A.

Gecenin ızdırabına katlanmak zorunda kalmayan hiç kimse sabahın tatlılığını ve güzelliğini taktir edemez.
Reklam
Ümitsizliğin de kendine has bir sükûneti oluyor.
“Sen hiç sevmedin, asla sevemezsin!” “Evet, ben de sevebilirim; geçmişe bakarsanız bunu görürsünüz.”
Bütün modernliğiyle on dokuzuncu asrın içindeyiz. Ancak anladığım kadarıyla eski asırların, “modernlik” tarafından yok edilemeyecek kendine özgü güçleri varmış ve hâlâ da var.
Ama yabancı bir ülkedeki bir yabancı hiç kimsedir; insanlar onu tanımaz- ve tanınmayan da umursanmaz.
Reklam