Anıl Şahal

Anıl Şahal
@AnilSahalOfficial
Fotoğraf aklımda canlandırdığımdan çok daha iyiydi. Fötr şapkalı adamın sigarasından yükselen beyaz dumanlar zaten karanlıkta kalan yüzünü iyice gizliyorlardı. Fotoğrafa baktığınızda acaba aklından neler geçiyor diye düşünmeden edemiyordunuz. Hikayesi olan bir fotoğraftı ve o hikaye herkese farklı bir şey anlatıyordu. Arka planda vitrinin önünden geçen kırmızı şemsiyeli bir kadın olduğuna fotoğrafı çekerken dikkat etmemiş olduğumu fark ettim.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Anıların sandığın şey olmayabilir, onların gerçekten hatırladığın gibi olduklarına emin misin? Onlara hala sahipken her hatırladığında aynı şeyi hatırladığına nasıl emin olabilirsin? Ya da onları tam o an uydurmadığından ve onların sanki hep seninle olduklarını sanmadığından?
Karanlığın içinde beliren iki adet far gözlerini aldı. Bir kez daha, diye düşündü ve başparmağını kaldırdı. Eski püskü, mavi bir külüstür, egzozundan kapkara dumanlar çıkararak ve ancak kırk yıl boyunca sigara içmiş birinin ciğerlerinden gelebilecek seslere benzer homurtularını motorundan gecenin içine salarak hemen önünde durdu. Sürücü uzanıp yolcu tarafındaki kolu çevirerek arabanın penceresini açtı. "Ne tarafa gidiyorsun?" "Ben, bilmiyorum." "Nereye gittiğini bilmiyor musun?" "Hayır" "O zaman doğru arabanın camından içeri aval aval bakıyorsun, atla hadi."
Sayfa 75
"Güzel bir gece," dedi bir ses. Tanıdık bir sesti ama Hasan'ın uykuya teslim olmak üzere olan zihni için șu an her şey yabancıydı. Karanlıkta bir kibrit çakıldı ve parlayan alevler yüzünü aydınlatırken Tavşan piposundaki tütünleri tutuşturdu, bir nefes çekip dumanı üfledi. Hasan yatağın kenarına oturdu. "Buraya nasıl girdin?" "Tavşan deliğinden geçtim," diye yanıtladı Tavşan. "Tavşan delikleri birçok yere açılabilir. Hiç beklenmedik ve bilinmeyen yerlere bile. Kim bilir, belki daha sonra beni takip eden başkaları da buraya gelebilir."
İşte yine aynı şeyi yapıyor. Kulakları geriye doğru yatmış vaziyette kocaman açtığı gözlerle pür dikkat boşluğa bakıyor. Baktığı yere ben de bakıyorum ve her zamanki gibi havadan başka bır şey görmüyorum. Ama o kuyruğunu sağa sola sallıyor ve her an ileriye doğru atılmaya hazır bekliyor. Kediler bunu her zaman yaparlar, onlar için çok normal bir davranıştır ama bana tuhaf geliyor. Sonuçta onu alarm durumuna geçiren bir şeyler olması lazım. Bütün kediler şizofren olamazlar ya. Herkes gibi ben de kedilerin bu huyu üzerinde çok durmaz, gülüp geçerdim. Uçuşan çok küçük sinekleri ya da havadaki tozları kovaladıklarını düşünürdüm. Geçmiş zamanla konuştuğumu fark etmişsinizdir. Çünkü artık öyle düşünmüyorum. Bence yaptıkları şey anlamsız değil ve tabii söylememe gerek yok kediler şizofren değiller. Orada bir şeyler var, görülmeyen ama onların görebildiği bir şeyler ve o şeylerın dost olduklarını düşünmüyorum.
Sayfa 35