Nisan 1801’de Vahhabiler, Şii’lerin kutsal kenti olan Kerbela’ya taarruz etti. Kent 2 gün içinde talan edildi, evler ateşe verildi ve mürtetler (dinden dönenler –çev.) hemen ortadan kaldırıldı. 4.000’den fazla insanı katlettiler ve Şii camisinden sayısız hazineler yağmalayıp, çöle geri kaçtılar. Bağdat Paşası’nın peşlerinden Arabistan’a gönderdiği kuvvetler bozguna uğratıldı. Vahhabiler 1803’te Halep yakınlarında tekrardan ortaya çıktılar. 1804’te ise, Basra ve Zubair kentlerine baskın yaptılar, fakat Bağdat Paşası Hafız Ali birlikleri tarafından geri püskürtüldüler. Babıali’nin emri üzerine, Hafız Ali Arabistan üzerine sefer düzenlemek için bir ordu toparladı, fakat bu seferberlik (1804-05) başarısızlıkla sonuçlandı. Vahhabiler saldırılarını yenilediler ve Basra, Zübeyir, Kerbela ve Necef’i zapt etmek için yeni bir girişimde bulundular. Vahhabiler 45.000 adamdan müteşekkil bir güçle 1808 yılında Bağdat’a, Küçük Süleyman tarafından geri püskürtülecek bir saldırı daha düzenlediler. Aynı yıl içinde Ma’an ile Halep arasındaki geniş bir coğrafyada görünür oldular. 1810 yılında ortaya çıktıkları yer bu kez Havran’dı. Vahhabilerin Suriye üzerine saldırıları ancak Vahhabileri bölgeden tasfiye etmekle tehdit eden Mısır birliklerinin Arabistan’a gelmesiyle (1811) bir son bulacaktı.