…Her defasında konu dönüp dolaşıp dişil enerjiye vardı. Eril o kadar net, açık ve ortada ki onun hakkında çok fazla konuşmaya gerek kalmıyor. Her şey gizemli, sevecen, nazik, büyüleyici ve parlak dişil enerjinin etrafında dolaşıyor. Kadınları anlamanın zorluğu o yüzden esprilerin konusu oluyor. Erkeklik incecik bir kitaptır; dişilik ise sonu gelmeyen sayfalarca ansiklopedi. Ne diyor Oscar Wilde: “Kadınlar sevilmek için yaratılmıştır, anlamak için değil.”
Neden kadınlardan hiç peygamber gelmemiştir? …Peygamberlik erile düşen bir görevdir….
İnsanlık ailesi arasında iş birliğinde, peygamberlik görevi erkeklere, peygamberi destekleme görevi ise kadınlara aittir. Ne kadın erkekten üstündür ne de erkek kadından. Bu sadece bir iş bölümü, bir görev dağılımıdır. Peygamberlerin erkek olmasında bir kadının rencide olabileceği hiçbir durum yoktur!
Kemal Sayar Yavaşla isimli kitabında durumu şöyle açıklıyor: “Hız uyuşturuyor. Artık her yerde ve hiçbir yerdeyiz. Aslında bütün varlığımızla bir yerde değiliz, parça parça orada ve buradayız. Anlaşmak için zaman gerekir, zaman ve mekan. Konuşmanın yanında susmak da gerekir, birbirinin söylediğine dikkat kesilebilmek , kalbini dostunun kalbine yaklaştırmak gerekir.”
Güneş verir, ay alır. Güneş verirken, ay alırken mutludur. Kadın alıcı, erkek verici olandır. Kadın vermeye başladığında erkeğin ayarlarını bozar ve ona iyilik yapmış olmaz. Çünkü erkek verirken kendisini iyi hisseder, kadın alırken.