Meursault K

Meursault K
@yersiz_yurtsuz
Astigmat, miyop, iflah olmaz bir bibliyofil ve öğretmen. İçedönük; yalnızlığı, şiiri, öyküyü, bilimi seviyor. En büyük tutkusu okumak ve yaşamı karalamak.
Tek Yalnız Ben Değilim
Sözcükler, yazılar, öyküler, şiirler, romanlar ve duvarlarını kitapların sarmaladığı odalarla kaplı kahve kokulu sinematografik yalnızlıklar vardır bu dünyada. Hiç çalmayan ve artık çalması beklenmeyen telefon. Büyük bir evin çocuksuz, kardeşsiz sessizliğinde kendi kendine konuşmayı huy edinmiş, artık anlaşılmak gibi bir derdi olmayan, sese, ışığa, kalabalıklara duyarlı melankolik, düşsel bir tek çocuk senfonisi. Yalnızlık sözcüklerin dansına dönüştüğünde güzeldir. Yalnızlık naifse güzeldir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
NATO’nun uzatılmış okuması:
NATO, barışa değil, savaşa ve savaş bütçesine hizmet eder, dünyada silahlanma yarışını tırmandırır. Yine NATO tarihi, devletler içinde Gladyo-Kontrgerilla ve benzeri gizli kirli ve karanlık örgütlerin tarihidir. NATO emperyalizmin örgütlü-silahlı gücüdür. Nasıl ki IMF, emperyalist sömürü ve yağmanın iktisadi yolla ve antlaşmalarla ülkelere dayatılması için oluşturulmuş bir kurum ise; aynı şekilde NATO da bu sömürü ilişkilerinin silah zoru ve askeri güç ile dayatılması ve korunması için oluşturulmuş bir güçtür.
Sayfa 46 - İmge
Kanlı Pazar’da 6. Filo’ya doğru namaz kılanlar…
Türkiye'nin NATO'ya girişiyle birlikte, emperyalizme bağımlılığımız her geçen gün biraz daha arttı. Emperyalist askeri güçler topraklarımıza yerleşti. ABD üsleri Türkiye'nin dört tarafına yayıldı. Ülkemiz, üslerle, radar istasyonlarıyla dolduruldu. Türkiye NATO'nun silah deposu haline getirildi. Amerika; barış gönüllüleri adı verilen casuslarıyla, misyonerleriyle CIA uzmanlarıyla Türkiye'ye doldu. Türkiye daha NATO'ya girmeden, Amerikan askerleri Türkiye'ye girmişti bile.
Sayfa 43 - İmge
Çekilen ağlamaklı Kore filmleri bunları anlatmıyor tabii…
ABD Kore'de "çarpışan" "aslan Mehmetçiğimizi" pek sevmişti. Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Foster Dulles, Türk askerini, "çok masrafsız, günlük masrafı 23 centi aşmıyor" diye övmüştü. Mr. Dulles'ın bu sözleri bile sineye çekilirken, itiraz yine sosyalistlerden geldi. Nazım Hikmet, 23 Sentlik Asker' şiiriyle Bay Dulles'i yanıtlıyordu: "Mister Dulles, sizden saklamak olmaz, hayat pahalı biraz bizim memlekette. Mesela iki yüz gram et alabilirsiniz, koyun eti, Ankara'da 23 sente, yahut iki kilo kuru soğan, yahut bir kilodan biraz fazla mercimek, elli santim kefen bezi yahut, yahut da bir aylığına yirmi yaşlarında bir tane insan.
Sayfa 38 - İmge
Nato yolcusu kalmasın…
Sosyalist avı Ekim 1951'de başladı. Ankara, İstanbul ve Izmir'de sürdürülen operasyonlarda gözaltına alınan sosyalistler Sansaryan Hanı'nın tabutluklarındaki hücrelerde yatırıldılar. Boz Mehmet, Şefik Hüsnü, Zeki Baştımar, Reşat Fuat Baraner, Mihri Belli ve Enver Gökçe gibi birçok sosyalist ağır işkencelerden geçirildi. Harbiye Askeri Cezaevi'nde yatırıldılar. Sansaryan Hanı'ndaki işkenceler sonucu bazı insanlar akli dengelerini yitirdiler. Savaş karşıtı sosyalistler "susturulduktan" sonra, "kahraman askerlerimiz" törenlerle Kore'ye uğurlandı. Amaç önce Batı'nın gözüne, sonra NATO'ya girmekti.
Sayfa 36 - İmge