Şükriye Özoğuz

Şükriye Özoğuz
@Ares211
Kalabalık mı?...Insan kalabalığından nefret eden;kitap kalabalığında kaybolan...
Askerliğin Gereği "...Karargâhta Mustafa Kemal ve İsmet Paşa harita serili portatif masanın başına geçip oturdular.Mustafa Kemal Paşa son durumun işlendiği haritayı inceledikten sonra sordu:"Durum tatsız.Simdi ne yapmayı düşünüyorsun?" İnönü şöyle yanıtladı: "Düşman savaşı bizim için bozguna çevirmek üzere her taraftan bastırıyor.Bizim için en tehlikeli olasılık,düşmanın güney kolunun,sol kanadımızı yenerek ya da açığından dolaşarak,ordumuzun gerisine geçmesi.Bunu önlemek için 12.Gruba ne pahasına olursa olsun direnmesi emrini verdim.Süvari Grubu'nu da sol kanadimiza yolluyorum.Yine duramazsak,yapılacak en doğru iş,tabii,orduyu hırpalatmadan basamak basamak geriye çekmek olacak." İnönü konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ama savaşmadan şehir ve toprak bırakmanın, askeri bir zorunluluk olduğunu halka nasıl anlatırız?" Mustafa Kemal kesin yanıt verdi:"O benim sorunum.Sen tereddüt etmeden askerliğin gereği neyse onu yap." İnönü devam etti:"Bazı hazırlıklarım var.Uygun görürseniz,önce onları denemek istiyorum.Eger sonuç alamazsam çekilirim." "Çekilmeye karar verince düşmanla arayı iyice açmalısin.Orduyu yeniden toparlamak için zaman kazanalım."diyen Mustafa Kemal elini haritanın üzerinde dolaştırdı.Anadolu'yu okşuyor gibiydi:"Bence Sakarya Nehri'nin gerisine kadar çekil." Ismet Paşa içi burkularak baktı:"Bu kadar geniş çekilme hepimizi ve seni Meclis'te çok zor durumda bırakmaz mi?" Yanıt netti:"Zararı yok.Göğüs gererim.Yeter ki ordu elde kalsın." Mustafa Kemal'in bu kararlı tavrı karşısında karargâhın havası değişmiş,karamsarlığın yerini ümit ve azim almıştı.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Büyük Komutanlık Niteliği Savaş meydanının komutan üzerinde psikolojik baskısını tanımlayan bir öykü...Inönü anlatıyor: "Bir gün Atatürk'le konuşuyordum.Kendisine dert yandım:'Bazen muharebede bunalıyorum.O zaman canımdan beziyorum;ölmek istiyorum.Her yere atılıyorum.Her şeyi zorluyorum.Ölümü arıyorum. Ne dersin?'dedim. "Atatürk bana:'Bu senin dediğin büyük kumandalık hasletidir (niteliğidir).Bütün büyük kumandanlar ümitsizlik anında ölüme koşmuşlar ve ancak o zaman ümitsizlik anını zafere dönüştürmüşlerdir' dedi..."
Kirmizi kedi·Kitabı okudu
Birinci İnönü savaşından sonra Mustafa Kemal'in meclis kursüsundeki konuşması: "Milletimiz bugün tüm geçmişinde olduğundan daha çok ümitlidir.Bunu belirtmek için arz ediyorum.Merhum Namık Kemal demiştir ki:'Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini/Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini" Vatan şairi Namık Kemal'in bu ünlü beytini okuyup kürsüden inen Mustafa Kemal'in bu konuşması milletvekilleri tarafından uzun süre alkışlandı.
Sayfa 361 - Kirmizi kedi·Kitabı okudu
Birinci İnönü Savaşı;İnönü savaşı şöyle degerlendiriyor: "Benim tahminime göre,düşman hakkımızda şöyle düşünmüştür:Her taraf boştur.Zaten ordu zayıf bir haldedir.Sekiz aydan beri iç isyanlarla fena halde yorumluş ve yıpranmıştır.Şimdi yeni bir isyanla(Ethem konusu)ikiye bölündükleri için Anadolu'da istediğimiz kadar ilerleyebiliriz. "Tabii böyle düşünüyorlar ve hiçbir direnç görmeden ilerleyeceklerine inanarak hazırlanıyorlar ve bu harekâta girişiyorlar.Şimdi hiç ummadıkları bir dirençle karşılaşınca,moralleri bozuldu.Bunu anlıyorum.Gerçekten son derece yorgun bir durumda cepheye yetişen kuvvetler,kendilerinden beklenilmeyecek şiddetle savasiyorlardi. "10 Ocak gün boyunca ve gece boyunca süren savaş sonrası Yunan birliklerinin direnci kırıldı...Işte Birinci İnönü Savaşı budur:Bu savaşta düşman harekatı ile Ethem harekatı birlikte olmuştur..."
Sayfa 351·Kitabı okudu