Aynaya bakıp yüz ifadelerine çalıştım. Üzgün, neşeli, endişeli, hayal kırıklığına uğramış. Böyle böyle basit püf noktalarını öğrendim. Karşımdaki insanın yüz ifadesini olduğu gibi taklit ediyordum. Karşımdaki somurttuğunda somurtuyor, güldüğünde gülüyordum.
Eskiler aynanın içinde şeytan yaşadığına inanırlarmış. Onların aynada gördüğü şeytan, işte o benim.
Kalbim bir çöldü. Hiçbir şey yetişmiyordu. Hiç mi hiç su yoktu. Başkalarını anlamaya çalıştığım gençlik günlerim de oldu. Benim için çok zor bir işti. Ben hep başkalarının bakışlarından kaçındım. Onlar beni çekingen ve efendi biri bildiler.