Ne düşünüyorum? Aslında ne düşünmemeye çalışıyorum. Büyüklerin sebep olduğu savaşlarda üstüne bomba düşen çocuklar var ilk olarak kafamda, sabah kalktığım zaman bu mevzu aklıma gelince bir kelepçe midemi hafif hafif sıkıyor bazı zamanlar gidip bir mide pastili alıp çiğniyorum. Sonra aklıma iş, aş, havaların sıcaklaması vb. rutin düşünceler doluyor, bir süre utanıyorum kendimden, ne kadar da çabuk konformist düşüncelere daldım. Bu sabah da işte o sabahlardan biri. Ben paylaşacak hoş bir kitap alıntısı veya süslü bir günaydın bulamadım kafamda, bari utancımı paylaşayım dedim. Dünyanın bir yerinde barınamayan, beslenemeyen, temiz suya muhtaç, günahsız çocuklar var, biz bunları bile bile meditasyonuna varana kadar, hatta dibine kadar, derin nefesler alarak yaşamaya devam etmekten utanmıyor muyuz? Sanırım hiç utanmıyoruz! O zaman çayı, açık havayı, deniz kenarını övmeye devam edelim insancıklar. Yok artık yahu, gördün mü olanı, çay koymayı unuttum...