📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Diğer yorumunuza gelince; benim ‘yaşama amacım’ bundan...” diyerek
başparmağıyla gövdesini gösterip devam etti, “bu sefil canlı hücrelerden
tamamen ayrı. Yaşamımın bir niçini var, nasılına da tahammül gösterecek
güce sahibim. On yıllık bir yaşam amaçlıyorum, bir misyonum var.
Burada,” derken başını gösteriyordu, “kitaplara, neredeyse bitmiş,
yalnızca yazılması kalmış kitaplara gebeyim. Bazen baş ağrılarımın,
beynimdeki doğum sancılan olduğunu düşünüyorum.”
“Benim de kötü dönemlerim vardır. Kimin yoktur ki? Ama beni ele
geçirmiş değil. Onlar hastalığımın değil, benim varlığımın bir parçası.
İsterseniz şöyle diyelim; onlarla beraber yaşama cesaretini
gösterebiliyorum.”
Yaşamının mercek altına alınmasından gizliden gizliye zevk almayan bir hastayla henüz karşılaşmamıştı. Mercek ne kadar detaylı gösterirse hasta o kadar çok zevk alırdı. İncelenmekten alman keyif o kadar büyük olurdu ki Breuer yaşlanma, sevdiklerini kaybetme ve dostlarından uzun yaşamanın asıl acı yanının sizi inceleyen gözlerin bulunmaması olduğuna inanırdı; hiç kimsenin dikkat etmediği bir yaşamdan duyulan dehşet...