Zülfikar 'ın Hükmü ve Erbain Fırtınası üstüne iyi gider ve karşılaştırmalı bir fantastik edebiyat okuması olur düşüncesiyle başladığım serinin ilk kitabı beklentimi karşılamadı fakat benzerlikler beni şaşırttı: Bizdeki 12.Daire gibi İngiliz Emniyeti'nin içinde de bilimdışı olayları soruşturan ve çözen gizli bir birim, Lokman Hekim Ocağı ve Yediler gibi şer güçlerle mücadele eden Sir Isaac Newton'un 1775 yılında oluşturduğu gayriresmi topluluk, vampirler, ruhlar, hayaletler.. Ancak bizim Geceliler, Yörükler, Solaklar'ımız kesinlikle daha renkli, ayrıntılı ve derinlikli işlenirken buradaki bilimdışı varlıkların doğuş öyküleri yüzeyseldi; belki de serinin diğer kitaplarında yine değinilecektir bilemiyorum...Polisiye kısmı ise iyi başlamışken bir yerden sonra okuru kitaptan koparan ayrıntılara fazlasıyla yer verilince çok sevdiğim İngiliz mizahı da polisiye unsurları kurtarmaya yetmedi ne yazık ki...
Romana adını veren Thames Nehri ve kollarına hükmeden Thames Ana ve Thames Baba arasındaki geçmişi ve çekişmeyi öğrenmekten, çocuklarının ruhlarının insansı tezahürlerini tanımaktan hoşnutum ve roman sadece bu yönde devam etseydi keşke... Bu arada özenli çevirisi, dipnotları, kitap için harcadığı mesaisi ve araştırmalarını yazdığı yorumunu başka bir okur sitesinde gördüğüm Aslı Dağlı 'ya teşekkürlerimi iletiyorum.