Kimi zaman vazgeçilmez olduğunu, sen olmazsan dünyanın yerle bir olacağını, en azından hiçbir işin ilerleyemeyeceğini zannedersin. Ama sonra bunun gibi bir şey olur ve şunu fark edersin: a) vazgeçilmez değilsin; b) vazgeçilmez olmamak hiç de fena bir şey değil.
Aynı şeyin, tam olarak aynı şeyin, ona nasıl baktığımız, onu hangi zihinsel bağlamda oturttuğumuza bağlı olarak bize kendimizi bu kadar farklı hissettirmesi ne tuhaftı.
"Güç ve şiddet ölmez," derdi annem, "kurbanların kanı zalimin ölmesine müsaade etmez. Aralık bırakılan ve katili boğana kadar gittikçe daralan bir kapıdır o."