Gülümsemekle sırıtmak, birbirine hiç mi hiç benzemez. Yerine yakışmayan herhangi bir eşya ya da hal için "sırıtıyor" deriz. Gerçekten de sırıtmak, güzel bir ruhun çehresine yakışmaz. Bazen bir anlık hınzırlıkların belirtisidir, hoş görülebilir. Eğer sebep hınzırlık değilse, sırıtma düpedüz kafasızlıktan kaynaklanır. Oysa gülümseme, ruhsal temizliğin, duruluğun yüze yansımasıdır. Ruhun kapılarını açma korkusundan eser bulunmayışıdır... Çevrelerine kasvet saçan suratsızlara karşı insanların koruyucu melekleri, güler yüzlüler değil midir?"
Cumhuriyetimizin ilk 15 yılındaki devrimlerin verdiği onur bizi mutlu etmeye yetiyordu. Aksaray’dan Samatya’ya ödenecek 2 kuruş tramvay parası vermemek için 5 kilometreyi yürümek bize vız gelirdi.