Aslı usta

Aslı usta
@Asliusta
Kitaplar sessiz dostlardır; ne seni yargılar, ne terk ederler. instagram.com/birokurunizleri...
Lise
İzmir
İzmir
131 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
10/10
·97 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Bugün sizinle, bittiğinde kapağını kapatıp uzun uzun uzaklara bakmama sebep olan bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Zihnin Zenginliği. Kitap bizi 1999 yılının Şanlıurfa’sına, Baran’ın dünyasına götürüyor. Ama Baran bizim bildiğimiz o klasik "mucizevi başarı" kahramanlarından değil. O; yırtık ayakkabısıyla tozlu yollarda yürüyen, yetersiz imkanların içinde ama zihninde kocaman bir ışık taşıyan, bizden biri. Okurken o tozlu yolları, Baran'ın o sessiz ama inatçı direnişini resmen iliklerinizde hissediyorsunuz. Beni en çok vuran ne oldu biliyor musunuz? Yazarın "fakirlik" kavramını sadece cüzdandaki parayla değil, zihne vurulan prangalarla tanımlaması. Hepimiz zaman zaman şartlardan şikayet edip "ben yapamam" duvarının arkasına saklanmaya meyilliyizdir ya; Baran işte o duvarı balyozla değil, istikrarla yıkıyor. Şikayet etmiyor, isyan etmiyor ama içinde bulunduğu dar alanı da asla kabullenmiyor. Fiziksel koşulları sınırlıyken, o zihninin sınırlarını genişletmeyi seçiyor. Kitabın sonunda Baran’ın bir doktor, çocukluk arkadaşı Fatoş’un ise bir öğretmen olarak köylerine dönüşü... İşte orası tam bir "yeniden doğuş" rehberi gibi. "Bir köyün iyileşmesi için önce çocukların gülmesi gerekir" cümlesi resmen hayat felsefesi yapılacak türden. Kısacası; Bu kitap bana şunu bir kez daha hatırlattı: Şartlar bizi sınırlayabilir ama zihnimizi teslim etmediğimiz sürece yoksul sayılmayız. Baran’ın Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni kazanması sadece bir okul başarısı değil; vazgeçmemenin, umudu korumanın ve en büyük sermayenin "inanmak" olduğunun kanıtı. Eğer ruhunuzun biraz "gaza gelmeye", biraz da samimi bir umuda ihtiyacı varsa, Baran’ın hikayesine mutlaka bir şans verin. Okurken hem hüzünlenecek hem de "Vay be!" diyeceksiniz.
Zihnin ZenginliğiFerit Altandağ · Evrensel Kültür Yayınları · 20266 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Aslı usta

, bir kitap okudu
10/10
·97 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Ferit Altandağ
7.8/10 · 6 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
Gözleri En Güzel Yeri karanlık atmosferiyle daha ilk sayfalardan beni içine çeken bir kitap oldu. Ji-won’un babasının evi terk etmesiyle dağılan aile düzeni, annesinin hayatına giren George ve bu süreçte büyüyen öfke duygusu hikâyenin temelini oluşturuyor. Yaşananlar ilerledikçe Ji-won’un iç dünyasında biriken kırılmalar ve intikam duygusu giderek daha belirgin hâle geliyor. Kitap boyunca karakterin zihnindeki değişimi ve gerçeklikle bağının yavaş yavaş nasıl sarsıldığını okumak oldukça etkileyiciydi. Rüyalarla gerçekliğin iç içe geçtiği sahneler hikâyeye farklı ve ürpertici bir hava katıyor. George karakteri ise hikâyedeki gerilim hissini sürekli canlı tutan önemli bir unsur olmuş. Monika Kim’in kalemi akıcı ve atmosfer kurma konusunda oldukça başarılı. Bazı sahneler gerçekten gözünüzde canlanıyor. Ancak kitabın karanlık tonu ve yoğun intikam teması yer yer ağır gelebilir. Yine de psikolojik gerilim sevenler için merak duygusunu son sayfaya kadar canlı tutan dikkat çekici bir okuma olduğunu düşünüyorum.
Gözleri En Güzel YeriMonika Kim · The Kitap · 2026141 okunma

Aslı usta

, bir kitap okudu
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
Monika Kim
8.8/10 · 141 okunma
10/10
·
Beğendi
Kırılma Payı, “iyi insan kalmanın” bazen en zor seçim olduğu anlara dokunan, psikolojik yönü güçlü bir hikâye. Kaan’ın düzenin içinde kaybolmadan yaşamaya çalışırken verdiği mücadele, Defne’nin kontrol etmeyi öğrenmiş ama içten içe kırılgan yapısı ve Yusuf’un doğrularına olan sarsılmaz bağlılığı bir noktada kesişiyor ve okuru “ben olsam ne yapardım?” sorusuyla baş başa bırakıyor. Kitap, sessiz kalmanın da bir bedeli olduğunu derinden hissettiriyor. Karakterler oldukça gerçekçi; özellikle Kaan’ın içsel çatışmaları çok başarılı yansıtılmış. Onun kararsızlıklarını ve vicdanıyla verdiği savaşı okurken hissediyorsunuz. Ancak bazı sahnelerde daha fazla derinlik olabilirdi; özellikle Defne’nin geçmişi biraz daha açılmayı hak ediyor. Hikâye genel olarak akıcı olsa da yer yer tekrar hissi oluşabiliyor. Yazarın kalemi sade ama etkili; abartıya kaçmadan doğrudan duygunun içine çekiyor. Özellikle iç monologlarda oldukça güçlü, insanın kendi içinde susturduğu şeyleri yüzüne vurur gibi yazmış. Kırılma Payı, yüksek tempolu bir aksiyondan çok, insanın iç dünyasına dokunan bir yüzleşme hikâyesi ve verdiği mesajla okunduktan sonra uzun süre akılda kalıyor.
Kırılma PayıYusuf Mehmet Suayı · Çağdaş Kültür Yayınları · 20268 okunma