Kelimelerin gücüne ve edebiyatın dönüştürücü ideolojisine inanan bir yazar. Satır aralarındaki gizemi keşfetmeyi seven bir okur, o gizemi kendi mürekkebiyle yeniden inşa eden bir kalem.
Fıkra adı altında bir kadının bedenini ve Kürt kimliğini hedef alan hadsiz açıklamaları, masum bir mizah değil; örgütlü bir zihniyetin dışavurumudur. Kadın bedeninin hoyratça nesneleştirilmesi zaten kabul edilemezken, buna bir de etnik kimlik vurgusunun eklenmesi toplumda net bir ayrımcılığı ve kötü niyeti beslemektedir.
Ne mevki ne de zenginlik, kimseye bir kadının onuruna ve bir halkın kimliğine saygısızlık etme hakkı vermez. Bu eril, üstenci ve ( terbiyesiz) dili şiddetle kınıyorum; kadın bedeni de etnik kimlikler de kimsenin çirkin esprilerine malzeme olamaz!
Bazı kitaplar sadece okunmak için değil, sarsılmak ve yeniden uyanmak içindir.
İsmet Özel’in Sondan Üç eseri de benim için tam olarak böyle bir yolculuk oldu. Özel, bu kitabında modern dünyanın üzerimize giydirmeye çalıştığı eğreti kimlikleri bir kenara itip, insan haysiyeti ve sahicilik kavramlarını merkeze alıyor.
Okurken her cümlede şu soruyla yüzleşiyorsunuz. Neyi kaybettik ve yerine neyi koymaya çalışıyoruz? Yazarın o keskin ve tavizsiz üslubu, zihninizde adeta bir kaktüs gibi hem dikenli hem de dirençli bir etki bırakıyor. Kelimelerin gücüyle kendi iç kalelerine çekilmek isteyen herkesin bu sarsıcı metinlerle tanışması gerek.