Geri Bildirim
Adı:
Piramit
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
232
ISBN:
9789754584486
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Pyramid
Çeviri:
Armağan İlkin
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Golding, kendi yaşamından izler taşıyan Piramit’te bizi II. Dünya Savaşı öncesinde İngiliz taşrasının “sınıf takıntılı” ve boğucu ortamına götürür. İnsanların katı bir toplumsal hiyerarşiye göre konumlandığı, herkesin kendi yerini bildiği bu kasabada birbirine hiç temas etmeyen hayatlar sürülür. Anlatının henüz yetişkin dünyasındaki ilişkileri kavrayamamış bir gözlemcinin, genç ve toy Oliver’ın bakış açısından aktarılması ise ironiktir. Piramit, 1920’lerden 1940’lara uzanan yeniyetmelikten yetişkinliğe geçiş sürecine tanıklık ettiğimiz Oliver’ın çocukluğuna ve gençliğine ait trajik olduğu kadar da komik üç hikâyeden oluşur.
Romanın başında sosyal merdivende yükselmek üzere ilk adımı atarak Oxford Üniversitesi’ne başlamaya hazırlanan Oliver, hem alt-orta sınıftan gelen anne babasının “sınırlı” dünyalarına hem de kasabanın daha yüksek sınıftan sakinlerine karşı öfke doludur. Toplumsal tabakalaşma ve sınıf bilincine dayanan bu “piramit” benzeri yapı, Oliver’ın kişisel olarak aşması gereken bir engeldir.
Bu kitap benim için Charles Dickens 'ın David Copperfield'i gibidir.İkisi de yazarın hayatından parçalar barındırıyor.Kitap Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış.Bir gencin hayatından 3 bölüm olarak sunuluyor bize.
İlkinde çocukluktan gençliğe geçişi;bu dönemde bir kıza tabiri yerindeyse tecavüz ediyor ama yazar bunu öyle bir şekilde anlatıyor ki gencimizi suçlu görmüyoruz.
2. dönemde Oxford'da okumak için şehirden ayrılıyor.
3. dönemde ise yaşlılık zamanında şehrine uğrayıp eskileri hatırlıyor.
Güzel bir kitaptı okumanızı tavsiye ederim.
Kitabın arkasında bahsedildiği kadar sosyal sınıf ayrımını işlememiş .. Yazarın yaşamından kesitlerden , samimi bi dille aktarılan anılarından oluşmakta daha çok ..
Lord of The Flies'da (Sineklerin Tanrısı) insan doğasının patikalarına inen, insanın doğasındaki iyilik ve kötülük konularına neşter vurup deşen William Golding (pardon, Sir William Golding diyeceksiniz), şimdi de, sınıf atlama takıntısı olan, İngilizlerin 19. yüzyılın ilk yarısındaki absürt sınıfçılığı ve sosyete merakının kurbanı olan bir genci merceğe almış.

İşçisin sen işçi kal, diyen Cem Karaca abimizin sesi kulaklarımda. Karşımızda işçi değil ama her ne ise o şekilde kalması arzulanmış, Oxford'u kazanıp, ailesinin dar ufkundan pek memnun olmayan ve hem uğraşılarıyla hem de hal, tavır, giyim ve kuşamıyla kendi sınıfından kaçmak, kısacası piramidin üst basamaklarına yükselmek sevdasıyla yanıp tutuşan kahramanımızın içine düştüğü, yer yer kahkaha attıran, yer yer kızdıran, ama ilgiyi genel olarak canlı tutan hikayesidir anlatılan.

Keyifliydi; güldürdü, kızdırdı, düşündürdü. Golding gibi bir yazardan bekleneni yerine getirdi.
Yazar bu eserinde oldukça sıradan bir ebeveynlere sahip olduğunu her anne-baba gibi güzel bir eğitimin şart olduğunu ve biraz da sanatın serpilmesi gerektiğini isteyen ve bu istekler doğrultusunda büyüyen bir gençlik döneminden bahsediyor. Anne karakteri bana gayet çekip çeviren radarları keskin bir kadını , baba ise bir o kadar zıt silik ve içine sinmiş donuk bakışlı bıyıklı keman çalmaşını geleneksel müzikler kadar ( Ülke yahut din marşi) bilen bir eczacıyı anımsattı. Ve bir de o her şeyin farkında olan yaman bir bayan karekter, yazarın başrolünü verdiği erkeğin çocukluk aşkı olan o kız. Sexüel anlatımı fazla uzatmasa da az cümlelerle o anlari resmen yaşatmış. Eleştirel bakışımı ele alacak olursam son bölüm beni bir hayli yordu. Sürekli gereksiz bilgi ve anlatım yapıyormuş hissi duyurdu ama kitabın ortalarına kadar bile olsa okumaya yahut almaya değer!
Keyf ile okumaniz dileğiyle
Her sayfa, her ayrıntı, her karakter öyle güzel, öyle ayrıntılı işlenmiş ki, bir film gibi izledim adeta. Sineklerin Tanrısı’nı okurken de aynı hislerle dolmuştum. Film gibi akıcı, yaşanmışçasına içten.
William Golding okumaya devam etmeli.
Okurken beklentim sosyoloji ve ic dunya iken bazı durumlar dısında pekde o piramit ddnilen olgunun icine cekemedi beni. Sineklerin Tanrısı kitabı ile Freudyen bir bakıs acısı tasıyan beni cekerken bu kitabı ile kisisel gelisim kitapları tadı aldırdı.
Robert'ın profili vardı, benden yedi sekiz santim daha uzun olması ve motosikleti konusunda yapabileceğim bir şey yoktu. Bunları değiştiremezdim ama yüzümdeki bir günlük kirli sakalın bütün izlerini tıraş olarak giderebilir, saçıma da bolca briyantin sürerek Evie'nin kokusuyla boy ölçüşebilirdim. Yakışıklı olduğumu düşünüp de kendimi aldatmanın yararı yoktu. Neyse ki kızların yakışıklılığa pek fazla önem vermediklerini duymuştum. Duyduklarımın doğru olmasını diledim, çünkü aynaya bakınca üzülerek karşımdaki surata aşık olunamayacağı sonucuna vardım. Hiçbir inceliği olmayan bir yüzdü bu. Kendi kendime gönül çelecek biçimde gülümsemeye çalıştım, sonuç tiksintiyle yüzümü buruşturmama yol açtı.
William Golding
Sayfa 44 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları (4. Basım, 2017)
Yüzünün güldüğü, huzur bulduğu gün götürüp bir yere kapattılar, iyileşip yeniden mutsuz oluncaya kadar da bırakmadılar...
Ben hakikati istiyorum, Evelyn. Ama nereye bakarsam bakayım, bulamıyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Piramit
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
232
ISBN:
9789754584486
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Pyramid
Çeviri:
Armağan İlkin
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Golding, kendi yaşamından izler taşıyan Piramit’te bizi II. Dünya Savaşı öncesinde İngiliz taşrasının “sınıf takıntılı” ve boğucu ortamına götürür. İnsanların katı bir toplumsal hiyerarşiye göre konumlandığı, herkesin kendi yerini bildiği bu kasabada birbirine hiç temas etmeyen hayatlar sürülür. Anlatının henüz yetişkin dünyasındaki ilişkileri kavrayamamış bir gözlemcinin, genç ve toy Oliver’ın bakış açısından aktarılması ise ironiktir. Piramit, 1920’lerden 1940’lara uzanan yeniyetmelikten yetişkinliğe geçiş sürecine tanıklık ettiğimiz Oliver’ın çocukluğuna ve gençliğine ait trajik olduğu kadar da komik üç hikâyeden oluşur.
Romanın başında sosyal merdivende yükselmek üzere ilk adımı atarak Oxford Üniversitesi’ne başlamaya hazırlanan Oliver, hem alt-orta sınıftan gelen anne babasının “sınırlı” dünyalarına hem de kasabanın daha yüksek sınıftan sakinlerine karşı öfke doludur. Toplumsal tabakalaşma ve sınıf bilincine dayanan bu “piramit” benzeri yapı, Oliver’ın kişisel olarak aşması gereken bir engeldir.

Kitabı okuyanlar 50 okur

  • Sinem Öztaş
  • Şayaz Kakika
  • Erkan Çetin
  • SihirliFlut
  • ihtiyar
  • Akın Yarar
  • Mert
  • Berivan Kılıç
  • Büşra Kartal
  • Çağrı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%14.3
18-24 Yaş
%38.1
25-34 Yaş
%23.8
35-44 Yaş
%14.3
45-54 Yaş
%9.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%48.1
Erkek
%51.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.3 (2)
9
%6.7 (1)
8
%26.7 (4)
7
%26.7 (4)
6
%20 (3)
5
%0
4
%6.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0