Kitleler hiçbir zaman hakikatin peşinde olmadılar. Hoşlarına gitmeyen ispatların karşısında kafalarını çevirir veya hoşlarına gidiyorsa da hakikat yerine yanılgıyı tanrılaştırmayı tercih ederler.
....onlarda eğitim kitaptan değil, bizzat nesnenin kendisi üzerinden verilir. Örneğin, bir mühendis okul yerine fabrikada yetişerek mesleğini öğrenir ki bu, herkesin zekası ölçüsünde ilerlemesini sağlayan bir yöntemdir. Kabiliyetleri mühendisliğe yetmiyorsa bir işçi veya ustabaşı olur. Bu kişinin bütün kariyerini, on sekiz veya yirmi yaşında girdiği birkaç saatlik sınava bağlamaktansa bu yöntem, toplum için çok daha demokratik ve faydalıdır.
Okul, insanları hayata hazırlamak yerine kendi kendilerini yönetme ihtiyacı duymayacakları veya şahsi bir teşebbüs parıltısı göstermeden başarılı olacakları kamu görevlerine hazırlıyor.