Hakan yalçın

Hakan yalçın
@Ask2beden
*Bir söz yeter bazen*
Bir söz, kendine açılan kuyunun kapısını aralar. Bir söz, yumuşak bir düşüş gibi gelir ama hep derine çeker. Bazen; Kış gibi bir bakış. Dalları çıplak bırakır. Suskunluğun örttüğü toprakta kökler üşür. Biliyorsun, yalnızlık da bir tür mevsimdir, Kışı hiç bitmeyen bir mevsim. Düşlerin karla örtülüdür şimdi. Kelimeler üşür, heceler çatlar. Ve sen, Sıcak bir odanın hayalini bile kuramazken Bir gölgeye sığınırsın, Sessizlikten yapılmış. Ama kim bilir, belki de Bahara en çok, Kışı bilenler inanır. Hakan yalçın
Şiir
Reklam
İçimden avaz avaz bağırıyorum. Duymuyor beni sağır edici sessizlikler. Bir yankı istiyorum, boş duvarlara çarpan. Bir umut kırıntısı, eski zaman kilitlerine sıkışmış. Kapılar ağır, pas kokusu ciğerlerimde. Açılır mı bilmem. Açılırsa, Karanlıktan da korkarım ben. Herkese ışık olurum, Ama kendi gölgemde sendeleyip düşerim. Zaman, sarı yaprakların hüznü gibi, Bir sonbahar kokusu yayılıyor her yere. Fikirlerim, rüzgârda savrulan bir avuç toz. Uçup gitmek istiyor uzaklara, Oysa ayaklarım, bir taş gibi. Yardım edin, insanlar! Dünyayı kurtaralım bu pislikten, Aç gözlülükten. Ama bazıları diyor ki: "Sen kendi yalnızlığına yan, Git, kendi evinin önünü süpür." Bilmiyorlar ki, Süpürülecek bir evim bile yok. Yürekler sağır, Gözler, görmek istemediği her şeye kör. Zaman sonbahar, İnsanlar sevdiklerinin yanında,
Şiir
İçimden avaz avaz bağırıyorum. Duymuyor beni sağır edici sessizlikler. Bir yankı istiyorum, boş duvarlara çarpan. Bir umut kırıntısı, eski zaman kilitlerine sıkışmış. Kapılar ağır, pas kokusu ciğerlerimde. Açılır mı bilmem. Açılırsa, Karanlıktan da korkarım ben. Herkese ışık olurum, Ama kendi gölgemde sendeleyip düşerim. Zaman, sarı yaprakların hüznü gibi, Bir sonbahar kokusu yayılıyor her yere. Fikirlerim, rüzgârda savrulan bir avuç toz. Uçup gitmek istiyor uzaklara, Oysa ayaklarım, bir taş gibi. Yardım edin, insanlar! Dünyayı kurtaralım bu pislikten, Aç gözlülükten. Ama bazıları diyor ki: "Sen kendi yalnızlığına yan, Git, kendi evinin önünü süpür." Bilmiyorlar ki, Süpürülecek bir evim bile yok. Yürekler sağır, Gözler, görmek istemediği her şeye kör. Zaman sonbahar, İnsanlar sevdiklerinin yanında,
Şiir
İçimden avaz avaz bağırıyorum. Duymuyor beni sağır edici sessizlikler. Bir yankı istiyorum, boş duvarlara çarpan. Bir umut kırıntısı, eski zaman kilitlerine sıkışmış. Kapılar ağır, pas kokusu ciğerlerimde. Açılır mı bilmem. Açılırsa, Karanlıktan da korkarım ben. Herkese ışık olurum, Ama kendi gölgemde sendeleyip düşerim. Zaman, sarı yaprakların hüznü gibi, Bir sonbahar kokusu yayılıyor her yere. Fikirlerim, rüzgârda savrulan bir avuç toz. Uçup gitmek istiyor uzaklara, Oysa ayaklarım, bir taş gibi. Yardım edin, insanlar! Dünyayı kurtaralım bu pislikten, Aç gözlülükten. Ama bazıları diyor ki: "Sen kendi yalnızlığına yan, Git, kendi evinin önünü süpür." Bilmiyorlar ki, Süpürülecek bir evim bile yok. Yürekler sağır, Gözler, görmek istemediği her şeye kör. Zaman sonbahar, İnsanlar sevdiklerinin yanında,
Aklıma tekme tokat girdiler, Düşüncelerim darmadağın oldu. Kaos içinde kayboldum, sırdan sıra Ruhumun derinliklerinde boğuldum. Birbirine dolanmış düğümler gibi, Çözülemeyen karmaşalarla dolu. Hayatın çıkmazlarında debelenirken, Yorgun düşen ruhum, çaresiz kaldı.
Şiir
Reklam