Hatice Çakır

Hatice Çakır
@NinaVerne
X kuşağı insanı; okur, yazar, izler, gezer ...
Bursa
Bursa, 9 Ağustos
378 okur puanı
Aralık 2015 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 20:19
Shangri-La'nın bıraktığı etkiyle heveslendiğim Uzak Doğu edebiyatından ne okusam diye düşünürken kitaplığımda bulunan iki farklı Piyano Akortçusu aklıma geldi. Tayvanlı ödüllü yazar Chiang- Sheng Kuo'nun romanına başlayayım dedim. Adı son sayfalarda ortaya çıkan kırklı yaşların başındaki piyano akortçusu aslında bir müzik dehası, fakat hem ailevi koşullarından hem de erken yaşta başına gelen travmatik bir olay yüzünden konser piyanisti olmaktan vazgeçip piyano akortçusu olmaya karar vermiş. Her bölümde mesleğinin inceliklerinden ve öneminden bahsederek tercihini destekleyen kanıtlar sunuyor bıraktığı müzik kariyeri için. Anlattıkları doğru olsa da bahane gibi hissettirdi bana. Çünkü fırsatını bulduğunda akort edeceği piyanolarda en zorlu parçaları çalmaktan hoşlanıyor ve hayallere dalıyor. Müzisyen eşini yeni kaybetmiş zengin bir adamın dikkatini çekiyor çalışı bir gün...olay örgüsü bu iki adamın kayıplarını, acılarını müzikle gidermesi üzerinden ilerliyor. Fakat kişisel sırlarını örtük biçimde öğrenebiliyoruz, ayrıntılarda saklı kalan, okurların hayal gücüne bırakılmış bir üslubu var romanın. Tayvan'da işveren- çalışan şeklinde başlayan ilişkileri iş ortaklığına dönüşerek New York'a uzanıyor ikinci el piyanoları yerinde incelemek için. Burada yolları geçici bir süreliğine ayrılırken akortçunun sıkça bahsettiği ünlü Rus piyanist Sviatoslav Richter'in Moskova'daki evini ziyaret etmesiyle sürpriz bir şekilde bitiyor roman. Değinilmesi gereken bir diğer karakter ondaki yeteneği keşfeden ilkokul öğretmeni Bayan Chiu. Ömrü boyunca desteğini sürdürmesi öğrencisinden vazgeçmemesi ve bıraktığı mektup, kaderimizi çizen insanlara vefa açısından önemliydi. Anlatıcının sürekli değişmesine alışana kadar beni dışarda bırakan bir okuma olsa da yazarın sade ve sakin
Piyano AkortçusuChiang Sheng Kuo · Eksik Parça Yayınları · 202485 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·208 syf.··
2026 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 19:41
Bin dokuz yüz otuzlu yılların başları...Avrupa'da yaklaşan savaşın sesleri hissedilirken Asya'da da iktidarlar devrilmekte, ihtilâller, iç isyanlar yaşanmaktadır. Okuldan arkadaş üç İngiliz- yazar, nörolog ve bir diplomat -yıllar sonra Almanya'da tesadüfen karşılaşır ve bu kitabın konusu olacak olayların temelleri üçünün de tanıdığı 'Muhteşem Conway'in adının geçmesiyle atılır. Bir yıl önce Asya'da kaçırılıp bulunamayan bir uçağın içinde öldüğü düşünülen dört yolcudan biridir Conway. Ondan söz edilmesinden pek hoşlanmayan diplomatın vedasıyla iki arkadaş dönüş yolunda, sonra da otelde buluşup Conway hakkında konuşmaya devam ederler. Yazar, Conway'in ölmediğini ve yakın zaman önce onu hafızasını kaybetmiş bir durumda Çin 'de bir hastanede bulduğunu açıkladıktan sonra birlikte yaptıkları gemi yolculuğundan söz eder. Gemide çaldığı bir piyano parçasıyla hafızasını yeniden kazanan Conway başına gelenleri detaylıca anlatmış ve gemi limana yanaşınca ortadan kaybolmuştur. Yazar da tuttuğu notlardan bir hâtırat yazar ve okuması için ona verir. Bundan sonrası SPOILER içerir! Bu hâtıratta insanoğlunun şanslı olanlarının ulaştığı Tibet'teki yolu izi belirsiz Shangri La Manastırı'ndan, felsefesinden ve vadi halkının yaşamından bahsedilir. Conway ve diğer yolcular da bu şanslılar arasındadır; uçaktan kurtarılmış ve Lamaların aracılığıyla buraya getirilmişlerdir. Shangri La, acele etmeden yaşamanın; öğrenme, okuma, sanatla uğraşmanın, iç huzur ve dengenin bulunduğu bir yerdir ve aşırılıklara yer yoktur. Conway huzura ve mutluluğa kavuşmasına rağmen Shangri La'nın mirasını ve kaderini ellerine teslim eden Baş Lama'ya verdiği sözü tutamaz ve İngiltere'ye dönmek isteyen arkadaşına uyarak bu cenneti kaybeder. Hafızası yerine geldikten sonra nihai amacı buraya tekrar
Yitik UfuklarJames Hilton · Can Yayınları · 2010502 okunma
Puan vermedi·375 syf.··
2026 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 21:14
Zülfikar 'ın Hükmü ve Erbain Fırtınası üstüne iyi gider ve karşılaştırmalı bir fantastik edebiyat okuması olur düşüncesiyle başladığım serinin ilk kitabı beklentimi karşılamadı fakat benzerlikler beni şaşırttı: Bizdeki 12.Daire gibi İngiliz Emniyeti'nin içinde de bilimdışı olayları soruşturan ve çözen gizli bir birim, Lokman Hekim Ocağı ve Yediler gibi şer güçlerle mücadele eden Sir Isaac Newton'un 1775 yılında oluşturduğu gayriresmi topluluk, vampirler, ruhlar, hayaletler.. Ancak bizim Geceliler, Yörükler, Solaklar'ımız kesinlikle daha renkli, ayrıntılı ve derinlikli işlenirken buradaki bilimdışı varlıkların doğuş öyküleri yüzeyseldi; belki de serinin diğer kitaplarında yine değinilecektir bilemiyorum...Polisiye kısmı ise iyi başlamışken bir yerden sonra okuru kitaptan koparan ayrıntılara fazlasıyla yer verilince çok sevdiğim İngiliz mizahı da polisiye unsurları kurtarmaya yetmedi ne yazık ki... Romana adını veren Thames Nehri ve kollarına hükmeden Thames Ana ve Thames Baba arasındaki geçmişi ve çekişmeyi öğrenmekten, çocuklarının ruhlarının insansı tezahürlerini tanımaktan hoşnutum ve roman sadece bu yönde devam etseydi keşke... Bu arada özenli çevirisi, dipnotları, kitap için harcadığı mesaisi ve araştırmalarını yazdığı yorumunu başka bir okur sitesinde gördüğüm Aslı Dağlı 'ya teşekkürlerimi iletiyorum.
Londra NehirleriBen Aaronovitch · Epsilon Yayınevi · 2019119 okunma
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2024 07:48
Salamina Askerleri Cercas'tan okuduğum ilk kitaptı ve yazara hayranlığım bu romanla başladı desem yeridir. Ayrıca hakkında pek az şey bildiğim İspanya İç Savaşı'nı anlatan diğer kitapları okumama sebep oldu; o yüzden bende ayrı bir yeri var ve hep öyle kalacak. Yazdığı iki başarısız(!) romanıyla gazeteye dönüp kültürel haberlere verildiğini söyleyip kişiliğine zıt bir karakter çizdiğini tahmin ettiğim Cercas, kendisiyle bol bol dalga geçiyor. Öğrendiği bir bilgiden yola çıkıp Falanj'ın kurucularından Mazas'ın biyografisi niyetiyle başladığı yazma girişiminde de gerçek ve kurgu karakterlere yer vererek öykü içinde öykülerle okurların hem aklını karıştırmayı hem de finale doğru sürpriziyle gönlünü almayı becererek... Antonius'un " Ben buraya Sezar'ı övmeye değil, gömmeye geldim. İnsanın ettiği kötülük yaşar ardından, yaptığı iyilikleriyse toprağa girer kemikleriyle. Bırakın öyle olsun Sezar için de... " tiradını anımsatan bitişiyle Mazas'ı tarihe gömerek, Miralles'in şahsında adları unutulmuş nice gerçek kahramanın hatırasını yaşatmaya çağırarak... " Bir şey anladığınız yok sizin! Savaş savaştır, bunun ötesinde anlaşılacak bir yan yoktur...Biliyor musun, savaş bitti biteli bir günüm geçmemiştir onları düşünmeden. O kadar gençtiler ki...Hepsi öldü. Hiçbiri hayatın güzelliklerini tadamadı...Onları anımsayan kimse yok. Hele uğrunda dövüştükleri insanlar var ya, herkesten az anımsıyor onları!" "Milliyetçilik" ile "bağımsızlık yanlısı olmak" arasındaki ince ayrımı muazzam özetleyen Katalan tarihçi Augirre'ye, olduğu gibi konuşup davranan güzel Conchi'ye ve okumaya doyulmayan söyleşiyle Bolaňo'ya, sımsıkı sarılmak istediğim Miralles'e selam olsun ve hepsiyle bir gün Stockton 'da buluşmak dileğiyle...
Salamina Askerleri (Ciltli)Javier Cercas · Everest Yayınları · 2022349 okunma
10/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 12:00
Küçükken büyükannemin anlattığı masallar arasında bazen tasavvuf kültürümüze ilişkin "kırklara, yedilere karışmak" deyimini duyar, anlamını öğrenmek için ısrar ettiğimde hep geçiştirir ve merakım iyice depreşirdi. Saygın Ersin de bu deyimden mi yola çıktı bilmiyorum ama edebi yönü güçlü ve orijinal kurgusuyla coğrafyamızın kadim kültürlerinin günümüze uzantısını ustalıkla anlatmış. Fantastik türü sevenlerin bu güzel seriyi kaçırmamasını tavsiye ederim. İlk kitapta Yediler hakkında aklımıza takılan soruların cevaplarını, Geceliler'in akrabalık şeceresini, 12.Daire 'nin nasıl kurulduğunu Erbain Fırtınası 'nda daha detaylı öğreniyoruz. Yediler içinde en çok Hektor'un arkadaşı Truvalı Behruz Usta'yı sevdim.Taşıdığı yüke ve başına gelenlere rağmen metaneti, irfanı ve şefkatine hayran olurken davranışları, hikmetli sözleri zaman zaman gözlerimi yaşarttı. Üçüncü kitap yeni bir maceranın başlangıcı olduğu için serinin son kitabı yayınlanmadan başlamayı düşünmüyorum.
Erbain FırtınasıSaygın Ersin · April Yayıncılık · 2020476 okunma