Serhat Çetinkaya

Serhat Çetinkaya
@Asilyasayan
eşime
sevdiğini alamayan bütün müezzinlere... bir trapezin durması gibi suya içime çok yüksek bir yerden atlar mısın leyla başın kaşın yarılsa diplerime çarparak kanın karışsa suyuma yerin bütün kanunlarına kusarak ben sana bulanayım sen bana... kapımı çalmanı istiyorum leyla o kadar evde yokum ki anlatamam insan insana aşık olmaz güzelim insan insanın yanında bile durmaz bak hala görmedin mi yoksa mecnunu sen sanıp çölün öpmedi mi kumunu şundandır her dem kalbe yayılan sızı neyi sevdiysek dolandı kanatarak dikenli bir tel olup seven her tarafımızı elbet her fani gibi ben de bir faniyim sen de bir fanisin leyla jiletin varsa göstereyim yine de kapımı çalmanı istiyorum leyla evde yokum evim yok dışardayız cümbür cemaat seni de istemiyorum beni de bu başka öyle bir yol ki nasıl güzel nasıl dar benim de bu dünyada ödünç bir kapım var olmuyor tutamıyorum kendimi leyla kapımı çalmanı istiyorum hepsi bu kadar Alper Gencer
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mutsuzluktan söz etmek istiyorum Dikey ve yatay mutsuzluktan Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun sevgim acıyor Biz giz dolu bir şey yaşadık onlar da orada yaşadılar Bir dağın çarpıklığını bir sevinç sanarak En başta mutsuzluk elbet Kasaba meyhanesi gibi Kahkahası gün ışığına vurup da ötede beride yansımayan Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi Öbürünün bir kadından aldığı verem Bütün işhanlarının tarihçesi Bütün söz vermelerin tarihçesi sevgim acıyor Yazık sevgime diyor birisi Güzel gözlü bir çocuğun bile O kadar korunmuş bir yazı yoktu Ne denmelidir bilemiyorum sevgim acıyor Gemiler gene gelip gidiyor Dağlar kararıp aydınlanacaklar Ve o kadar Tavrım bir şeyi bulup coşmaktır
de gülüm! de ki: kahve bir günde gelecegim istanbul darmadagin olacak, saçlarim darmadagin. hepsi, darmadagin! üzülme gülüm! toparlanacagiz, birlikte, ayaga da kalkacagiz, yürüyecegiz de gülüm hem de çelikten topragini dele dele hayatin! de gülüm! de ki: bitmistir umut, bitmistir sevgi, bitmistir güven! güven bana gülüm! sana bitmemisligi ögretecek, tattiracaktir hasretten-hakikaten-ten degistiren yüzüm! göreceksin gülüm! bekle! hirslarimiz, acilarimiz gitgide ihanetlere hainlere, ezilmelere alisacak.. göreceksin-sevinçten aglayacaksin gülüm-ki iste o vakit bana-dogrudur!- sair olmak, seni sevmek pek çok yakisacak! bak! siirler var, mektuplar var, çocuklar var, sokaklar var, kediler! inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize!
bu kıvırcık ateşten yalanlar 300.000 kimi sularca inanıyorum kimi zulum yakıcı çocuksu, deli deli zincirler boğuntusu gök elimde kolumda senin seslerin var gel de aldırma kadınları çıplak görüyorum koşup seni soyuyorum bir açıcı gerdanlık görsem boynun aklıma geliyor bilemezsin seni kentlere seni bankalar seni seni 300.000 seni zamansız ölümlere karşı koyuyorum hep aklımdasın yükün ağır, bir irisin bir ufaksın yetiştiremiyorum 300.000 kapattığımız sağnak akşamları açtığımız sabahları 300.000 elimden tut beni acar balıklara alıştır tekin durmayı öğret acıkmış aç kayalarda gel anasız pencereme perde ol kurtulayım kalk ellerini yıka bize gidelim soyunur dökünür odalarda konuşuruz bir o kaldı 300.000 odalara kapanmak odalarda konuşmak odalarda ölmemek canımız çekerse sevişiriz dövüşürüz 300.000 benim yırtıcı kuşlara tutkum işte bundan ötürü yadırgamadan gökyüzüne aşka acıkmaya alışkın zamansız gelme elim kolum dağınıksa sarılamam senin ağustos çeşmeleri yüzüne özlemle eğiliyorum bir karşı durulmaz istek bir telâşla kendiliğinden bir serin renk anlıyorum aydınlık gözlerinden sorma sen zenginsin alırım tükenmezsin allah gelene kadar sen olursun şiirlerimde bu bir boş ver kavgalara kuruntu sorunlarına boğuntuya gelme ben adını demesem de anlıyorsun 300.000
Geyikli Gece
Halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıkta Her şey naylondandı o kadar Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı. Ama geyikli geceyi bulmadan önce Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk Geyikli geceyi hep bilmelisiniz Yeşil ve yabani uzak ormanlarda Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan Hepimizi vakitten kurtaracak Bir yandan toprağı sürdük Bir yandan kaybolduk Gladyatörlerden ve dişlilerden Ve büyük şehirlerden Gizleyerek yahut döğüşerek Geyikli geceyi kurtardık Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz Bilir bilmez geyikli gece yüzünden "Geyikli gecenin arkası ağaç Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü Çatal boynuzlarında soğuk ayışığı" İster istemez aşkları hatırlatır