"Eger su anda omru boyunca da olsa yapayalniz kalabilecegi bir yerlere gidebilmesi mumkun olsaydi, kendini mutlu sayacakti. Ama bir sorun vardi bi noktada; su son siralar hemen hep yalniz olmasina ragmen kendini bir turlu yalniz hissetmemisti. Kent disindaki ana yola kadar ciktigi olmus, hatta bir seferinde ta koruluga kadar gitmisti, ama gittigi yerler issizlastikca o da birinin rahatsiz edici varligini daha yakindan ve guclu hissediyordu. Bu duygu onu korkutmamakla birlikte canini sikiyor, bunun uzerine hemen kente donup kalabaliga karisiyor bir meyhaneye ya da birahaneye gidiyor Tolkuciy Sennaya gibi kalabalik yerlerde dolasiyordu."
"Sonya:
-Anliyorum diye fisildadi.
-Sonra anlarsin! Sen de ayni seyi yapmadin mi? Sen de toplum kurallarini cignedin... Cigneme cesaretini gösterebildin! Kendi kendini öldürdün... Kendi hayatini mahfettin! -hep ayni sey- zekanla, aklinla yasayabilirsin! Ama sen buna katlanamazsin! Yalniz kalirsan günün birinde sen de benim gibi aklini kacirirsin! Zaten simdiden bir deliden farkin yok! Su halde, birlikte gitmemiz, ayni yoldan yürümemiz gerekiyor. Hadi gidelim!"
"Hapishanede kendi coraplarini yamayan bir kralice; hic kusku yok ki o dakikada, en ihtisamli törenlerde, tac giyme töreninde bile, daha fazla bir kralice olarak görülür."