Ah bir duyabilsen ah bir anlasan neler konuştuklarını.. Dirençtir mesela papatya, umuttur en evvela.
"Seviyor" umududur mesela. Bir papatyayı incitmeyi göze alarak sevilmeyi dileyen insanlar..
Uzandığım ellerin yabancılığı, bakamadığım gözlerin karalığı, şimdilerde hiç acıtmıyor bile nasılsa yolcusuz bir yolcuyum ben bu duraklarda. Alışkın mıyım neyim yalnızlığa..
Hepimizin bir hikâyesi var. Belki biz aynı hikâyenin içinde kısacık bir süre için buluştuk birbirimizle. Buraya kadardı, olması gerektiği gibi ve olması gerektiği kadar.. Anlamak istersen eğer, bitkiler çok şey anlatır, çok şey öğretir ve hiçbir zaman ihanet etmezler..
Hız çağı bize her şeyi kullan at, uymuyorsa değiştir diye öğretti. Bırak bitkileri, insanları da aynı hızla deneyip, yanılıp atar olduk hayatımızdan. Onları tanımaya, dinlemeye, anlamaya, emek vermeye gönül razı değil artık. Neden?..