Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 51 dk.
Sayfa Sayısı:
242
Basım Tarihi:
Ocak 2021
İlk Yayın Tarihi:
1964
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Adı:
The Spire
ISBN:
9789754582864
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

-SON-
Puan vermedi·242 syf.··
2026 7. kitabı
• William Golding – Kule Roman, 14. yüzyıl İngiltere'sinde geçer ve baş karakter “Başrahip Jocelin”'in (Dean Jocelin) hikâyesini anlatır. Jocelin, Meryem Ana Katedrali'nin tepesine devasa bir kule (yaklaşık 120 metre yüksekliğinde bir spire) dikilmesi gerektiğine dair güçlü bir inanç ve "vizyon" sahibidir. Tanrı tarafından seçildiğine, bu kulenin hem kenti yücelteceğine hem de insanları Tanrı'ya daha çok yaklaştıracağına inanır. • Ancak katedralin temelleri bataklık zemini üzerindedir ve böyle bir yapıyı taşıyacak güçte değildir. Yapı ustası “Roger Mason” başta çok net uyarılarda bulunur: Bu imkânsızdır, kule yıkılacak, kilise çökebilir. Jocelin bu uyarıları dinlemez; inancının (ve giderek saplantıya dönüşen hırsının) her şeyi mümkün kılacağını düşünür. İnşaat ilerledikçe: - Direkler şarkı söyler gibi gıcırdar, zemin kayar, - İşçiler isyan eder, batıl inançlar yayılır, - Jocelin'in çevresindeki insanlar (Roger, eşi Rachel, temizlikçi Pangall, eşi Goody vb.) bu takıntının kurbanı olur: alkolizm, intihar, tecavüz, ölüm, skandallar… - Jocelin'in kendisi sırtındaki "melek" dediği ağrıyla (aslında verem/tüberküloz) yavaş yavaş çürür. Romanın sonunda kule mucizevi şekilde ayakta kalır ama bu "mucize" inanılmaz bir bedel karşılığındadır: yıkılmış hayatlar, kaybedilmiş ruhlar ve Jocelin'in kendi manevi çöküşü. Jocelin ölmeden önce, vizyonunun gerçekten Tanrı'dan mı yoksa kendi gururundan, bastırılmış arzularından mı geldiğini sorgulamaya başlar. • Benim yorumum: • Kule, bence Golding’in en yoğun ve en acımasız psikolojik romanlarından biri. “Sineklerin Tanrısı”’ndaki gibi “insan doğası karanlık ve vahşi” mesajını burada da veriyor ama bu sefer vahşet bir adada değil, dindarlık kisvesi altında, en kutsal mekânda gerçekleşiyor. Jocelin’in “Tanrı için yapıyorum” diye yola
KuleWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021953 okunma
7/10
·242 syf.··
Beğendi
·
2023 43. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2023 01:09
Hristiyanlığın sembolleri, Kilesedeki ikonlar, pencere, kapı vb aşırı detaylara değinilmiş. Yer ve mekanların en ücra köşesine kadar tarifleri, karakterlerin fiziki özelliği ve düşüncelerinin aktarımı, hissettikleri de hakeza öyle. Ara vermeden okuduğumda olayların içindeymiş hissine kapıldım. Baş Rahip Jocelin'in, tutkuya dönüşen Tanrı sevgisiyle, Tanrı'ya yakın olup onun sevgisine layık ve merhametine sığınmak için Meryem Ana Katedralin'nin tepesine kule yaptırma eylemine girişiyor. Kulenin inşasında çalışan işçiler, Kulenin neye benzeyeceğini merak eden insanların ve tabii Rahip Jocelin'in yaşadığı trajik hikayeleri çok ilginçti. Bir mucizenin gerçekleşmesi için çabalayan bir insanın neler yapabileceğini ve yaptırabileceği temalı #kule betimlemelere ilgi duyanlar için ideal bir okuma.
Modern Klasikler Dizisi
KuleWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021953 okunma
9/10
·242 syf.··
Beğendi
·
2016 88. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2016 14:52
Zor bir konu, zor bir kurgu. Ama bu ikisi usta bir yazarın eline geçtiğinde ortaya çok güzel şeyler çıkıyor. Golding ortaçağa alıp götürüyor bu sefer bizleri. Kitapta geçen Meryem Ana Katedral Kilisesi'nin başrahibi Jocelin, bir kule diktirmeye karar verir. Ona göre Katedral dua eden bir azizdir, yaptıracağı kule ise onun büyüklüğünün göstergesi olacaktır. Hikayenin neredeyse bütünü aynı mekanlarda geçiyor. İşte burada Golding'in müthiş kalemi devreye giriyor. Hikaye sürekli aynı mekanda geçmesine rağmen okuyucuyu sıkmıyor. Jocelin'in ruhunun derinliklerine iniliyor. Onu tıpkı Kafka'nın insanlarına benzetiyor. Bazı şeyleri yönettiğini sanan fakat asıl yönetilenin kendisi olduğunu fark edemeyen bir insan haline geliyor Jocelin. Kulenin inşaatı devam ettiği sürece çeşitli umutsuzluklar ve huzursuzluklar ortaya çıkıyor. Öyle ki, kitapta sürekli bahsedilen kule inşaatının asla bitmeyeceğini veya bitemeyeceğini düşünmeye başlıyorsunuz. Bu yönünden Kafka'yı andırıyor. Ayrıca bu kule de ortaçağ standartlarına göre oldukça yüksek bir yapı. Kule yükseldikçe orada çalışan işçiler, işçilerin başındaki yapı ustası Roger Mason ve Başrahip Jocelin bir dehşete kapılmaya başlıyor. Başrahip deli olduğunu düşünmeye başlıyor, işçilerden biri "Burada hepimiz deliyiz" diyor. Kulenin inşa edileceğine inanmayan yapı ustası ise kule yükseldikçe kendini içkiye vermeye başlıyor. Jocelin bu kulenin inşaatını kendi başlattığı için onu yönettiğini sanıyor fakat zamanla bu "bitirilmiş kule hayali" onu ele geçirmeye başlıyor. Hatta bunu bir takıntı haline getiriyor. Kule tamamlanmadan kendinin özgür olamayacağını ve de huzura kavuşamayacağını düşünmeye başlıyor. Yalnız bu inşaatta da bir sorun var: Katedral'in temeli çok zayıf dolayısıyla kule yükseldikçe kimse onun tamamlanacağına inanmıyor. Kule
KuleWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021953 okunma
3/10
·242 syf.··
2017 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2017 18:31
Kule'yi okurken ben de çok zorlandım. Sık sık "Kesin atladığım, yorumlayamadığım bir şey var." diyerek geri dönüşlerle okuduğum bir roman oldu. Ortaçağ dönemindeki zihniyetin günlük hayata yansımasını (daha çok) örnekleyen bir kurgu hayal etmiştim. Sanırım beklentim farklı yönde olduğu için de kitaptan yeterince keyif almayı başaramadım. Daha çok karakter/ruh çözümlemesinden hoşlananların keyif alacağı bir roman olduğunu düşünüyorum.
KuleWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021953 okunma
5/10
·242 syf.··
Beğendi
·
2019 175. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2019 16:20
Konusu, işleyiş tarzı, içinde ne anlattığı çok da net olmayan karışık bir kitap. Okurken anlamak için çok çaba sarf ettim. Acaba sorun ben de mi? Dedim. Ama anlatısının yokluğuna kapak yazısı kadar ilginç olmayışına bakarsak sorun bende değil. Olay örgüsü, konuşmalar beni kotaba çekmek yerine ondan itti desem yeridir.
1000Kitap
KuleWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021953 okunma
Puan vermedi·242 syf.··
2020 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2020 10:09
Kitap güzel bir konuyu ele alıyor. Bir rahip ve bir amaç var.Bu amacı gerçeklestirmek çok çetin ve çok kayıplı.Rahip ise çok istekli ve inançlı.O yüzden bu zorlu süreci ne kadar kayıplar,zorluklar olursa olsun üstesinden gelinebileceğine inanıyor.Rahip kilisenin ortasına bir kule inşa edilmesini istiyor.Fakat zeminin temeli sağlam değil,çamur balçıkla dolu.İşçiler ve rahip bu zorlu sürece giriyorlar ve beklenildiği üzere bir sürü talihsizlik oluşuyor.Rahip çok inançlı ve seçilmiş bir kişi olduğunu düşünüyor.Kime göre seçilmiş? Ne kadar seçilmiş? Tüm bunlar bir amaç için değer mi? Kitabin içinde bu sorularin cevaplari var elbette.Rahip bu olacak diyor başka bir şey demiyor.Fakat konu çok uzuyor.Bir yerden sonra kitap sürekli aynı hal,tavır almaya başlıyor ve bu sizi bir yerden sonra çok sıkıyor.Kitabı yaşayamıyorsunuz daha doğrusu.100-150 sayfayla anlatılabilecek bir konu dönüp dönüp aynı olaylar etrafında dolaşıyor.Bir yerden sonra sadece Kule'nin en sonunda yıkılıp yıkılmacağı merakı kalıyor ve kitabi sadece bu merakla bitirebiliyorsunuz.Konusu güzel fakat çok uzatılmış bir anlatım olduğunu düşünüyorum. Iyi okumalar.
KuleWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021953 okunma
'Hırsın Sonu Yıkımdır' Diyebilir Miyiz?
5/10
·242 syf.··
2024 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2024 23:52
Kitabı okurken zorlandığımı söylemeliyim. Eseri çok beğendiğimi söyleyemem, ancak işlediği temanın derinliği gerçekten kıymetli. İnsanın hırslarının karanlık yönlerini, inanç ve kibir arasındaki ince çizgiyi, bunlar arasında insanın savrulmasının kendine ve çevresindekilere etkilerini güzel bir şekilde ele alıyor. Başrahip Jocelin'in kuleye olan saplantısı ve manevi arayışları, romanın merkezinde yer alıyor. Okurken ara ara, "yeter be hocam amma inat ettin he" demedim değil. William Golding'in ilk okuduğum eseri Sineklerin Tanrısı'ydı. Kule'yi okurken ondaki akıcılığı bulamadım açıkçası. Bu kitap biraz ağır ilerliyor ve yer yer yorucu bir dili de var. Özellikle katedralin ve kulenin tasvir edildiği ilk bölümlerde olayın içine girmek hayli zor oldu benim için. Belki de bu kadar zor olması, insan doğasının da iç derinliklerine inmenin zorluğunu yansıtıyordur. Yine de, anlattığı hikaye ve son bölümde verdiği mesajlar, eseri değerli kılıyor. Üzerinde düşünmeye değer derinlikler bulmak mümkün. Çok kısaca kendi çıkarımlarımdan bahsedecek olursam: > Romanın doruk noktasında, Jocelin'in yaşadığı manevi kriz en üst seviyeye ulaştı ve o, kulenin çatırdamalarıyla birlikte kendi içsel çöküşünü de yaşadı. Kule, Jocelin'in tüm inadının, hırsının ve saplantısının bir simgesiymiş gibi, onun kendi gözünde de yıkılmaya başlar. > Kitap, Jocelin'in bu trajik yıkımın ardından ölümüne giden yolu da işliyor. Ancak, onun inşa etmeye çalıştığı kule, tamamlanmamış ve çökmüş bir yapı olarak kalır. Jocelin başarısız olmuştur ve bu da hırs dolu bir hayatın tamamlanmamış sonuçlarını gösteren bir sembol gibidir. Sonuç olarak eser, Jocelin'in kendi yıkımıyla sona eriyor. Bu son bence, romanın da ana temasını (insanın kibri, inanç, saplantı ve nihai çöküş) güçlü bir şekilde vurguluyor.
KuleWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021953 okunma
5/10
·242 syf.··
2016 172. kitabı
Kitabı yazarın hatırına satın alırken arka kapaktaki tanıtım yazısı ilgimi çekmişti. Ne yazık ki hayal kırıklığına uğradım. Konusu, Ken Follet' in Pillars of the Earth romanına çok benzese de olay örgüsü çok yavaş ilerliyordu, gereksiz tekrarlar vardı ve karakterleri de bir türlü sevemedim. Oysa ki, Sineklerin Tanrısı romanını bitene kadar elimden bırakamamıştım.Yine de ortaçağda bir katedralin bölümlerinin yapılış sürecini ve kilise içindeki yaşamı merak edenlerin kitaptan edinecekleri bilgiler var. Yukarıda adını belirttiğim romanın BBC uyarlaması dizi olarak da çok iyiydi. Karşılaştırma yapabilmek için bu romanın üzerine seyredilmesini öneririm.
KuleWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021953 okunma
Benim duam? Benim kuleme ne olacak?
9/10
·242 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2021 00:56
Ortaçağ, sağlam temelleri olmayan bir katedral ve bu Katedral Kilisesi'nin tepesine dev bir kule dikme hayali olan Başrahip Jocelin... Kitap minik bir maketle başlıyor. Kulenin maketi...Lakin Jocelin için daha fazlası bir Tanrı buyruğu, tutku ve kibrin zirvesi... Gözünü kör eden bu tutku ona neleri kaybettirecekti. "Öyle olsun. Bedeli neyse öderim, umrumda değil." (sayfa.32) Uzun mekansal betimler ve sık sık Jocelin ile beraberdik kitap boyunca. Ne kadar betimlemeler bana Sanat Tarihi dersini üçüncü kez alıyormuşum gibi hissettirse de bundan büyük keyif aldım doğrusu. En çok da Jocelin' in tutkusundan etkilendim. "Sonra bir düşünce, sanki canlı bir şeymiş gibi, kıvrıla kıvrıla, zorla girdi kafasının içine. Adeta bir mızrağın ucunda sokulmuştu kafasına. Daha bir saniye önce gözlerini yummuş, kedere teslim olan kalbinin eridiğini hissediyordu. Derken bir anda tüm duyguları kaybolup gitti, zihni bomboş kaldı, sadece, sanki yaradılıştan bu yana hep oradaymış , yerinden hiç oynamamış gibi bir başına mağrur duran o düşünce vardı aklında. Zihni tüm duygulardan kurtulup şu düşünce dışında tamamen bomboş kalınca, bedensel baskı daha da belirgin bir hale geldi. Göğsünde, kalbinin üzerinde bir ağırlık vardı, iki koluna birden ağrılar girmişti ve sağ yanağı acıyordu. Gözlerini açtı ve kule maketine sıkı sıkı sarılmış buldu kendisini" (sayfa.62,63) Bu kısmı okurken gerçekten çok etkilendim. Nasıl büyük bir bağdı bu. İnanç, kibir, delilik ya da başka bir şey miydi? "Şimdi sana başka hiç kimsenin bilmediği bir şey anlatacağım. Benim deli olduğumu düşünüyor olabilirler; bunun ne önemi var ki?" (sayfa.125) ... "Kim bilir, belki gerçekten deliyimdir." (sayfa.175) Kitapta siz de olanlara eşlik ediyorsunuz transeptin etrafında dolaşıyor dua alanından geçiyor ve göğe doğru uzanan
1000Kitap
KuleWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021953 okunma
Jocelin’in Akılsızlığı
Puan vermedi
Tanrı seçilmiş kullarından hiç akıl kârı bir iş istemiş midir? -spoiler- Jocelin’i tanımak zaman aldı ve sonuçta ahmak olduğu kanaatine vardım. Başlangıçta, Tanrı’nın adını yüceltmek için? O’nun emriyle? iman dolu kalbi ve sevgili meleğinin de desteğiyle giriştiği projesi gözüme hoş göründü pek tabii. Hatta zaman zaman ‘’küçük cesaret göstergelerinin ne gibi bir faydası olabilir ki?’’ O çok cesur, diye düşünüp kendime yandım; inançsızlığıma. Fakat çok vakit geçmeden Roger’la tanıştığımda kendimle kavgayı bıraktım. Artık Roger’la birlikte Jocelin’i pataklamak isteyenlerden biri de bendim. Roger -bir diğer ahmak hatta adi herifin teki olsa da ben ona reisu ehli rey diyeceğim ama sakalı yok- usta işçi; projenin olmazsa olmazı. Aslına bakarsanız onun söylemleriyle sonu baştan haber aldım. Salim bir akıl, ahmaklık uğruna Tanrı’nın adını kullanarak ömrü heba edebilir mi? Tanı konuldu: şizofreni. Kızıl saçlı; kadın Goody. Hikâye boyunca kadını yeren söylemleriyle karşılaştığım Jocelin -baş rahip- ve Roger kadına deli oldular ve bence asıl hikâye burada. Pangall zavallı Pangall. Ayağım sürümüyor ama sürünüyorum ben de bazı zamanlar. Uzatmayayım, Jocelin bana Hasan Mezarcı ütopyasını anımsattı acaba kuleyi sapasağlam inşa edebilseydi Mesih olduğunu salık verir miydi? Hikâye o kadar durağandı ki ne ara kendimi ölüm döşeğinde buldum anlayamadım. Hiç şüphesiz beni etkileyen şeylerden biri de ansızın ihtiyar Jocelin’in sesini duymamdı. Her gün bıkmadan kule merdivenlerini tırmanan atik baş rahibin son demleri hiç beklemediğim bir anda yakaladı beni. Hikâyenin son sayfalarını karanlık bir odada gece vakti tek başıma okumam imanımı tazeledi, ölüm rabıtası adamı çoğu zaman yola getirir. Evet, canımızı teslim ettik ruhumuz uçtu bedenimizden ve geriye hoş bir sada kalmadı ise vay
1000 Kitap
KuleWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021953 okunma

Yazar Hakkında

William GoldingYazar · 11 kitap
1911 yılında Cornwallde doğdu. Oxford Üniversitesini bitirdi. 1934te Poems yayınlandı. 1954te Sineklerin Tanrısı ile ün kazandı. Bu kitabından sonra yayınlanan kitapları (özellikle Piramit) çok daha güçlü bir edebi yapıya sahip olmasına rağmen aynı etkiyi yaratmadı. 1980de Rites of the Passage adlı eseriyle Man Booker Ödülünü aldı. 1983te İsveç Akademisi "Gerçekle söylenceyi ustaca birleştiren, insanın ruhsal ve fiziksel boyutlarını derinlemesine inceleyen romancı bu yılın ödülüne layık görüldü" diyerek Nobel Edebiyat Ödülünü William Goldinge verdi. O dönemde İngiliz yazar John Fowles, Golding için "En iyi İngiliz yazar" demiştir. 1988de "Sir" ünvanını alan Golding, 1993te ardında yarım kalmış bir roman bırakarak (The Double Tongue) kalp yetmezliğinden öldü.