylenebilir. Onlar için eserin ızdıraba dönüşeceği aşikar diyebilirim.

Sayfaların arasında kaybolurken aklıma İskandinav dizisi Forbydeisen geldi. Polisiye bir dizi olmasına rağmen çok yavaş ilerliyordu. İskandinav ruhu sanatta durağanlıktan zevk alıyor ve ben de öyle. Psikolojik tahlil ağırlıklı yüz altı sayfayı bir macera romanı gibi işim bitse de romana devam edebilsem, diyerek okudum.

Roman, postmodernist bir üslup gözetilerek yazılmış. Romanın özellikle ilk sayfalarında İbsen’in Yaban Ördeği uzun uzadıya incelenmiş, ayrıca oyundan sahneler de senaryodan bazı parçaları ile aktarılmış. O yüzden kitabı okuyacaklar Yaban Ördeği’ni okusalar faydalı olacaktır. Yoksa benim gibi, metin içindeki metinlerden ilk etapta zorlanabilirler.

Kitaptan Norveç’teki eğitim anlayışı hakkında da birtakım bilgiler ediniyoruz. Bu bakımdan öğretmenler, kitaptan İskandinav eğitiminin niteliğini öğrenebilirler. Benim dikkatimi çeken edebiyat dersinde bir dönem boyunca Yaban Ördeği’nin işlenmesi oldu. Bizde böyle bir anlayış maalesef yok. Yazarlar genel hatlarıyla anlatılıp geçiliyor, derinine inmek için ne zaman var ne de müfredat uygun.

Mahçup ve haysiyetli kahramanlarımızın maceraları böyle. Umarım Dag Solstad’ın başka eserleri çevrilir de okurum. Tadı damağımda kaldı çünkü.
108 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Kısa ama öz o kadar çok şey anlatıyor ki bize öğretmen Elias Rukla ......
Kitabın arka kapak yazısında şöyle denir ; yükte hafif pahada ağır, dili ve atmosferiyle akılda yer eden" bir kitap.
O kadar hakkılar ki...
Bazen bazı duygularımız geride kalır, dile getirmediğimiz için yokmuş gibi davranırız... Veya yalnızken itiraf ederiz ama sadece kendimize..... Toplumu, kendimizi, çevremizi sadece kendimize yargılarız...
Ve bire n bir cümle yada tavır bizi kendimize getirir...
İşte bu kitapta öyle güzel ifade etmiş ki...
Kitabın özetini bilerek vermiyorum... Yeni bir kitap ve okuyacak olanlarınız olabilir
108 syf.
·Puan vermedi
Ellisini aşmış edebiyat öğretmeni Elias Rukla Norveç’te bir lisede Ibsen’in “Yaban Ördeği” adlı eserini öğrencilerine anlatır.Öğrenci öğrenci olalı böyle eziyet görmemiştir.Çocukların canları sıkılmıştır demek çok hafif kalır.Ruhlarını teslim etmek üzeredirler ve işin kötüsü öğretmen de bunun farkındadır.Fakat duruma katlanmaktan başka çaresi yoktur.Zil çalar ve Elias Rukla yağmurlu bahçeye kendini atar.Bu kez de şemsiyesi bir türlü açılmaz.Yaşadığı iç sıkıntıyla öğrencilerin ve öğretmenlerin gözü önünde şemsiyeyi parçalar.Sonra tüm hayatı film şeridi gibi gözünün önünden geçer.Kendini,eşini,sistemi,içinde bulunduğu ya da bir türlü bulunamadığı toplumu eleştirir.Mahcubiyet ve Haysiyet adlı kitabı,topluma yabancılaşmış bireyin ağıdı olarak değerlendirdim.Sosyal hayattan uzaklaşan,mekanikleşen,metalaşan ve sonunda “köle”konumuna gelen insanın dramı.
108 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Biraz acımasız olacağım. Kesinlikle zaman kaybı. Lisede Edebiyat öğretmeni olan yaşlı bir adamın birkaç saatlik hayat sorgulaması tarzında bir şeyler yazılmaya çalışılmış ama ne anlattığını yazar kendisi de bilmiyor bence. Birbirini tekrar eden cümleler o kadar fazla ki onları çıkarsak kitap muhtemelen yarıya inerdi, ki halihazırda kısa bir kitap zaten. Geçmişi anlatılırken bir yandan da karakterin psikolojik derinliği verilmeye de çalışılmış sanırım ama ikisi de yarım kalmış. Büyük beklentilerle başlamıştım, hayal kırıklığı oldu. Yarım bırakmaktan hoşlanmadığım için kendimi zorlayarak bitirdim.
106 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Kitabı okumadan önce mutlaka Henrik Ibsen’den
Yaban Ördeği’ni okumalısınız. Ben bunu bilmeden başladığım için kitaba girmekte biraz zorlandım. İnce bir kitap olmasına rağmen derinliği ziyadesiyle fazla. Yükte hafif pahada ağır sözü bu kitap için çok yerinde bir ifade olur. Öyle hemen bir çırpıda ya da bir oturuşta okunup bitirilecek bir kitap değil. Elias Rukla bir lisede edebiyat öğretmeni. Yıllardır işlediği yaban ördeği eserini sınfta öğrencileriyle incelerken bu kez yakaladığı bir ayrıntıyla hayatını yeni baştan sorgular.. işte herşey bu sorgulamayla başlar. Nerdeyse tüm hayatını sorgulamaya başlar, bu sorgulayış ağır hüzünlere doğru ilerler. Tüm acımasızlığı sanki kendinedir. Hatalarını “ben böyle bir hata yapamam buna hakkım yok” dercesine yaşayan peşinden de onun mahcubiyetini hatasının pişmanlığından daha büyük yaşayan biri.. insanda derin izler bırakıyor..duygu yoğunluğu çarpıcı derecede yoğun ve oldukça etkileyici bir atmosferi var kitabın.
108 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Bu ay Simurg okuma grubumun seçtiği ikinci kitap Norveç'li yazar Dag Solstad'ın Mahcubiyet ve Haysiyet kitabıydı. Kitap 100 sayfa ama her satırı dolu doluydu. Kitabın kahramanı Norveç'te yaşayan bir edebiyat öğretmeni. Kitabın başında eğitim sistemi ile ilgili eleştirileri, anlattığı öğrenci ve öğretmen profili birebir Türkiye ile aynı. Kitabın içeriğini şöyle anlatabilirim. Bir edebiyat öğretmeninin yaşadığı hayatı, yaptığı işi ve evliliğini sorgulaması. Öğrenciyken felsefe öğrencisi arkadaşıyla kurduğu ilişki yaşadığı hayatta ona doyum veren tek ilişki oluyor. Kitabın konusunun hem edebiyat hem de felsefeyle ilgili olması kitaba olan ilgimi ve sevgimi arttırdı. Eğer siz de felsefeye ve edebiyata ilgi duyuyorsanız bu kitabı okuyun derim.
108 syf.
Kahramanımızın adı Elias Rukla, edebiyat öğretmeni, rutinden çıkıyor ve hayatı ile yüzleşiyor...Yazar bir gün içerisinde bir adamın neler düşünebileceğini o kadar güzel anlatmış ki! sonrasında Elias ne yaptı merak etmeden duramadım:) ilk sayfalarda sıkılabilirsiniz ama bırakmayın çok ilginç bir hal alacak roman...
108 syf.
·9/10
Ellili yaşlarında bir edebiyat öğretmeni olan Elias Rukla kitabın ana karakteri. Bir gün okulda sinirlerine hakim olamıyor ve elindeki şemsiyeyi hem kırıyor hemde bir öğrencisine küfür ediyor. O saatten sonra nasıl yoluna girebilir ki hayatı. Yol boyunca düşünüyor,düşünüyor...
Solstad, kitap boyunca Elias’ın hayatı üzerinden toplum, sistem ve yeni birey eleştirisi yapmakta.
Çağının insanını eleştirirken onlar için yakıştırdığı bir kelime beni çok heyecanlandırdı: “Borç köleleri”. Daha fazla detay vermemeli ve heyecanı kaçırmamalıyım
Çok yönlü bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
108 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Mahcubiyet ve Haysiyet, yükte hafif pahada ağır muhteşem bir kitap. Her şeyden önce bir anne olarak, bir fert olarak, eğitimci olarak okuduğum için kendimi çok şanslı saydığım yegâne kitaplardan. İnceliğine aldanmamak lazım.. Bitmiyor, eksilmiyor...çünkü bitmesini istemiyorsunuz.
Ve müthiş tespitlerinden sadece bir tanesi şöyle: "... insanlar ölüm karşısında bile durup düşünmüyorlar, diye geçirdi içinden, akıllarını başlarına almıyorlar, biraz alçakgönüllülük göstermiyorlar, hiç kimse kendi kendine sormak zorunda olduğu temel birkaç soruyu sormuyor, boş verip geçiyor..."
108 syf.
·Beğendi·7/10
Hayatınızda aldığınız her kararın doğru olduğunu düşünüyor musunuz? Her seçeneği iyice analiz edip içinden birini şaşmaz bir kendinden eminlikle seçtiğiniz oldu mu? Öyle eminsiniz ki seçimleriniz ve kararlarınız kesinlikle doğru ve tartışılmaz. Sonuç olarak suz mükemmel bir insansınız.

Roman kahramanımız, ellili yaşlardaki lise Norveç Dili Edebiyatı öğretmeni  Ellias Rukla da kendini aynı bu şekilde hissediyor. Hata yapması imkansız mükemmel bir insan. Ama ilgisiz sınıfın karşısında, 25 yıldır anlattığı bir edebiyat eserini, o kendinden emin tavrıyla analiz ederken birden, yıllardır bir yorumda hata yaptığını farkediyor. Bu yanlış yorumlamanın ve yeni birşeyin farkına varmanın coşkusu ile dersine devam ediyor ama o coşkuyu sınıftan alamıyor. Yıllardır yaptığı yanlış yorum, ruh halini birdenbire değiştiriyor. Dersinin bitmesi ile okuldan ayrılırken birden başlayan yağmur, açılmayan şemsiye, açılmayan şemsiyeye karşı beklenmedik siniri ve bunları gören bahçedeki öğrencilere hakaretler, o değişen ruh halinin yansıması. Ve o ruh haliyle eve dönüş yolunda tüm hayatını, evliliğini, doğru olduğunu düşündüğü tüm kararlarını sorguluyor. Sorguladıkça, mükemmel diye aldığı kararların mükemmel olmadığının farkına varıp "Mahcubiyet"i tadıyor ama yanlışını düzeltmek yerine "Haysiyet"ine boyun eğiyor.

İpucu verdim sanmayın, etkili bir metin ama sabırla okunması gerekiyor. İlk başlardaki, Henrik Ibsen'in Yaban Ördeği'nin ayrıntılı analizi uzun. Belki bu eseri önceden okumak, bu ilk kısmı daha rahat aşmayı sağlayabilir. Kitapla kalın.

Yazarın biyografisi

Adı:
Dag Solstad
Unvan:
Norveçli Yazar
Doğum:
Sandefjord, Norveç, 16 Temmuz 1941
Edebiyat dünyasına 1965’te yayımladığı öykü kitabıyla girdi. O zamandan bu yana ülkesi Norveç’in ve Kuzey Avrupa’nın en önemli yazarlarından olan Solstad pek çok roman, öykü kitabı, oyun ve deneme kitabı yayımladı; ayrıca 1982-1998 yılları arasında Jon Michelet’le birlikte dünya futbol şampiyonaları üzerine beş kitap kaleme aldı.

Solstad, ülkesinin en prestijli edebiyat ödüllerinden Norveçli Eleştirmenler Ödülü’nü üç kere kazanmanın yanı sıra, Kuzey Avrupa Edebiyat Ödülü’nün de sahibi olmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 186 okur okudu.
  • 11 okur okuyor.
  • 115 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.