Aslında aklım karıştı demek istiyorum ama zaten aklım karışıktı bu yüzden aklım karıştı diyemiyorum.
Etkisinden çıkamıyorum, ilk defa Güray Süngü okuyorum ve okuduktan sonra geç kalınmışlığın burukluğuyla hemen Düş Kesiği ile aynı yıl yayımlanan Penceredene başlama kararı aldım.
Yazdığın romanın kahramanı olabilirsin bunu hayal edebilirsin ama bir sabah uyandığında bir meczup olan roman kahramanını yaşatabilir misin? M oluverdik birden kanınıza kadar hissediyorsunuz, bir yürüme serüveni ile başlıyorsunuz aslında çocukluğunuza yürüyorsunuz ama bu hem psikolojik hem de değil, zaten başka ne yapabilirsiniz ki insan nereye giderse gitsin dönüşü kendine değil midir ? Konudan konuya atlayacağım böyle anlatmak istiyor canım. M köpeğini öldürüyordu ama insanların dikkatini köpekler çekmiyor demekki sonra karısını öldürmek zorunda kalıyor. Halbuki ben köpekten daha çok etkilenmiştim(köpek o köpek değil) spoiler vermeden ilerlemem gerekiyormuş gibi hissediyorum. Neyse köpeğe takılmayalım şimdi.
Benim adım M diyor, var olduğunu bildiriyor. Mana benim ihtiyacım olan şeyi, kendimi ifade edişimi kusursuz biçimde gerçekleştirmiş olmamda, diyor. Önce var olmalısınızdır diye de ekliyor. Var oluş kendini bilip anlamakmış meğer, kimselerin size olduğunuzdan başka mana yükleyememesiymiş, kendiniz olursanız başkalarının sizi istediği kefeye koyması mümkün değilmiş. Var olup olmadığımı sorgulardım hep bu düşüncelerden sonrada sorguladım ama bunu hiç bir zaman bilemeyecekmişim gibi geliyor. Her neyse bu da kahramanımızın asıl çabasının var olmak olduğunu gösteriyor. Kendini yazarının amacına adayan M sonuna kadar yaşıyor karakterini, sokaklarda yatıyor, çocukluğunda gittiği parkta yürüyor, eskiden yaşadığı eve gidip iyiliği güzelliği buluyor(efendiler). Amacımız kitabın olay örgüsünü
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ethem Baran’ın kitapları bana okurken Neşet Ertaşı dinlettiriyor, sazımın teline usul usul değiyor kelimeler daha sonra gözümdeki tek damlanın dayanamayıp kendini infilak ettiğini sonrada işte sel olmaya yemin etmişçesine boşaldığı o an geliyor. Kar yanığı yok mu o kar yanığı sözde kar yanığı ama kor yanığı o, benim gibi hisseden var mı bilmem ama emektar babamı ablamdan dinledim ben onun hikayesinde nasıl yandıysa canım, hatırladım o acıyı tekrar tekrar. Unutmayım diye her gece uyumadan önce okuyup uyuyorum siz deyin işkence ben deyim avuntu. Okuyun okutturun zaten yanan yanar bu hikayelere
Döngel DünyaEthem Baran · İletişim Yayınları · 2019692 okunma