Puan vermedi·128 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Haziran 2026 20:19 Shangri-La'nın bıraktığı etkiyle heveslendiğim Uzak Doğu edebiyatından ne okusam diye düşünürken kitaplığımda bulunan iki farklı Piyano Akortçusu aklıma geldi. Tayvanlı ödüllü yazar Chiang- Sheng Kuo'nun romanına başlayayım dedim.
Adı son sayfalarda ortaya çıkan kırklı yaşların başındaki piyano akortçusu aslında bir müzik dehası, fakat hem ailevi koşullarından hem de erken yaşta başına gelen travmatik bir olay yüzünden konser piyanisti olmaktan vazgeçip piyano akortçusu olmaya karar vermiş. Her bölümde mesleğinin inceliklerinden ve öneminden bahsederek tercihini destekleyen kanıtlar sunuyor bıraktığı müzik kariyeri için. Anlattıkları doğru olsa da bahane gibi hissettirdi bana. Çünkü fırsatını bulduğunda akort edeceği piyanolarda en zorlu parçaları çalmaktan hoşlanıyor ve hayallere dalıyor. Müzisyen eşini yeni kaybetmiş zengin bir adamın dikkatini çekiyor çalışı bir gün...olay örgüsü bu iki adamın kayıplarını, acılarını müzikle gidermesi üzerinden ilerliyor. Fakat kişisel sırlarını örtük biçimde öğrenebiliyoruz, ayrıntılarda saklı kalan, okurların hayal gücüne bırakılmış bir üslubu var romanın. Tayvan'da işveren- çalışan şeklinde başlayan ilişkileri iş ortaklığına dönüşerek New York'a uzanıyor ikinci el piyanoları yerinde incelemek için. Burada yolları geçici bir süreliğine ayrılırken akortçunun sıkça bahsettiği ünlü Rus piyanist Sviatoslav Richter'in Moskova'daki evini ziyaret etmesiyle sürpriz bir şekilde bitiyor roman. Değinilmesi gereken bir diğer karakter ondaki yeteneği keşfeden ilkokul öğretmeni Bayan Chiu. Ömrü boyunca desteğini sürdürmesi öğrencisinden vazgeçmemesi ve bıraktığı mektup, kaderimizi çizen insanlara vefa açısından önemliydi.
Anlatıcının sürekli değişmesine alışana kadar beni dışarda bırakan bir okuma olsa da yazarın sade ve sakin üslubunu sevdim.
Diğer piyano akortçusu ise Daniel Mason'un kaleminden. Bakalım o nasıl bir tat verecek?