Oysa ben diyorum ki: Nasıl ki en kutlu ve en doğru bile sizlerin her birinin içindeki Yücelik’ten daha yüce değilse, en kötü ve en alçak da yine birinizin içindeki o alçaklıktan daha alçağa erişemez.
Sevinciniz, gerçekte peçesini kaldırmış kederinizdir. Ve içinden kahkahanızın yükseldiği kuytunun ta kendisidir çoğu zaman gözyaşlarınızla doldurulmuş olan.
Oysa şu öğle vakti ve uykuda değil de olanca uyanıklığımla sizlere diyorum ki, esen yel, dev çınarlara, çimenlerin en boysuzuna konuştuğundan daha tatlı bir dille konuşmaz.