Atalanta

Anlayınız!.. Anlayınız!.. Anlayınız!.. Ülkede çalışan ve üreten her bir insan, bir değerdir. Bunun yediği-içtiği her şeyi, tüketimini hesaplayınız. Mantıklı bir şekilde yetiştirilen her isanın, ülkeye neler kazandırabileceğini bir düşünün!.. Bir de üretmeden tüketenlerin, sarhoşların, asalakların maliyetini karşılaştırın. Eğer halkımız eğitim görmüş olsaydı, bunların her biri, ülke için millet için çalışan, üreten birer güç kaynağı olurdu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Finlandiya halkı köken itibarıyla Ural-Altay dil grubunun Ural kısmındadır.[23] Orta Asya ve Sibirya kökenli bu halk daha sonra nordikleşmiştir. Fin dili yapısı Türk diline ve Altay dil grubuna çok benzer. Örneğin ben kelimesi Fince'de "mina", sen kelimesi "sina" dır.
Robinson Crusoe adlı eserde geçen hikâyeyi, yazar Daniel Defoe’nin, İbn Tufeyl’in “Hay bin Yakzan” (Ruhun Uyanışı) adlı Şark Klasiği’nden alıp uyarladığı, edebiyat çevreleri tarafından tespit edilmiştir.
Şu kuralı sürekli aklınızdan çıkarmayın: “Sağlam ruh, sağlam vücutta bulunur.” Ey Fin Gençleri! Sizin vazifeniz şutla topu yükseklere fırlatmak değil, Fin milletinin haysiyet ve şerefini yükseltmektir. Sevgili yurdumuzu her alanda ileri götürmeye, her alanda refahı artırmaya gayret etmektir!..
Aydın olmak demek, modaya uygun elbise, şapka giymek ve kolalı gömlek giyinmek demek değildir. Aydın kesim, halkın beyni konumundadır. Halkımız sizi iyi bir eğitim aldıktan sonra yüksek bir gelir elde edesiniz, geceleri eğlenesiniz diye sizi o konuma getirmemiştir. Böyle olanlar gerçek aydın olamazlar. Onlar yozlaşmışlardır.