"Daha kötü yaralar gördüm, Riva" dedi Tristan. Belki de bana adımla hitap ettiği için başımı kaldırdım. "Çirkin değil. Savaş yarası gibi. Ve yaralarınız değerinizden hiçbir şey kaybettirmez. Hatta bana kalırsa herkesin iki eli varken tek elle yaşamayı öğrenmek değerinize değer katar. Dünya cok merhametsiz bir ver
olabiliyor. Buna göğüs gerebildiğinize göre çok güclü olmalısınız." Söyleyecek hiçbir şey bulamadığımdan ona bakmakla yetin dim. Duyduğuma inanamadığım sözler içime işlerken, ağzın kurudu ve kalbim hızlandı. Değerinize değer katar.
...
"Neden bahsettiğini bilmiyorsun,” dedim sinirle. "Sen olmak istediğin kişi olmakta, gitmek istediğin yere gitmekte, giymek istediğini giymekte özgürsün." Kelimeler yağmur gibi yağıyordu, artık engelleyemezdim. "Sen kral çocuğu değilsin. Sana itaat etmen öğretilmedi. İnsanlar her gün seni kadın, sanmıyor, kadınmışsın gibi hitap etmiyor, kadınmışsın gibi davranmuyor. Yalan bir hayat yaşamak zorunda değilsin."