"Söylemeyi belki de en çok sevdiğim șey, insanların üçboyutlu olduğu. Fakat kötü bir ânımda aklıma gelecek en son șey de bu olabilir. Herkesin birden fazla yönü var ve mutluluk ile mutsuzluk aynı anda var olabiliyor, her șey göreceli. Dürüst olmak gerekirse, benden başka kimse bana tepeden bakmıyordu."
"Ben: Bu inanlmaz. Bu ikili duygularin sebebi nedir?
Psikiyatrist: Suçluluk duygunuzda da ayni sey geçerli. Biri-
ni boğazlamak istiyorsunuz ve otomatik olarak bu kötü
düşünceye sahip olduğunuz için suçluluk duyuyorsunuz.
Kendi öfkeniz sizi suçlu birine dönüştürüyor. Kendinizi
cezalandırma isteğiniz var da diyebiliriz. Üstünüzde ha-
kimiyet kuran bir süperegonuz var, sırf kendi deneyim-
lerinizden değil, hayranlık duyduğunuz șeylerden de olu-
șuyor ve kendinizin idealize edilmiş bir versiyonu ortaya
çıkıyor. Fakat kendinizin idealize edilmiş hâli de günün
sonunda sadece bir ideal. Gerçekte olduğunuz kişi değil.
Gerçek dünyada bu ideale ulaşmakta devamlı başarısız
oluyorsunuz ve sonra da kendinizi cezalandırıyorsunuz.
Katı bir süperegonuz varsa, kendinizi cezalandırma ey-
lemi bir noktadan sonra tatmin etmeye başlar. Örneğin,
size gösterilen sevgiden șüphe duyduğunuzda, sevgiliniz
parlayıp sizi terk edene kadar sorun çıkarırsıniz ve sonu-
cunda da rahatlama yașarsınız. Gitgide hayali dış etkenler
tarafindan kontrol edilmeye başlarsınız, gerçekte siz olan
șeyler tarafindan değil. "