Serhat Çetinkaya

Serhat Çetinkaya
@Asilyasayan
bekle beni, döneceğim ben. çok çok, bıkmadan bekle! sarı yağmurların hüznü basınca, kar kasıp kavururken, kızgın sıcaklarda - bekle. uzak yerlerden mektuplar kesilince bekle beni. birlikte bekleyenlerin beklemekten usandığına bakma, bekle. bekle beni, döneceğim. unutmak zamanı geldiğini ezbere bilenleri hayırla anma! varsın oğlum, anam hayatta olmadığıma inansın, dostlarım beklemekten usansın, ocak başında toplanıp acı şarapla yadetsinler beni. sen bekle. onlarla birlikte içmekte acele etme. bekle beni ; döneceğim, bütün ölümleri çatlatmak için döneceğim! "şansı varmış..." desinler, beklemedikleri için, beni bekleyerek düşman ateşinden nasıl koruduğunu anlayamazlar. sağ kalışımın sırrını yalnız
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
anlat bana her şeyini! acılarını,sevinçlerini ve içinde kalan her şeyini! istersen önce, acılarından bahset bana... bahset ki; ortağın olayım bir dost gibi. belki nasıl davranman gerektiğini söylerim sana, belki de ağlarız birlikte sessiz ve derinden... belki de sana sıkıca sarılırım sözcüklerin bittiği her yerde. istersen sevinçlerinden de bahset bahset ki; anlayayım acıların seni yıkmadığını nasıl direndiğini ve nasıl yok ettiğini... istersen aşklarından da bahset bana... bahset ki; birlikte analım tüm anıları. yeter ki anlat bana her şeyini! arzularını,hislerini ve tüm tutkularını... birde seni anlat bana. anlat ki... anlayayım içindeki beni anlayayım ki... anlatayım seni nasıl sevdiğimi... Murathan Mungan Hazal D♥️♥️💗💗
şöyle bir içten öpmeni senin, bin tane cennete değişmem... varsın yatağımız ipek olmasın, güzel vücudun danteller içinde değilmiş, ne çıkar... o bütün tatlı saatlerinde gecenin güneş perdelere gelene kadar, kollarında bulutlarda gibiyim... mehtap, saçağımızdaki buzlarda odamıza bir soğuk aydınlık dolmuş. gözlerin gözlerimde, boynumda sımsıcak kolların, gündüzki yorgunluğum kaybolmuş. seni her an minnetle yad ederim sen şimdi şarkılarla evimdesin, sahibem, efendim, kahve gözlüm gözlerinden öperim.. boydan boya bekçi düdükleri sokaklarda gecemiz huzur içinde kahve gözlüm. öpüşlerin öpüşlerin ardarda... hem sevgi hem şefkat dolu ellerin ne olur yine böyle yarın da binlerce şükrediyorum hayata geldiğime kollarında... bir başka lezzet var hayatta kahve gözlüm, öteki alemleri bilmek istemem.
özledim seni gözlerim bir beton enkazına daldı bir elektrik direğine bir koku bir alarm bir otomobil sireni yine geç kaldım işe yine kaçırdım treni bu ne biçim sevgi dersen eğer be gülüm, insan bu şehirde ancak bu kadar sever. işler nasıl gidiyor? nasırlı mı ellerin? geçen gördüğümde hala beyazdı sahi havalar nasıl? oraya pek yağmur falan yağmazdı düşmezdi yere bir tutam kar kınarsan beni bu nasıl hatır sormaktır diye be gülüm, insan bu şehirde sorsa sorsa ancak bu kadar sorar. bir yalan sütunu bu şehir bu şehir o sevdaya dardır. oyma tavanları, o sevdanın, bulutu, yağmuru, semaları vardır. senin ardında bir yankılı dağ benim önümde bin haile var be gülüm, bu sevda bu şehre sığsa sığsa ancak bu kadar sığar.
kör edecek beni aydınlığın kör edecek ben alışkın değilim gündüzlere hele böyle güzelliklere hep karanlıklarda yaşadım yıllardır bilmiyor musun çamurlara, çirkeflere bulandım derin kuyular gördüm taş zindanlar, korkunç mağaralar gördüm derken sen çıktın karşıma sende yıldızlar, sende güneşler sende dünyalar gördüm ne ahmaklar arasında kalmışız meğer kimse farkında değil güzelliğinin seni etten, seni kemikten sanıyorlar dudaklarını gören öpmeli diyor saçlarını gören okşamalı bana sorarsan hiç dokunmadan sevmeli seni ve geçip karşına ağlamalı durmadan yorulmadan ağlamalı biraz insan yaratıldığımız için biraz tanrı olmadığımız için ve bütün orospulukları için dünyanın durmadan ağlamalı gözpınarlarında yaş bitince güzelliğin karşısında insan kan ağlamalı saadet ne senin hakkın, ne benim