Biz, mütemadiyen koşuyoruz.
Koştukça daha iyi koşmayı öğreniyoruz belki, ama sona yaklaştıkça hızımız da kesilmiş oluyor.
Durup dinlenme şansı yok. Çünkü yarış ölene kadar...
Hiçbir kötülüğün yoktan var olmadığını anlatabilmeli, global refahın bayrağını taşıyabilmeliyiz.
Kendi durduğumuz noktaya göre yeniden çizmeliyiz haritaları... olaylara bize dayatılandan farklı gözlerle de bakabilmeliyiz.
Arafta, barışın ve adaletin yanında taraf olabilmeyiz.
Lev Tolystoy bu konuda güzel söylemiş: ‘Hayattaki ağır yersizliğin başlıca sebeplerinden birisi de herkesin hayatta bir yer edinmek isterken kimsenin hayatı yerleştirmek istememesidir.’ Herkes hayattan almak ister, ama kimse ona bir şey vermeyi düşünmez. Hayata egoistler olarak, yağmacılar, sömürgeciler, asalaklar olarak girerler. Bu asalaklıkta görürler hayatın anlamını.