“Aslında hepimizin kıramadığı kabukları yok mudur? Kabuğun içi kötü de olsa bildiğimiz, alıştığımız dünyadır. Dışarısı ise bilinmedik bir yer. Bilinmezlik tehlike demektir , tehlike de korkuyu getirir. O yüzden de kabuğumuzun ötesine adım atmaya cesaret edemeyiz.”
“Dünyaya çiçek olarak gelmek isterdim; temiz ve masum. İnsan türüyle karşılaşınca... Hayır, insan hiçbir canlı türüyle karşılaştırılamayacak kadar karmaşık ve bozuk...”
“Bir insan sorularla doğar; yaşama, düşlere ve kendisine yönelik sorularla. Tüm sorular yalanın kapısını kolayca açarken, insanın kendisine açılan kapının kilidi paslı olduğundan hayat boyu kapalı kalır. Bazıları o pası eritmenin yolunun acı çekmek olduğuna inanır. Bazıları ise acının insanı erdemleştireceğini sanır. Hayır, acı bize erdem katmaz. Kuyusunda boğdukça şekilsizleştirir, korkaklaştırır.”