Serhat Çetinkaya

Serhat Çetinkaya
@Asilyasayan
♥️💗

Hazal D

@Hazalarjin
·
İstanbul'da tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp, ben sana âşığım
Sayfa 65·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Anerka
Hüznüm; süngülü yalnızlıklara itilmiş bir Dersim gecesi, açlığım; bir deri bir kemik, sabrım; altı aylık unutulmuşluğuyla bir Bahçesaray'lı ve korkum; yollarına sinmiş bir çakal ya gidenler evin yolunu bir daha bulamazsa Anerka! geçitlerinde yasaklanmış mevsim hatıralarıyla sana nereden geleyim? Artık her ses içimdeki bir sözün katili oysa,bir seni bildim Anerka bir de kaçmaya hazır gözlerindeki, yarı uykuyu ki henüz bir kaç asırlık olsa da sensiz kalmışlığım bir seni bildim, bir de sensizliği... dilimde, kavimler göçünden kalma bir yol türküsü, aklımda, söze dönüşmeyen sesler, yüzümde gülücük diye taşıdığım hüzün, boynumda, mor hamaylı gözlerin ve yüreğimde aşkın kehanet korkularıyla sabrımı yoklayan esmer geceyi ayın öbür yüzündeki ihaneti tanrıyı ve seni, hakimin hükmüne kırılan kalemi, ve çekilen bıçağın aşkın kirli tarihinden akıttığı kanları soluk ve soğuk yüzlerin sinsi pusularını celladın cüzzamlı, kanlı avuçlarını ve her an tetikte, aklı firarda sevgilileri... bir seni bildim Anerka bir de sol göğsünde kızıl alev güllerini yüzünün yaşama dönüşüp,
Gözlerim uykuyla barıştı sanma Sen gittin gideli dargın sayılır Ben de bir zamanlar sevildim amma Seninki düpedüz vurgun sayılır Yalan mı söyledin göz göre göre Ne zaman dolacak verdiğin süre Gönülden gördüğüm takvime göre Aldığım her nefes birgün sayılır Armağan ettiğin kutsal mendile Akarken içimi dağlayan çile Manavgat denilen çağlayan bile Benim gözyaşımdan durgun sayılır Ne kadar zulmetsen ah etmem sana Her iki cihanda gül kana kana Seninle cehennem ödüldür bana Sensiz cennet bile sürgün sayılır Cemal Safi Hazal D💗💗♥️♥️
her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla uçak örneğin uçurtma mesela altına konulabilir bir ayağı ötekinden kısa olduğu için sallanan bir masanın veya şiir yazılabilir süresi ötekilerden kısa bir ömür üzerine. bir beyaz kağıda her şey yazılabilir senin dışında güzelliğine benzetme bulmak zor sen iyisi mi sana benzemeye çalışan her şeyden bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor belki tabiattadır çaresi senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin ve benim bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim anlarım bitkiden filan ama anlatamam toprağın güneşle konuşmasını sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla sen bana ışık ver yeter bende filiz çok köklerim içimde gizlidir gelen giden açan soran bere budak yok
Cam ile Taş
Gözlerinle dilin arasında gerili uçurumu seviyorum Kekeme özgürlüğünü seviyorum Susuşundaki hıncı seviyorum Kalbinde ürperen kışı seviyorum Ellerindeki bilge zamanı Denizi yağmurdan korumaya çalışan Çocukluğunu seviyorum Alnın masamızda dört mevsime ufuk Dudaklarında titreyen zamanı seviyorum Yürüyorsun ya Kalabalık dönüp bir daha bakıyor kendine Boyunda çiçeklenen yedi rengi seviyorum Her damlası ayrı bir hayat Ne bilsin yüzüne düşmeyen Gözlerindeki yaşı seviyorum Beni uzaklaştırmaya çalışırken aklından geçenleri seviyorum Kalbinden gövdene yürüyen utangaç karıncayı seviyorum Ses nasıl menevişleniyor susunca ağzında Ağzından gelecek her sevinci her azabı seviyorum Gece ışıklarından topladığın o evler esrarını seviyorum Susmanın da bir dili var elbet Teri yastığına sızan rüyanı seviyorum Uyandığın sabahlardan başka bağım yok dünyayla Odalara ömür veren gövdeni seviyorum Yürümediğin sokaklar nasıl da göz göz Bekleyişteki o mucizeyi seviyorum Serçe parmağındaki lekedir yerim Kalabalığın uyumuna inat Hayalin gerçeğe değdiği yeri seviyorum Ölümdür en büyük zaman