Ey nasibim olan fotoğraflardan ve mektuplardan,
Ve her doğan güneşten,
Ve eğilen her gölgeden payım…
Ey evler arasındaki yerim,
düşüncemi kabileler gibi uzak çöllere savuran sen…
Bana gel;
yağmur gibi,
kuru otları saran bir ateş gibi…
Işığın dallarından,
gece karanlığından..
Hurma ağaçlarının arasında boş kalan göğün altında,
bulutların unutmadığı o boşlukta.