“Hayaller vitrindeki elbiseler gibidir; dışarıdan çok güzel görünürler ama bazen denediğinde üzerine olmazlar. Bazıları çok küçüktür. Bazılarıysa çok büyük. Neyse ki annem bana dikiş dikmeyi öğretmişti; zira hayaller de elbiseler gibi üzerine oturması için kesilip biçilebilirler.”
Bu ülkede kadına saygı duyulmuyordu, hele ki o kadın bir Dokunulmaz ise… Dokunmanın, hatta bakmanın bile yasak olduğu bu insanlara hiç utanmadan tecavüz etmek serbestti.