Eğer ibadetin dışarıda değil içeride, sözde ve hareketlerde değil, ruhun derinliklerinde olduğu bir gerçek ise;
O zaman karahindiba çiçeğini seyrettiğim her defa, şimdiye kadar yaptığım tüm ibadetten daha gerçek ve daha samimi bir ibadet yapmışımdır.
Bütün büyük ahlakçılar, bütün insanlar için eşit derecede geçerli kanunlardan, eşit değere sahip olduğunu varsayabileceğin kurallardan bahseder. Çabalarımız bu yönde olmalıysa da insanlar hiç bir zaman eşit düşünmeyecek, eşit inanmayacak, eşit hissetmeyecek ve eşit davranmayacaktır. Bu "eşitsizlik" henüz Yaratılış eyleminde ortaya konmuş, insanın ve kainattaki kaderinin ayrılmaz bir parçası olmuştur.
Her ruh dünyayı Kant'ın dört tezi biçiminde, her akıl ise Kant'ın dört antitezi biçiminde görür. Kimi insanlarda üstünlük ruhtadır, kimilerinde ise akıldadır. Üçüncü tür insanlarda ise ruh ve akıl sonu ve sonucu olmayan bir çatışma içindedir