Soğuk bir sonbahar akşamında, tenha sokakların uğultusu kulaklarımda. Sokak lambaları hep titrek, nefesimin buğusu rüzgarla yüzüme dönüyor. Ellerim üşüyor. Kelimeler boğazımda birer cam parçası gibi. Susuyorum yine. Tenha sokakların hışırtısı şebnemi de üşütüyor. Şebnem alnımda ki görünmez yazılara kara bir lekeymiş gibi bakıyor. İşte orada feleğin ve soğuk sonbahar akşamının sillesini yiyorum. Gözlerimde şebneme "Beni neden sevmedin" sorusu beliriyor. Sokak lambaları bu sefer hafif titrek. Belli belirsiz bir gölge düşüyor yüzüme. "Karanlık" diyor; "Senin karanlığın, ışığını kör etmiş" İşte orada maske beliriyor. Kısık sesle dile geliyor: "Benim var olma savaşımda, UMUTLARIN pek bir önemi yok şebnem." Baştan belli yenilgiyle daha fazla ne yapılabilir, diye soruveriyor şebnem. "Maske cevap veriyor: "Sigara içilir"
U.K