Bir kaç öykü dışında diğerlerini sevmedim. Derleyen kişinin zevkini yansıttığını anlayabiliyorum ama çoğunlukla takip etmekte ve dikkatimi odaklamada zorlandım.
Bazen Paris’in büyük kütüphanelerinden, bu dünyadan göçmüş yazarların yeraltı mezarlarından saatlerce çıkmıyor, marazlı iştahını bastırmak için o tozlu ve köhne kitap yığınlarının altını üstüne getiriyordu.